Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/3826 K.2025/2465
7. Hukuk Dairesi 2024/3826 E. , 2025/2465 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/396 E., 2024/28 K.
Mahkemece bozma ilâmına uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Hazine adına kayıtlı 123 ada 20 parsel üzerine davalı tarafından bina vs. yapılmak suretiyle tecavüz edildiğini, buradan çıkması için davalı defalarca uyarıldığı halde dava konusu yeri boşaltmadığı belirtilerek; müdahalenin önlenmesi ve taşınmaz üzerine yapılan bina vs. kâl'ine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ... Turizm A.Ş.'nin 123 ada 1 parsel sayısını almış taşınmaz üzerinde inşa edilmiş ... Otel tesislerinin sahibi ve işletmecisi olduğunu, diğer müvekkili ...'ın dava konusu yapılan taşınmazı eski tarihlerde edindiğini, ...'nda 1974 yılında Kadastro uygulaması başlayana kadar, dava konusu edilen 20 parsel ile 1 parselin tek bir bütün olduğunu, ...'in de bu parçaların tamamının tapuda maliki olduğunu, 03.02.1970 tarihinde davaya konu binanın inşa edilmeye başlandığını, inşaatın 05.09.1970 tarihinde bitirildiğini, kadastro tespiti ile taşınmazların bölünmesi üzerine Kadastro Müdürlüğünce yapılan tespite itiraz ettiklerini, ... Kadastro Mahkemesinin 20.02.1986 tarihli ve 1983/165 Esas, 1986/13 Karar sayılı kararı ile itiraz ve itiraz üzerine ikame edilen davanın reddedildiğini, Kadastro Müdürlüğünce yapılan tespitteki gibi hüküm verildiğini ve kararın bu şekilde kesinleştiğini, müvekkilinin binayı iyiniyetle inşa ettiğini, binanın ve müştemilatının değerinin arzın değerinden fazla olduğunu, binanın kâl'inin fahiş zarar doğuracağını, müvekkili bakımından "arzın kendisi adına tescilini talep etme" şartlarının oluştuğunu bu hakkını kullanacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 05.02.2001 tarihli ve 1998/945 Esas, 2001/66 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulüne, davalıların 123 ada 20 parsel sayılı taşınmaza vaki müdahalesinin men'ine, taşınmaz üzerindeki binanın davalılardan ...'a ait olduğu beyanlar hanesindeki meşruattan anlaşıldığından binanın kâl'i isteğinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin 05.02.2001 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 09.07.2001 tarihli ve 2001/7963 Esas, 2001/8493 Karar sayılı kararıyla; davalının iyiniyetli sayılıp sayılmayacağının değerlendirilmesi, iyiniyetli olduğunun anlaşılması halinde bu taşınmazdan Hazinenin subjektif yararlanma olanağına, binanın arsanın bütünlüğünü bozup bozmadığına ve ifraz durumuna göre yıkımın fahiş zarar doğurup doğurmayacağının açıklığa kavuşturulması ve eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna göre yazılı olduğu üzere karar verilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının iyiniyetli olduğu, davalılara ait 1 parsel üzerindeki yapının yıkıldığı ancak davacı Hazineye ait 20 parsel kısmındaki yapıların yıkılmadığı, ana yapı yıkıldığından fahiş zarar doğurma riskinin ortadan kalktığı, davacı taşınmazına müdahalenin devam ettiği, davalının iyiniyetli olduğu anlaşılsa da ikinci temliken tescil şartlarının oluşmadığı, davalının dava açılmasına kendisinin sebebiyet vermediği nazara alınarak aleyhine harç, yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 123 ada 20 parsele davalı tarafından yapılan müdahalenin önlenmesine, dava konusu taşınmaza yapılan istinat duvarları, dört adet güneşlenme terası, ahşap iskele, iki adet beton zemin, bir adet misafir binası ve tenis kortunun ve davalı tarafından yapılan bütün yapıların kâl'ine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; men'i müdahele ve kâl talebinin kabulüne ilişkin kısmın onanmasını,
1.Davalıların iyiniyetli oldukları ve dava açılmasına sebebiyet vermediklerinin söylenemeyeceğini,
2.Davalıların bir şekilde zilyetlikle kazanımı mümkün olmayan ve taşlık ve denizden dolma bir yer olan bu taşınmaza yapı yapmalarının iyiniyetli olmadıklarının bir kanıtı olduğunu,
3.Karar ve ilâm harcının keşifte belirlenen değer göre hesaplanarak davalılara yükletilmesi, davalılar aleyhine yargılama giderleri ile nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesi nedeniyle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrası.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 683. maddesi; ''A. Mülkiyet hakkının içeriği Madde 683- Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.
''
2.6100 sayılı HMK'nın 326/1. maddesi; ''Yargılama giderlerinden sorumluluk Madde 326- (1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.''
3. Değerlendirme
Davacı tarafça mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve kâl davası açılmış, davalılar ise bu davada davacı iddialarına karşı çıkarak davanın reddini savunmuşlardır. Böyle bir durumda davalının çekişme çıkarmadığından bahsedilemeyeceğinden ve yasal istisna da gerçekleşmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın 326/1. maddesi gereğince yargılama giderleri ve bu kalemden olan vekalet ücretinin davalılardan alınmasına karar verilmesi gerekirken, yasal olmayan gerekçeyle yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılması doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.