Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/1716 K.2025/2394

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1716 📋 K. 2025/2394 📅 05.05.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/1716 E.  ,  2025/2394 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/14 E., 2024/65 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 5 parselde kayıtlı 118,62 m² alanındaki arsanın 2160/2400 hissesinin maliki olduğunu, müvekkilinin mevcut arsa üzerindeki binada da aynı oranda malik sıfatı ile mal sahibi olduğunu, davalının söz konusu taşınmazda 240/2400 payının bulunduğunu, taraflar arasında anlaşmanın mümkün olmadığını belirterek taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış, duruşmadaki beyanlarında özetle; davacı ile mülkiyet hususunda ihtilaflı olduklarını, bu konuda dava açtıklarını, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 05.02.2015 tarihli kararında özetle; keşif yapılarak alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu 118,62 m² alanındaki arsa nitelikli taşınmazın paydaşlar arasında taksiminin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Mahkemenin 05.02.2015 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 21.02.2017 tarihli kararında özetle; "Somut olayda, dava konusu taşınmazın pay düzeltimine ilişkin İstanbul Anadolu 16. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/227 Esas sayılı dosyasındaki mülkiyet uyuşmazlığı dava konusu pay durumunun değişmesine neden olabileceğinden, bu dosyanın ortaklığın giderilmesi davasında bekletici mesele yapılmasının davalı vekilince talep edildiğinin anlaşıldığı, Mahkemece anılan davanın sonucunun beklenmesi ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozma kararı sonrasında Mahkemenin başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "Bozma ilâmı doğrultusunda Mahkemece ilgili dosyanın bekletici mesele yapıldığı, bekletici mesele yapılan İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/39 Esas, 2020/5 Karar sayılı dosyasında 'davanın açılmamış sayılmasına' karar verildiği, verilen kararın 12.12.2022 tarihinde kesinleştiği, dava konusu taşınmazın imar durumu, tapu kaydı, mevcut alanı, hisse ve hissedarların durumu dikkate alındığında aynen taksimin mümkün olmadığı, ortaklığın satış yolu ile giderilmesi gerektiği kanaatiyle; davanın kabulü ile, dava konusu edilen '... İlçesi, ... Mahallesi, 7892 Ada 5 Parsel' sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın tüm hak ve yükümlülükleri ile birlikte satış suretiyle giderilmesine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun çok eski olduğunu,
2. Yeni yasal düzenlemeye göre ortaklığın giderilmesi davasının arabuluculuğa tâbi olduğunu, bu şartın yerine getirilmediğini,
3. Tanıklarının dinlenmediğini,
4. Açmış oldukları pay düzeltim davasının sonucunun Mahkemece beklenmediğini beyanla hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; ortaklığın satış suretiyle giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Taşınmaz malın satış bedelinden payına düşecek paranın %011,38 oranında hesaplanacak onama harcından peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiyesinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/3-2 hükmü gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.