Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/1862 K.2025/2459

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1862 📋 K. 2025/2459 📅 07.05.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/1862 E.  ,  2025/2459 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/26 E., 2024/503 K.
Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin müşterek malik oldukları 4520 parsel sayılı taşınmaza, davalılardan ...'ye ait komşu 4519 parsel sayılı taşınmazdaki bina ve bahçenin, yine davalılardan ...’a ait 4521 parsel sayılı taşınmazdaki bahçenin tecavüzlü olduğunu ileri sürerek müvekkillerinin müşterek malik oldukları 4520 parsel sayılı taşınmaza davalıların haksız müdahalelerinin men’ini, taşınmaza tecavüzlü binanın kâl’ini ve eski hâle getirilmesini, dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 20.000,00 TL ecrimisilin yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili; yasal süresi geçtikten sonra sunduğu cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... kendisine usulüne uygun tebligatlara rağmen cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalarda davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 24.05.2022 tarihli ve 2022/4 Esas, 2022/289 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece davanın kabulüne ilişkin verilen 15.04.2015 tarihli kararın Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 26.11.2020 tarih ve 2018/7063 Esas, 2020/7663 Karar sayılı ilâmı ile sadece vekâlet ücreti yönünden bozulduğu gerekçesiyle davalıların her birinin haksız müdahale meydana getirdiği alanların farklı olması nedeniyle Mahkemece davalıların müdahale ettikleri alanlar ayrı ayrı değerlendirilerek, herbir davalı yönünden ayrı nispi vekâlet ücreti takdir edilmek suretiyle, davacılara ait olan ... Mahallesi, Köy içi Mevkiinde bulunan 4520 parsel sayılı taşınmaza (yeni İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, 455 ada 99 parsel) dosya içerisinde bulunan 11.01.2016 tarihli kadastro teknisyeni ...'ın raporunda ve krokisinde belirtmiş olduğu ve E, G, K, L, I, N harfleri ile gösterilen ve davalılar tarafından yapılan müdahalenin önlenmesine ve kâl'ine 3.415,00 TL'nin davalı ...'dan; 1,405,00 TL'nin ise davalı ...'dan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 24.05.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 22.05.2023 tarihli ve 2023/2115 Esas, 2023/2718 Karar sayılı ilâmında; "dosya içeriği ve toplanan delillerden; 4520 parselin 302,00 m² yüzölçümü ve arsa vasfıyla davacılar adına, 4521 parselin 300,00 m² yüzölçümü ve arsa vasfıyla davalı ... mirasçıları adına, 4519 parselin ise; 300,00 m² yüzölçümü ve arsa vasfıyla davalı ... adına kayıtlı olduğunun anlaşıldığı, UYAP TAKBİS kayıtları üzerinden yapılan sorgulamada; bu taşınmazların 3402 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi gereğince yapılan 08.10.2018 tarihli yenileme çalışmaları nedeniyle pasif durumda bulundukları, yeni parsel numaralarının ise; davacılara ait eski 4520 parselin; yeni 455 ada 99 parsel ve 310,51 m² yüzölçümlü, davalı ... mirasçılarına ait 4521 parselin; yeni 455 ada 100 parsel ve303,35 m² yüzölçümlü, davalı ...'ye ait 4519 parselin ise; yeni 455 ada 98 parsel ve 278,21 m² yüzölçümlü olarak değiştiklerinin tespit edildiği, ne var ki bozma öncesi alınan bilirkişi raporunda yüzölçümü değişiklikleri ve yeni parsel numaraları dikkate alınmadan rapor düzenlendiği, mahkemece de bu rapor hükme esas alınarak güncel tapu kayıtları dikkate alınmadan kapalı kayıtlar üzerinden hüküm kurulduğu, bozma ilâmında bu hususta bir karar verilmemiş olmasının maddi hataya dayalı olduğundan usuli kazanılmış hakka da değer verilemeyeceğini, bu durumda, Mahkemece, taşınmazların güncel kayıtları dosya içerisine alınarak keşif yapılarak yenileme çalışmaları ve taşınmazların yeniden belirlenen yüzölçümleri ve parsel numaraları doğrultusunda hazırlanacak bilirkişi raporu alındıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, eski tapu kayıtlarına dayanılarak infaza elverişli olmayan bir karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında;
... Mahallesi, 455 ada 99 No.lu taşınmazın tapuda arsa vasfı ile 310.51 m²
