Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4869 K.2025/2440

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4869 📋 K. 2025/2440 📅 06.05.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/4869 E.  ,  2025/2440 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1874 E., 2024/2258 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/154 E., 2024/227 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; ... ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi, 6988 ada 4 parsel, (eski 476 ada, 155 parsel) sayılı taşınmazın 24.03.1987 tarih ve 2210 No.lu tapu tahsis belgesi ile ... Belediyesi tarafından müvekkiline verildiğini, bahsi geçen gayrimenkule ilişkin tapu tahsis belgesinin 21/04/1987 tarih ve 2420 yevmiye numarası ile tapuya işlendiğini, taşınmaz bedelinin muris ... tarafından ödendiğini, ödemeye ilişkin belgeleri sunup tapu tahsis belgesinin tapuya çevrilmesi talebiyle davalı ... Belediyesine başvurulduğunu, ancak taşınmazın Hazineye geçtiğinden bahisle Belediyece işlemin yapamadığını, Hazinenin ise taşınmazın mera vasfında olması sebebiyle devir yapamayacağını bildirdiğini, güncel tapu kayıtlarına göre taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu ileri sürerek; davanın kabulü ile, davalı ... Belediyesi adına kayıtlı iken daha sonra Hazineye devredilen 6988 ada 4 parsel (eski 476 ada 155 parsel) sayılı taşınmaz üzerinde belediyenin muris ...'e tapu tahsis belgesi sonucu devredeceği hissenin iptali ile veraset ilâmındaki payları oranında davacılar adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili; davanın tapu tahsis belgesine dayanmadığını zira tapuda bu yönde bir şerh olmadığını, böyle bir şerh varsa dâhi taşınmazın mülkiyetinin Hazineye ait ve niteliğinin ise kadim mera olduğunu, bu türden taşınmazı davacının zilyetlik nedeniyle adına tescilini talep etme hakkı olmadığını, Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere, 2981 sayılı yasayla belirlenen arsa ve arazilerden olmadıklarından, mera parselleri üzerine inşa edilen gecekonduların imar affı yasasından faydalanamayacağını belirterek; davanın reddini savunmuştur.
2. Dahili Davalı ... Belediyesi: Tapu kayıtlarından da görüleceği üzere müvekkilli Belediyenin taşınmazda hissesi bulunmayıp tapu maliki Hazine olduğundan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın dava konusu taşınmazla ilgili hakkının 1987 yılında doğduğunu iddia ettiğini, oysa dava tarihine kadar 36 yıl geçtiğini, dava ve taleplerinin zaman aşımına uğramış olduğunu, hak düşürücü sürelerin çoktan geçtiğini, zaman aşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının mahkemece dikkate alınması gerektiğini, dava konusu taşınmazın mera vasıflı olduğu gerekçesiyle Hazinenin taşınmazın belediyeye devrine izin vermediğini, dava konusu taşınmazın 2981 sayılı Kanun'un 10/son fıkrası gereğince müvekkili ... Belediyesine devri yapılmadığı için müvekkiline husumet yöneltilmesinin ve kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını belirterek; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davacının davalı ... Belediyesi'nden tapu tahsis belgesi aldığı, arsa bedelini ödediği, taşınmazın uygulama imar planında konut alanında kaldığı, ıslah imar planlarının yapıldığı, dava konusu yer ile tahsise konu yerin aynı olduğu, açıklanan şartların gerçekleştiği, mera vasfı değiştirilerek arsa vasfıyla davalı adına tescil edilen taşınmazın evveliyatının mera olmasının davacının tapu tahsis belgesine dayalı hak sahibi olmasına engel olmayacağını, tahsis işleminin belediyece yapılması sebebiyle ... Belediye Başkanlığının yasal hasım olduğu, tahsise dayalı davalarda hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı, Hazine harçtan muaf olup davalı belediyenin ise ön inceleme duruşmasından sonra kabul beyanı olduğundan harcın üçte ikisinin belediyeden alınması, dolayısıyla davacının ödediği harçların davalı belediyeden alınarak davacıya verilmesi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan birlikte tahsil edilmesi gerektiği..." gerekçesiyle davanın kabulüne, ... ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi, 6988 ada 4 parsel sayılı taşınmazın DOP kesintisi yapıldıktan sonra kalan 243 m² lik kısmına tekabül eden 243/3700 hissesinin Hazine adına olan kaydının iptali ile, muris ... oğlu ...'ün ... 8. Noterliği'nin 26.02.2022 tarihli 02949 yevmiye numaralı veraset ilâmındaki hisseleri oranında mirasçıları olan davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan kısmın Hazine üzerindeki kaydının devamına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; tapu tahsis belgesine dayalı hak sahibi olabilmek için Yargıtay içtihatlarıyla belirlenen şartların tamamının somut uyuşmazlıkta gerçekleşmediğini, 2981 sayılı Kanun'un, 6306 sayılı "Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanunun 23. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış olduğunu, 6306 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik 7139 sayılı Kanun'un 55. maddesiyle getirildiğinden ve 31.05.2023 tarihi itibariyle tapu tahsis belgelerinin geçerlilikleri kalmadığından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek; kararın izah edilen ve re'sen tespit edilecek nedenlerle bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.