Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/1737 K.2025/2462
7. Hukuk Dairesi 2025/1737 E. , 2025/2462 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/737 E., 2024/149 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/53 E., 2021/614 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yolu ile davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... ile yüklenici ... ... arasında 9088 ada 35 parsel sayılı taşınmaz hakkında 08.01.1998 tarihli taşınmaz vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, yüklenici ...'ın bu sözleşme hükümlerine istinaden davalıya taşınmazdan pay sattığını, ancak yüklenicinin edimini eksik ifa etmesi nedeniyle açılan davada payların iptaline, davacı adına tesciline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, davacının taşınmazı yükleniciden aldığı tarihten itibaren ikamet ettiğini ve kira ödemeden kaçındığını, müdahalenin meni ve taşınmazın tahliyesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 5 yıl geriye dönük olarak taraflarına ödenmesini talep etmiştir. Davacı vekili 16.06.2021 tarihli ıslah dilekçesinde; meni müdahale davasının kabulü ile ecrimisil miktarı yönünden 65.825,45 TL olarak ıslah edip dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle usulden reddini, müvekkili ile dava dışı yüklenici ... arasında ... 26. Noterliği 02.06.1998 tarihli ve 10093 yevmiye sayılı düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmede yüklenici ...'ın ... 12. Noterliğinden 24.12.1997 tarihli ve 16383 yevmiye sayılı satış vaadi sözleşmesi ile sahibi olduğu 9088 ada 35 parsel üzerine inşa edilen binanın 6. normal katındaki 16 No.lu bağımsız bölümü satın aldığını, müvekkilinin bedelini peşin ödediğini, dairenin teslim edildiğini ve tapuda müvekkili adına da tescil edildiğini, yüklenicinin taşınmazı tamamlayamadığını, davacı ile müvekkili arasında 27.07.2006 tarihli ''taraflar arasında düzenlenen sulh sözleşmesi" başlığı ile sulh sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşme uyarınca müvekkilinin davacıya söz konusu daire ile ilgili 24.000,00 TL ödediğini, kabul anlamına gelmemek üzere davacının davaya dayanak olarak göstermiş olduğu İstanbul 10 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/248 Esas, 2007/515 Karar sayılı dosyasından verilen kararın kesinleşme tarihi 20.06.2014 olup davacının bu tarihten öncesine ilişkin hiçbir talep hakkının bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; son tapu kaydına göre 17/38 hissenin davacı adına kayıtlı olduğunu, davalı adına kayıtlı hissenin bulunmadığını, diğer hisselerin dava dışı kişiler adına kayıtlı olduğu, dava konusu taşınmazda paydaş olan davacının payı oranında el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinin haklı olduğu gerekçesiyle, davacının davasının el atmanın önlenmesi ve tahliye talebi yönünden kabulü ile, davalının İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mah., 9088 ada 35 parsel sayılı taşınmazda bulunan 7 No.lu bağımsız bölüme yönelik el atmasının önlenmesi ile taşınmazdan tahliyesine, Davacının davasının ecrimisil yönünden kabulü ile, 08.02.2011-31.12.2011 tarih aralığı için 10.304,00 TL, 01.01.2012-31.12.2012 tarih aralığı için 12.221,52 TL 01.01.2013-31.12.2013 tarih aralığı için 12.769,08 TL, 01.01.2014-31.12.2014 tarih aralığı için 14.077,92 TL, 01.01.2015-31.12.2015 tarih aralığı için 14.821,20 TL, 01.01.2016-31.12.2016 tarih aralığı için 1.631,73 TL olmak üzere toplam 65.825,45 TL'nin tahakkuk tarihlerinden itibaren işleyen yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılara yasal miras hisseleri oranında verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece el atmanın önlenmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davalı yükleniciden pay satın almakla taşınmazın davalıya teslim edildiği, bu durumda davalının daireyi kullanmaya başladığı tarihte iyiniyetli olduğu, bu iyiniyetli kullanımın inşaat sözleşmesinin feshine ilişkin kararın kesinleşmesi ile son bulduğunun açık olduğu, hâl böyle olunca inşaat sözleşmesinin feshine ilişkin olarak verilen kararın davalı yönünden kesinleştiği tarihten eldeki davanın açıldığı tarihe kadar olan dönem bakımından davacı tarafın davalıdan ecrimisil talep edebileceğinin sabit olduğu, taşınmazın tahliye edilmesi hususunun infaz aşamasını ilgilendirdiği, davacının ecrimisil isteği yönünden faiz talebinin dava tarihi olduğu hâlde mahkemece taleple bağlılık ilkesini gözetmeksizin talebi aşar şekilde dönem sonlarından itibaren yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle, davalı istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b-2 maddesi gereğince kabulüne, İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.10.2021 tarihli ve 2016/53 Esas, 2021/614 Karar sayılı kararının yukarıda açıklanan nedenlerle kaldırılmasına, hükmün aşağıdaki şekilde yeniden kurulmasına, Davanın el atmanın önlenmesi talebi yönünden kabulü ile; davalının; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 9088 ada 35 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan yapıda 7 No.lu daireye yönelik el atmasının önlenmesine, davanın ecrimisil talebi yönünden kısmen kabulü ile; 20.06.2014-31.12.2014 tarihleri arası dönem için 7.430,01 TL, 01.01.2015-31.12.2015 tarihleri arası dönem için 14.821,20 TL, 01.01.2016-08.02.2016 tarihleri arası dönem için 1.631,73 TL olmak üzere toplam 23.882,94 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ... mirasçılarına verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a.Müvekkilinin dava konusu taşınmazı müteveffa ... ile yüklenici arasındaki K.K.İ.S.'ne dayalı olarak satın aldığını, tapu iptal davası sürecinde davacı ... ile 27.02.2006 tarihli sulh sözleşmesi imzalayarak davacıların murisinden de satın aldığını, nitekim 2014 yılına kadar tapuda malik olarak bulunduğunu, dolayısıyla taşınmazdaki kullanımın mülkiyet ve zilyetlik hakkına dayalı olduğunu, ayrıca muris ...'nın taşınmazda 17/38 hisse ile malik olduğu, toplam hisse üzerinden belirlenen taşınmaz bedeli ve ecrimisil değerleri üzerinden mülkiyet hakkını aşan surette değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu,
b.Davalının tapu iptalin kesinleştiği 26.09.2014 tarihine kadar tapuda malik olduğu,
c.Davalının sulh sözleşmesi gereğince arsa sahibine 24.000,00 TL ödemede bulunduğu, bu sözleşmenin feshedildiğine dair iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacı açısından bu sözleşmenin bağlayıcı olduğunu,
d.Taşınmazın tapuda arsa niteliğinde olduğunu, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükme esas alınan taşınmaz değerinin arsa ve üzerinde müvekkilin ve diğer yükleniciden satın alan 3. şahısların tamamladığı bina değeri üzerinden hatalı belirlendiğini beyan etmektedir.
2.Katılma yolu ile temyiz eden davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının temyiz talebine ilişkin cevapları ile davalı tarafın temyiz başvurusunun reddini, İstanbul Bam 1. Hukuk Dairesinin ilâmının temyiz incelemesi sonucunda bozularak İlk Derece Mahkemesi olan İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin ilâmının onanmasına karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
1.Katılma yolu ile temyiz eden davacılar vekilinin temyizi yönünden;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 41.942,51 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.300,00 TL’nin altında kalmaktadır.
2.Davalı vekilinin temyizi yönünden;
a.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 995. maddesi;
''2. İyiniyetli olmayan zilyet bakımından
Madde 995- İyiniyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır. İyiniyetli olmayan zilyet, yaptığı giderlerden ancak hak sahibi için de zorunlu olanların tazmin edilmesini isteyebilir.
İyiniyetli olmayan zilyet, şeyi kime geri vereceğini bilmediği sürece ancak kusuruyla verdiği zararlardan sorumlu olur.''
Dosya kapsamında davalının, yükleniciden pay satın almakla taşınmazın davalıya teslim edildiği, bu durumda davalının daireyi kullanmaya başladığı tarihte iyiniyetli olduğu, bu iyiniyetli kullanımın inşaat sözleşmesinin feshine ilişkin kararın kesinleşmesi ile son bulduğunun açık olduğu, hâl böyle olunca inşaat sözleşmesinin feshine ilişkin olarak verilen kararın davalı yönünden kesinleştiği tarihten eldeki davanın açıldığı tarihe kadar olan dönem bakımından davacı tarafın davalıdan ecrimisil talep edebileceği sabittir. Dosya içerisine alınan güncel tapu bilgilerine göre, dava konusu 9088 ada 35 parsel sayılı taşınmazda davacının 17/38 oranda hissedar olduğu görülmüştür. Ancak Bölge Adliye Mahkemesince hükmedilen ecrimisil miktarında, davacının hissesi dikkate alınmadan karar verilmesi doğru görülmemiş bu nedenle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Katılma yoluyla temyiz eden davacı vekilinin V.B.1 maddesinde açıklanan nedenlerle temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.Davalı vekilinin V.B.2.a maddesinde açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davalı vekilinin V.B.2.b maddesinde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.