Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4068 K.2025/2458

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4068 📋 K. 2025/2458 📅 07.05.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/4068 E.  ,  2025/2458 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1472 E., 2024/1541 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/20 E., 2024/239 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; muris ...'ın en değerli olan ve mal varlığının tamamına yakınını oğlu ... ile ondan olan erkek torunları üzerine bedelsiz olarak bağışlamak suretiyle devrettiğini, bağış yoluyla yaptığı bu devirlerin davacılar ve diğer mirasçı kızlarının kanuni hakları olan saklı paylarını almalarını engellemek amacıyla yapıldığını belirterek dava konusu taşınmazlara ait bağış işlemlerinin davacıların saklı payları oranında tenkisi ile; buna karşılık gelen davalılar üzerindeki tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tapuya tesciline, bunun mümkün olmaması halinde ise, davacıların saklı payları oranında tenkis olunan bağış işlemlerini ve buna karşılık gelen taşınmazların ve taşınmaz hisselerinin parasal değerlerinin yasal faizleriyle birlikte davalılardan tahsili ile davacılara miras hisseleri ve saklı payları oranında ayrı ayrı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; murisin murisin kendisine devrettiği taşınmaz miktarının 6.000 m2 olup murisin tasarruf nisabı içinde kalmakta olduğunu, kendisine yapılan tasarrufun tarihinin 2013 yılı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde, murisin mahfuz hisseli oğlu ...'ın oğlu olduğunu, mahkemece davacıların haklılığı kabul edilecek ise davacılar ile davanın her aşamasında parasal bir karşılık ödeme konusunda engel çıkarmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; murisin mahfuz hisseli oğlu ...'ın oğlu olduğunu, mahkemece davacıların haklılığı kabul edilecek ise davacılar ile davanın her aşamasında parasal bir karşılık ödeme konusunda engel çıkarmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile muris ...'ın 22.09.2021 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...' ın kaldığı, davacılar tarafından tenkis istemli işbu davanın açıldığı, murisin ait aktif - pasif tüm terekesinin tespiti yapılarak değer tespiti yaptırıldıktan sonra murisin tasarruf nisabını aştığı görülmekle dava konusu edilen taşınmazların bölünüp bölünmeyeceği hususunda alınan rapora göre taşınmazların tenkis oranına bölünememesi karşısında 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 564. maddesine göre davalılar tarafından bedel ödenmesinin tercih edildiği gerekçesiyle davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın reddine, davacı ... için 358.942,16 TL, davacı ... için 358.942,16 TL, davacı ... için 358.942,16 TL, davacı ... için 358.942,16 TL'nin davanın tercih hakkını kullandığı 07.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların ortak murisi ...'ın 22.09.2021 tarihinde vefat etmesiyle mirasçıları olarak oğlu ... ile kızları ..., ... ve kendisinden önce vefat etmiş olan oğlu ...'ın çocukları olan davacıları bıraktığı, murisin 504 ada 12 parsel (Eski 2124 parsel) sayılı taşınmazdaki 1/3 hissesini oğlu (davalı) ...'a, 280 ada 1 parsel sayılı taşınmazını ...'a 26.07.2013 tarih ve 13942 yevmiye, 272 ada 3 parsel sayılı taşınmazını torunu ...'a 30.10.2014 tarih ve 18724 yevmiye, 586 ada 10 parsel sayılı taşınmazdaki 93.722/125.858 hissesini tapuda 21.01.2020 tarih ve 1785 yevmiye sayılı işlemle ...'a bağışladığı, yapılan yargılamada bağış işlemlerinin davacılarının saklı payını ihlal kastı ile yapıldığının sabit görülerek Türk Medeni Kanunu'nun 570. maddesinde "Tenkis, saklı pay tamamlanıncaya kadar, önce ölüme bağlı tasarruflardan; bu yetmezse en yeni tarihlisinden en eskisine doğru geriye gidilmek üzere sağlararası kazandırmalardan yapılır.'' hükmü gereğince en yeni tarihli tasarruf olan 21.01.2020 tarihli işlem ile ...'a yapılan tasarruf üzerinden tenkis yapılarak diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verildiği, kararın davalılar ... ve ... tarafından vekâlet ücretine yönelik olarak istinaf edildiği, davalılar ... ve ...'a yapılan bağış işlemlerinin davacılarının saklı payını ihlal kastı ile yapıldığının sabit olduğu, dava açılışında tenkiste takip edilecek sıra sonucunda davalıların sorumlu olduğu miktarların davacılar tarafından bilinmesinin mümkün olmadığı, yapılan yargılama sonrasında 21.01.2020 tarihli işlem ile ...'a yapılan tasarruf üzerinden tenkisin yeterli görülerek verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde;
Tenkis uygulamasının hangi davalı yönünden hükme bağlanacağı belirlendikten sonra davacının 08.05.2024 tarihli talep artırım dilekçesinde herhangi bir davalı yönünden ayrım yapmaksızın diğer deyişle ıslah talebini de tüm davalılara yöneltilerek davanın kabulü talep ettiğini, red kararı verilen davalılar lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık tenkis istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.