yüzölçümünde davacılar ..., ... ve ... adına farklı hisseler ile kayıtları olduğu, komşu ... Mahallesi, 455 ada 98 No.lu taşınmazın tapuda arsa vasfı, 271.28 m²
yüzölçümü ile davalı ... adına, yine komşu ... Mahallesi, 455 ada 100 No.lu taşınmazın tapuda “Arsa” vasfı ile 303.35 m²
yüzölçümü ile ..., ..., ... ve ... adına iştiraken kayıtlı olduğu, dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede yapılan 22/a çalışmaları sonucu yeni oluşan tapu kayıtları kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda; davacılara ait İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 455 ada 99 parselde bulunan taşınmazına, 22/a çalışmaları sonucu oluşan yeni durumda dikkate alınarak 455 ada 100 parsel (eski 4521 parsel) sayılı taşınmaz tarafından 160,62 m²'lik kısmına, 455 ada 98 parsel (eski 4519 parsel) sayılı taşınmaz tarafından da 96,98 m²'lik kısımına el atıldığı, davacılara ait taşınmazın 1974 yılında ifrazen tescil edildiği, çaplı taşınmaza kendi malzemesi ile yapı yapan kimsenin iyiniyetli olduğunun kabul edilebilmesi için kendinden beklenen özeni göstermesi, tapu müdürlüğüne veya belediye imar müdürlüğüne başvuruda bulunarak görevlendirilecek kadastro teknisyeni veya harita mühendisinin çap sınırlarını işaretleyip göstermesi, malzeme sahibinin bu sınırlar içerisine yapısını yapmasının gerektiği, açıklanan yöntemle çap sınırlarını tespit edip resmî memurun gösterdiği sınırlar içerisinde yapısını yapan kimsenin kendinden beklenen özeni göstermiş sayılacağı, davalı malzeme sahibinin iyiniyetini ispat etmesi gerektiği, aksi taktirde iyi niyetli kabul edilemeyeceği, yapı yapan kişinin iyiniyetli olmaması hâlinde aşırı zarar bulunup bulunmadığına bakılmaksızın taşan kısmın yıkılacağı, somut olayda; davalı ... tarafından bu yönde yapılmış bir başvuru veya talebe dair evrakın dosyaya sunulmadığı anlaşılmakla, bu savunmaya itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın men'i müdahale ve kâl talepleri yönünden kabulüne, ecrimisil bedeli yönünden ise dava açılırken dava dilekçesi kapsamında, her iki taşan yapı malikleri yönünden toplamda 20.000.00 TL talep edildiği anlaşılmakla, her bir davalı yönünden (parsel bazında )ayrı ayrı 10.000,00 TL talep ettiğinin kabulü ile ecrimisil talebi yönünden açılan davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davalının ... Mahallesi, ... mevki, 4519 parsel (yeni 455 ada 98 parsel) sayılı taşınmazın sahibi olup taşınmazı 20.07.1982 yılında davacıların murisinden satın aldığını, taşınmazların evveliyatının ... adına kayıtlı olan 795 parsel sayılı tarla olduğunu, bu tarlanın 1974 yılında ifraz edildikten sonra ... tarafından müvekkile ve üçüncü kişilere satıldığını,
2. İfraz sırasında yapılan yanlış ölçümlere itiraz edildiğini, itiraz sonucunda kadastro komisyonu tarafından, ifrazdaki hatalı ölçümleme ve hatalı poligonlar nedeniyle doğru ölçüm yapılamadığının anlaşıldığını, mahalledeki bütün parsellerin birbirine tecavüzlü olduğunu, bu kayıtlar getirtilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini,
3. Davalının arsayı satan davacıların murisinin bilgisi dahilinde ve onun gözü önünde evini yaptığını ve murisin hiçbir itirazı olmadığını, 30 seneyi aşkın bir süre davacının murisleri ile birlikte aynı köyde, itirazsız ve nizasız oturduğunu, bu durumda zımni ve örtülü muvafakati olduğunu,
4. Dinlenen tanıkların müvekkilin iyiniyetli olduğunu ve arsayı satan davacıların murisinin gösterdiği yere evini yaptığını beyan ettiklerini,
5. Mahkemece, müvekkilin binasının yıkılması hâlinde aşırı zarara uğrayacağı konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmadığını,
6. Bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu,
7. Davalının iyiniyetli olup kendisinden ecrimisil talep edilemeyeceğini, ancak ecrimisile hükmedilecek ise, ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiği tarihten itibaren hükmedilmesi gerektiğini,
8. Davalının temliken tescil talebinin değerlendirilmediğini, bu talebinin reddi hâlinde de, müvekkilin kendi malzemesi ile yaptığı inşaatın bedelinin ödenmesini talep ettiğini; ancak bunun da değerlendirilmediğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık el atmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.