Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4392 K.2025/2390
7. Hukuk Dairesi 2024/4392 E. , 2025/2390 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1222 E., 2024/1757 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/157 E., 2024/95 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Aksaray ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi 6986 ada 1 parsel (eski 119 pafta, 476 ada 155 parsel) No.lu taşınmazın 05.05.1988 tarih ve 3169 No.lu Tapu Tahsis Belgesi ile Aksaray Belediyesi tarafından davacıya verildiğini, bahsi geçen gayrimenkule ilişkin tapu tahsis belgesinin 13.07.1988 tarih ve 3523 yevmiye numarası ile tapuya işlendiğini, dava konusu taşınmazın bedelinin davacı tarafından ödendiğini, davacının tapu tahsis belgesinin gerçek tapuya çevrilmesi talebiyle davalı ... Belediyesine başvurduğunu, taşınmazın Maliye Hazinesine geçtiğinden işlemi yapamadığını, Hazinenin de mevcut taşınmazın mera vasfında olmasından dolayı devir yapamayacağını bildirdiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanın mera niteliğinde olmadığını, kaldı ki 2981 sayılı Kanun'un uygulanması bakımından taşınmazın mera olmasının önem arz etmediğini, güncel tapu kayıtları incelendiğinde söz konusu arazinin arsa niteliğinde olduğunu belirterek davalı adına kayıtlı bulunan taşınmazda belediyenin davacıya tapu tahsis belgesi sonucu devir edeceği hissenin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde; tapu malikinin Hazine olduğunu, davalı Belediyenin tapuda malik olarak hissesinin bulunmadığını, bu nedenle belediyeye husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, zamanaşımı ve hakdüşürücü süre itirazlarının olduğunu, yerleşmiş Yargıtay kararları ile sabit olduğu üzere, tapu tahsis belgelerinin bir mülkiyet belgesi olmayıp, yalnızca fiili kullanmayı belirleyen zilyetlik belgeleri olduğunu, imar planı yapılmış ve taşınmaz müstakil imar parseline bölünmüş, tapuya da işlenmiş ise bu belgeye dayanılarak tescil isteme olanağı doğacağını, meraların 2981 sayılı Kanun ile belirlenen arsa ve araziler kapsamında olmadığından, mera parselleri üzerine inşa edilen gecekonduların 2981 sayılı Kanun'dan yararlandırılmasının mümkün olmadığını, davacının talep ettiği kısmın taşınmazdan ifrazının mümkün olmadığını, bu nedenle 2981 sayılı Kanun'dan faydalanmasının mümkün olmadığını, davalı Hazinenin, dava konusu taşınmazın mera vasfından olduğu gerekçesi ile Belediyeye devrine izin vermediğini, davalı ... Belediyesine devri yapılmadığı için, davacının da Belediyeye müracaatı olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuş, ön inceleme duruşmasında ise davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
2. Davalı Hazine davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı lehine düzenlenen tapu tahsis belgesi gereğince bir başka yerden tahsis yapılmamış olduğu, dava konusu parselin ıslah imar planının yapılmış olduğu, davacı ...'a 243 m² yüzölçümünde tahsis yapıldığı, dolayısıyla tahsis miktarının parselden ifrazının mümkün olmadığı, taşınmazdan DOP kesintisinin yapıldığı, taşınmazın kamu yararı için ayrılmış yerlerden olmadığı ve konut alanı içerisinde kaldığı, tahsis belgesinin geçerliliğini koruduğu, tahsis kapsamındaki yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için gerekli şartların gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne; Aksaray ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi, 6986 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine adına kayıtlı tapusunun 243/1500 payının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, bakiye payın davalı Hazine adına ipkasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığının olduğu, diğer davalı Hazinenin davayı kabul beyanının olmadığı, davalı Belediyenin kabulü nedeni ile değil esas yönünden inceleme yapılarak davanın kabulüne karar verildiği dikkate alınarak davalı Belediyenin harç ve vekâlet ücretinin tamamından sorumlu tutulmasının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yeterince inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiğini, tapu tahsis belgelerinin mülkiyet hakkı kazandırmayacağını, buna rağmen davanın kabulünün Kanun'a aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı Hazinenin dava konusu taşınmazı davacıya vermediğini, müvekkili Belediyeye devri yapılmadığı için müvekkilinin hissedar olmadığından taşınmazın davacıya tapudan devir ve tesciline müdahalesinin mümkün olmadığını, Belediyenin davada yasal hasım olduğunu, ön inceleme duruşmasında davayı kabul ettiklerini, dava açılmasına sebebiyet vermediklerini bu sebeple yargılama giderleri, harç ve vekâlet ücretinin Belediye aleyhine yükletilmemesini talep ettiklerini, Mahkemece davayı kabul ettiklerinin gözden kaçırılarak sehven yargılama giderleri, harç ve vekâlet ücretinin tam olarak hesaplanarak Belediye aleyhine yükletildiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davaya konu taşınmazın dosya arasında yer alan tapu kayıtlarına göre maliki Hazine iken, UYAP TAKBİS'te ulaşılan son tapu kaydı incelendiğinde; 12.07.2024 tarihli tashihen devir işlemiyle T.C. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Başkanlığının malik olduğu görülmüştür.
Dava konusu taşınmazın üçüncü kişiye temliki re’sen dikkate alınması gereken bir husus olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 125. maddesi uyarınca diğer tarafa önel verilerek seçimlik hakkını kullanması istenmelidir. Anılan maddeye göre seçimlik haklar;
1-Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı aşağıdaki yetkilerden birini kullanabilir:
a) İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Bu takdirde davacı davayı kazanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur.
b) İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür.
O hâlde; dava konusu taşınmazın yargılama sırasında üçüncü kişiye temliki gözetilerek davacıya 6100 sayılı Kanun'un 125. maddesi uyarınca seçimlik hakkının hatırlatılması, davacının davasını şimdi olduğu gibi tapu iptali ve tescil istemli olarak devam ettirmesi hâlinde yeni malikin usulüne uygun olarak davaya dâhil edilmesi gerekirken, belirtilen husus gözden kaçırılarak yargılamaya devam olunup, karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı ... Belediyesine iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.