Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4128 K.2025/2375
7. Hukuk Dairesi 2024/4128 E. , 2025/2375 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/244 E., 2024/1131 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Menderes 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/570 E., 2022/433 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkillerinin babası olan muris ... ...'in, murisleri olan ..., ... ve ... ... intikal eden/edecek taşınmaz malların taksimi için diğer mirasçılar ..., ..., ... ve ... ile miras taksim sözleşmesi yaptığını, ... 4. Noterliğinde yapılan 29 Eylül 1989 tarih ve 39608 yevmiye numaralı “Düzenleme Şeklinde Miras Taksim Sözleşmesi”ne göre dava konusu l681 parsel sayılı taşınmazın ... ...'e ait olduğunu, bu sözleşmeye imza atan mirasçıların belirtilen taşınmazları fiilen kullanmaya başladıklarını, mirasçılardan ...'nun kendisine düşen taşınmazı ihtiyaç nedeni ile satmak istemesi sonucunda, Hazine hissesi nedeni ile bu taşınmazın ortaklığın giderilmesi davası sonunda açık artırma yolu ile satıldığını ve paranın tamamının ...’na ödendiğini, yıllardır taksim sözleşmesinde belirtildiği gibi kullanılmaktayken müvekkiline halen kullandığı taşınmaz ile ilgili ... tarafından ihtar çekilerek ecrimisil talep edildiğini, taksim sözleşmesini yok sayarak kötü niyetli bir şekilde Menderes Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/567 Esas sayılı dosyasında ortaklığın giderilmesi davası açıldığını ileri sürerek, taksim sözleşmesine göre müvekkillerinin murisi ... ...’e düşeceği kararlaştırılmış bulunan 1681 parsel (yenileme sonrası 2095 ada 22 parsel) sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına tapuya tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili, davacı tarafın dayandığı sözleşmenin tarihi 1989 yılı olup zamanaşımı süresinin dolduğunu, hakdüşürücü sürenin geçtiğini, sözleşmeye konu olan taşınmazların elbirliği değil paylı mülkiyet üzere tapuya kayıtlı olduğunu, paylar üzerinde intikal işlemi yaptırıldığına göre sözleşmeden dönülmüş olduğunun kabulü gerektiğini, sözleşme şartlarının yerine getirilmediğini, sözleşmede ...’e düşen taşınmazın ortaklığın giderilmesi davası sonucunda satıldığını ve diğer paydaşların payları oranında ödeme aldıklarını, ayrıca davacılar murisi ...’ın kullandığı yerle ilgili olarak yıllarca diğer mirasçılara kira ödediğini, açılan ortaklığın giderilmesini uzatmak amacıyla kötüniyetli olarak bu davanın açıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, davaya dayanak olan miras taksim sözleşmesinin koşullarının yerine getirilmediğini, sözleşmede müvekkiline ödeme yapıldığı yazılmış ise de, müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, sözleşmeye konu olan taşınmazlardan birinin ortaklığın giderilmesi davası sonucunda satıldığını, baştan beri yok hükmünde olan sözleşmenin ayrıca zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın miras taksim sözleşmesinden dönme iradesi bulunmadığı gerekçesiyle, davalı ... dışında kalan davalılar bakımından davanın kabulü ile 2095 ada 22 parsel (eski 1681 parsel) sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına 1/3'er hisseli olarak tapuya kayıt ve tesciline, davalı ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dayanak taksim sözleşmesinden sonra da taksime konu 1167 (yeni 2033 ada 1) parsel hakkındaki ortaklığın giderilmesi davasına ve satış işlemlerine devam edilerek sonuçta anılan parselin ihale sonucunda satılması ile davacı tarafın dayandığı miras taksim sözleşmesinin sonradan bozulduğu, eldeki dava tarihi itibariyle taraflar yönünden hukuki açıdan bir bağlayıcılığının kalmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle yeniden hüküm kurulmasına, davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan, ... dışında kalan davalılar yönünden esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; taksim sözleşmesine konu edilen taşınmazların fiilen bölüşüldüğünü, yıllardır herkesin kendi taşınmazını kullandığını, sözleşme tapuda uygulanmamış dahi olsa fiilen uygulanmış olduğundan geçerli olduğunu, taksim sözleşmesinde ...’na düşen taşınmazın ortaklığın giderilmesi davası sonucu satılmasının sözleşmeyi etkilemeyeceğini, ...’in diğer mirasçılara ödenen paranın iadesini isteyebileceğini, satıştan gelen tüm parayı ...’in aldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı fazla yatırılan temyiz giderinin temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.