Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4267 K.2025/2436

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4267 📋 K. 2025/2436 📅 06.05.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/4267 E.  ,  2025/2436 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1095 E., 2024/1697 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/361 E., 2024/158 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'un dava konusu taşınmazı ... adlı kişiden kira sözleşmesi ile kiraladığını, bu kira sözleşmesi uyarınca müvekkilinin, dava konusu taşınmazı 31.12.2023 tarihine kadar kullanma hakkına haiz kılındığını ancak davalı ...'un ilerleyen süreçlerde tarlaya haksız müdahalelerde bulunduğunu, el atmanın önelenmesine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve bedelin kesin olarak belirlenebileceği anda artırılmak kaydıyla yasal faiz ile birlikte 11.000,00 TL ecrimisilin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; davaya konu olan Aksaray ili, ... ilçesi, ... Köyünde bulunan 1159 parsel sayılı tarlanın baba mirası olduğunu, babası öldükten sonra mirasçılar arasında pay edilerek söz konusu tarlanın mirasçıların orta görüşü alınarak tarafına verildiğini, yaklaşık 25 yıldır ekip kaldırdığını, yine mirasçılardan ... üzerinde göründüğünü, tarla içinde bulunan yoncanın davacı tarafından sürüldüğünü, davacı tarafın şahsına yönelik açmış olduğu zararın yaklaşık yıllık 50.000,00 TL olduğunu, söz konusu tarlanın her ne kadar kardeşi ... üzerinde görünse de aralarında pay ettiklerini, tapusunu henüz üzerine almadığını, kendisinin tehdit edildiğini, kendisine ait olan tarlanın başına bir zarar geleceğinden korktuğu için tarlanın başına gidemediğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; muvazaalı sözleşmeye dayanarak hak talep edilemeyeceği, yargılama sürecinde kira sözleşmesinin süresi sona erdiğinden dolayı el atmanın önlenmesi talebinin konusuz kaldığı, davanın açılışından itibaren davacının açtığı davada haksız olduğu gerekçesi ile; davacının el atmanın önlenmesi talebi konusuz kaldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davacının ecrimisil talebinin ise reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının vekâlet ücreti yönünden hükmün düzeltilmek üzere kaldırılarak, davacının el atmanın önlenmesi talebi konusuz kaldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davacının ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, davalı ...'un davaya konu taşımaz üzerinde mülkiyet hakkı olmadığını ve kullanımını haklı gösterecek hiçbir şahsi ve ayni hakkı da bulunmadığını, çekilen ihtarnameye rağmen haksız işgaline devam ettiğini, bu davranışın da kötüniyetli olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, davalı tarafın hiçbir masraf ve emek harcamadan müvekkilinin ekime hazır ettiği tarlayı haksız bir biçimde farklı zamanlarda iki kez ektiğini ve hasat yaparak maddi kazanç elde ettiğini, yerel Mahkeme huzurunda yapılan keşifte de bu durumun ispatlandığını ve davalı tarafın tecavüze devam ettiğini, yerel Mahkemenin eksik inceleme neticesinde yanlış karar vererek davanın reddine karar verdiğini, yerel Mahkeme sözleşmenin muvazaalı olduğunu iddia etmişse de bu durum tek başına tanık delili ile ispatlanamayacağı gibi dava değeri göz önüne alındığı takdirde yine tanık ile ispatlanamayacak bir husus olduğunu, sadece taraflı ve objektif olmayan tanık beyanlarına dayanarak davanın reddine karar verilmesinin ve yine istinaf mahkemesi tarafından vekâlet ücreti bakımından düzeltme yapılmış olup karar verilmesine yer olmayan bir hükümde sanki "red" kararı verilmiş gibi vekâlet ücretine hükmedilmiş olmasının usul ve yasalara aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını dava ve talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.