Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/517 K.2025/2447

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/517 📋 K. 2025/2447 📅 06.05.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/517 E.  ,  2025/2447 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/387 E., 2023/2048 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/341 E., 2021/449 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirketin kurucusu ...'nun Şirkete ait dava konusu taşınmazı 2015 yılında evlendiği ikinci eşi olan davalıyla birlikte kullanmakta iken ...'nun 18.08.2018 tarihinde vefat ettiğini, Şirket yetkilisi ...'nun davalıyı aradığını ve ihtarname göndererek şirkete ait taşınmazı boşaltılmasını talep ettiğini ve bundan sonuç alınamadığını, ayrıca davalının, müvekkili Şirkete ait olan 34 ... 6300 plaka sayılı aracı da haksız surette yedinde tuttuğunu belirterek dava konusu taşınmaza ve araca el atmasının önlenmesini, değeri belirli hâle geldiğinde artırılmak üzere taşınmaz için 1.000,00 TL, araç için 500,00 TL ecrimisilin tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarını kabul etmediklerini, tahliye isteği yönünden davaya bakma görevinin Sulh Hukuk Mahkemelerine ait olduğunu, dava konusu yapılan 302 parsel sayılı taşınmazın aslında aile konutu niteliğinde olduğunu, tapuda Şirket üzerinde kayıtlı görünse de, gerçekte murise ait bir aile konutu olduğunu, müvekkilinin bu konutta ikamet ettiğini ve Şirketin ortaklarından olduğunu, davacının Şirketi temsil ve yönetim yetkilerinin elinden alınması için kayyım tayini davası açıldığını, bu davanın sonucunun beklenmesini talep ettiklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tapu kaydında davacı Şirket adına kayıtlı olduğu, dava konusu 34 ... 6300 plaka aracın davacı Şirket adına kayıtlı olduğu, davacı Şirketin bir sermaye şirketi olduğu ve kendi malvarlığı üzerinde tasarruf hakkı bulunduğu, davalı her ne kadar Şirket ortağı olsa da sermaye Şirketlerinin kendi malvarlıklarını nasıl yönetileceğinin organları veya temsilcileri aracılığıyla karar verileceği, Şirkete ait malvarlıklarına ilişkin aile konutu, paylı mülkiyet vs gibi savunmaların yapılamayacağı, davacı Şirketçe ihtarname çekilmesine rağmen davalı tarafça haksız olarak el atılmaya devam edildiği, yargılama devam ederken davalı tarafça davaya konu aracı davacı Şirkete teslim etmek ve taşınmazı tahliye etmek suretiyle haksız el atmaya son verildiği, davalı tarafça her ne kadar davanın yetkili Şirket temsilcisi tarafından açılmadığı ve davanın reddinin gerektiği savunulmuş ise de yargılama sırasında bu eksikliğin tamamlandığı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında yetkili temsilcinin ... olduğunun bildirildiği, davalı tarafça Şirkete kayyım atanmak üzere İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davanın reddedildiği, görev itirazının ise dava konusunun müdahalenin meni ve ecrimisil talebine ilişkin olduğu, ticaret mahkemesinde görülecek dava türlerinden olmadığı gözetilerek reddine karar verildiği, davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği, davacının davayı açmakta haklı olduğu, dava konusu araç ve ev yönünden müdahalenin men'ine karar verilmeyip karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiğinden, alınması gereken harcın ayrı ayrı maktu harç olduğu, araç ve taşınmaz yönünden öninceleme duruşmasından sonra konusuz kaldığından hesaplanan nispi vekâlet ücretinin tamamına, yargılama giderlerinin ise tamamının davacının davayı açmakta haklı olduğu gözetilerek davalı üzerinde bırakılmasına karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, taşınmaza yönelik müdahalenin men'i talebinin konusuz kalmasından dolayı karar verilmesine yer olmadığına, taşınmaz yönünden 38.911,00 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, araca yönelik müdahalenin meni talebinin konusuz kalmasından dolayı karar verilmesine yer olmadığına, araç yönünden 15.564,00 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili duruşmalı temyiz dilekçesinde özetle;
1.Müvekkiline keşide edilen ve davaya mesnet gösterilen ihtarnamenin hukuken batıl olduğunu, ihtarnameyi “müdür” sıfatıyla keşide eden ...'nun, bu işlemi yapmak için geçmiş tarihli ve hükümsüz kalan Ticaret Sicil Gazetesini kullanarak önce ... Noterliğinden sirküler tanzim ettirdiğini, bilahare ... 51. Noterliğinin 02.08.2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiğini, intifadan men koşulunun gerçekleşmediğini, ihtarname 19.08.2019 tarihinde müvekkiline keşide edilmiş olmasına karşın Mahkemece murisin ölüm tarihi olan 18.08.2018 tarihinden itibaren ecrimisile hükmedildiğini, müvekkilinin miras yoluyla şirket hissedarı olduğunu ancak ecrimisil hesabında mahsup yapılmadığını, Şirkete ait diğer üç taşınmazın diğer iki ortak tarafından kullanıldığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, müvekkilinin araç üzerinde hem malik hem zilyet olduğunu,
2.Bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini; raporda emsal incelemesi yapılmadığını,
3. Davanın açılması sırasında şirketin temsil organının bulunmadığını, şirketin diğer iki ortağının mahkemeye başvurarak 02.01.2020 tarihinde olağanüstü genel kurul yaptıklarını ve şirketin müdürlüğüne ortaklardan ...'yu getirdiklerini, işbu davanın 09.09.2019 tarihinde açıldığı, o tarihte şirketin müdürü olan babaları da ölmüş olduğu göz önüne alındığında, şirketi temsil ve ilzama yetkili müdür olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut olayda, davacı Şirketin kurucusu ...'nun vefat etmeden önce davalı ile dava konusu taşınmazda birlikte oturduğu, 18.08.2018 tarihinde vefat etmesi üzerine davacı Şirketin davalıya ihtarname göndererek tahliye talep ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda muvafakate dayalı kullanımın ihtarname ile sona erdiği gözetildiğinde ecrimisil bedelinin ihtarnamede öngörülen süreden itibaren dava tarihine kadar hesaplanması gerekirken yazılı şekilde tarafların murisinin ölüm tarihinden itibaren başlatılması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
28.000,00 TL Yargıtay duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.