Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/1194 K.2025/2409
7. Hukuk Dairesi 2025/1194 E. , 2025/2409 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/223 E., 2024/71 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların dava konusu 41 ada 2 parsel sayılı taşınmazda hissedar olduklarını, taşınmaz üzerinde fiilen bulunan ve tapuda beyanlar hanesinde de A ve B olarak gösterilen binaların davacılara, C ile gösterilen binanın ise davalı ...’a ait olduğunu belirterek, öncelikle ortaklığın aynen taksim yolu ile giderilmesine, bu taleplerin mahkemece kabul edilmemesi halinde ise dava konusu taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış yolu ile giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılardan ... cevap dilekçesinde özetle; davacıların dava dilekçesinde belirttiği binalar dışında taşınmazda kendisine ait 5 katlı bir bina daha bulunduğunu, bu nedenle davacıların hisselerini de kendisinin satın almak istediğini belirterek, ileri sürdüğü talebinin kabul edilmesini, aksi durumda ise davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 01.07.2016 tarihli ve 2015/169 Esas, 2016/101 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile ortaklığın satış suretiyle giderilmesine ve satış bedelinin tapudaki paylar oranında taraflara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Mahkemenin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararının süresi içinde davalılardan ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 14.10.2020 tarihli ve 2016/18815 Esas, 2016/101 Karar sayılı karar ile "...mahkemece aldırılan bilirkişi raporları incelendiğinde, dava konusu taşınmaz üzerinde 4 adet yapı olduğu, bu yapılara karşı tarafların muhdesat iddiası olduğu halde hükümde bu hususun dikkate alınmadığı, mahkemece tüm muhdesatların tespit edilerek, her biri için taraflardan beyanları sorularak, muhdesatlara ilişkin çelişki veya itiraz olduğu takdirde taraflara muhdesatın aidiyeti davası açmak üzere süre verilmesi gerekirken, bu hususun atlanarak ve muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılmadan hüküm kurulmasının doğru görülmediği..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, yukarıda karar başlığında yer verilen 25.04.2024 tarihli ve 2023/223 Esas, 2024/71 Karar sayılı karar ile; "...davanın kabulü ile dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın umuma açık satış suretiyle giderilmesine, taşınmazların satış bedelinin tapu kaydındaki hisseleri oranında hissedarlara ödenmesine, bilirkişilerin sunmuş olduğu 25.01.2024 havale tarihli bilirkişi ek raporunda 2 ve 3 numaralı binalar için ödenecek bedelin davacılar ..., ... ve davalı ...'ya, bilirkişi raporundaki 1 ve 4 numaralı binalar için ödenecek bedelin davalı ...'ye ödenmesine..." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Mahkemenin yukarıda (IV.2.) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ... temyiz isteminde bulunmuştur.
Temyiz dilekçesinde özetle;
1. Bozma ilamında, hükümde muhdesat oranlarının belirtilmesi gerektiği açıklanmasına rağmen gereğinin Mahkemece yerine getirilmediğini,
2. Bölgedeki emsal taşınmaz fiyatlarının Mahkemece araştırılmadan karar verildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. maddesi gereğince; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
2. Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibarıyla arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%...) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
3. Bilindiği üzere; bozmaya uyan mahkemenin bozma kararında belirtildiği şekilde işlem yapmak ve orada gösterilen doğrultuda hareket etmek zorunluluğu bulunmaktadır. Bu durumda bozmaya uyulmakla taraflar lehine usuli kazanılmış hak doğacağından artık mahkemece bozma gereklerini yerine getirme zorunluluğu doğar. Ne var ki; Mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen bozma gereklerinin yerine getirildiği söylenemez.
4. Somut olayda; davacılar ve vekili tarafından ortak imzalı olarak mahkemeye sunulan 02.04.2024 tarihli dilekçe ile 08.06.2016 tarihli fen bilirkişi raporunda belirtilen 1 ve 4 numaralı yapıların davalılardan ...'a ait olduğunun kabul edildiği, bu beyan üzerine inşaat mülk bilirkişisi tarafından tanzim olunan 25.01.2024 tarihli ek raporda muhdesat oranlarının yüzdelik (%...) oran kurulmak suretiyle belirlendiğinin anlaşılmasına karşın Mahkemece "2 ve 3 numaralı binalar için ödenecek bedelin davacılar ..., ... ve davalı ...'ya, bilirkişi raporundaki 1 ve 4 numaralı binalar için ödenecek bedelin davalı ...'ye ödenmesine" şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
5. Öte yandan UYAP üzerinden alınan TAKBİS raporu ve nüfus kayıtlarına göre; davacılardan ...'in dava konusu taşınmazdaki payını yargılama aşamasında 05.11.2020 tarihli satış işlemi ile davacılardan ...'a sattığı, satış işleminden sonra 15.12.2020 tarihinde öldüğü; dava konusu taşınmazın hükümde yazıldığı şekilde Merkez Mahallesinde değil, Atatürk Mahallesinde yer aldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece tapu kaydında oluşan yeni duruma göre değerlendirme yapılıp sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususların gözardı edilerek mahalle isminin hükümde yanlış yazılması ve ...'in karar başlığında davacı olarak gösterilmesi de doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yukarıda (V.B. 1-5.) bentlerde açıklanan nedenlerle;
Davalı ...'ın temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan hükmün BOZULMASINA,
Peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
HUMK'un 440/III- 2. bendi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.