Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4507 K.2025/2455
7. Hukuk Dairesi 2024/4507 E. , 2025/2455 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/669 E., 2024/1147 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/241 E., 2023/434 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; duruşma isteminin değerden reddine karar verilerek kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... isimli kişinin mirasçıları ... ve ...'in, Bursa İli, ... ilçesi, ... Mah. 140 parsel sayılı taşınmazda yaptıkları özel parselasyon sonucu oluşan 109,00 m2 yüzölçümündeki 87 No.lu bölümü 1995 tarihinde 650.000.000.00 ETL karşılığında taahhütname ile davacıya sattığını, davacının 200.0000.000,00 ETL kısmını peşin ödediğini, 450.000.000,00 ETL kısmının taksitler hâlinde ödendiğini, arsayı bu şekilde satın aldıktan sonra üzerine bina yapıp kullanmaya başladığını, doğalgaz, elektrik ve su aboneliklerini yaptırıp vergilerini ödediğini, 20 yılı aşkın süredir nizasız, çekişmesiz kullanıldığını ileri sürerek 109,00 m2 yüzölçümlü kısmın tapu kaydının iptal edilerek davacı adına tapuya tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tüm talepleri yönünden hak düşürücü süre itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunduğunu, harici satış senedinin geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin 15.07.1995 tarihli harici satış sözleşmesine dayanarak tapu iptali ve tescil isteminde bulunduğu, tapulu taşınmazların mülkiyetinin naklini sağlayacak sözleşmelerin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun, 237 Türk Medeni Kanunu'nun 706 ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 60. maddeleri uyarınca resmî biçim koşuluna uyularak yapılması gerektiği, dava konusu taşınmazın 1954 yılında tapulama işleminin yapıldığı ve harici satış sözleşmesi ile satışının yapılamayacağı ayrıca tapulu taşınmaz üzerinde kazandırıcı zamanaşımı ile mülkiyet kazanılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı tarafından davalı ..., ..., ..., ...'e ve dâhili davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ..., ..., ..., ... ve ... yönünden malik olmadıklarından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılar ..., ... ve ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/58 Esas sayılı dosyasının tefrik edilmiş olması nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça haricen satın almaya dayalı tapu iptali ve tescil talebinde bulunulmuş olup bedel talebinde bulunulmadığından, tapulu taşınmazların harici satışına itibar edilemeyeceği ve tapulu taşınmazların mülkiyetinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/1 hükmünde belirtildiği şekilde zilyetlikle kazanılması da mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1.1995 yılında taşınmazın iktisap edildiğini ve bedelin de ödendiğini, davacının dava konusu taşınmazı 20 yılı aşkın süredir çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla kullandığını, devir işlemlerinin yapılması için görüşüldüğünü ancak çeşitli bahanelerle geçiştirildiğini,
2.Davalı mirasçılar tarafından taşınmazın intikal işlemlerinin dava tarihinden sonra 05.03.2019 tarihinde yapıldığını, satış sözleşmesinin yapıldığı tarihten işbu davanın açıldığı tarihe kadar 20 yılı aşkın bir süre geçtiği; bu zaman diliminde gerek murisin gerekse murisin mirasçılarının sessiz kalmalarının gerekse duruşmalarda vermiş oldukları beyanlarının kabul anlamına geldiğini, davacının malik sıfatıyla zilyet olduğunu,
3.Tapulu bir taşınmazın usulüne uygun satış ve devri olmasa bile harici satışa dayanılarak 20 yıldan fazla süreyle kullanılmış olmasının tapu kaydının hukuki değerini yitirmesi sonucunu doğuracağının Yargıtay kararlarıyla sabit olduğunu, (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2008/344 E., 2008/1142 K.)
4.Mahkemece tanık dinlenmeden, keşif esnasındaki hâlihazırdaki durum gözetilmeden ve resen araştırma ilkesi koşulları gözetilmeden, vakıa aydınlatılmadan karar verildiğini, maddi vakıaya ilişkin hukuki nitelendirmeyi yaparak uyuşmazlığın değerlendirilmesi gerektiğini, tanık listesi sunulmuş olmasına rağmen Mahkemece tanıkların usulüne uygun şekilde çağrılarak dinlenmediğini,
5.Davalının dava konusu taşınmazda 20 yılı aşkın süredir ikamet ettiğini, taşınmazda inşa etmiş olduğu binanın bedeli taşınmaz bedelinden oldukça fazla olduğunun keşif sonucunda ispatlandığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık harici satın almaya dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.