Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4070 K.2025/2410

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4070 📋 K. 2025/2410 📅 05.05.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/4070 E.  ,  2025/2410 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2559 E., 2024/754 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/219 E., 2021/235 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 180 ada 1 parsel ve 190 ada 2 parsel sayılı taşınmazlarda hisselerinin bulunduğunu, dava konusu hisselerin dava dışı ... tarafından 09.02.2022 tarihinde toplam 624.000,00 TL bedelle davalıya satıldığını, satışın müvekkilinin bilgisi ve rızası olmaksızın yapıldığını, müvekkilinin ön alım hakkını kullanabilmesi için gerekli yasal şartların oluştuğunu ileri sürerek, dava konusu hisseler yönünden davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçelerinde özetle; davacının dava konusu satışlarda müvekkiline aracılık eden kişi olduğunu, bu nedenle davacının eldeki davayı kötüniyetle ve sebepsiz zenginleşme amacıyla açtığını, dava konusu hisselerin satışı için müvekkili tarafından toplam 2.200.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığını, hisse değerlerinin davacının telkinleri sonucu resmî senette düşük gösterildiğini, dava konusu taşınmazların önceki paydaşlarının ... ve ... isimli kardeşler olduğunu, taşınmazların bu paydaşlar arasında fiilen taksim edilerek kullanıldığını belirterek, öncelikle davacının haksız davasının fiili taksimin bulunması nedeniyle reddine, Mahkemenin davanın kabulüne karar verecek olması hâlinde ise gerçek ödenen bedelin dikkate alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.03.2021 tarihli ve 2020/219 Esas, 2021/235 Karar sayılı kararı ile "...taşınmazların önceki malikleri tarafından dava konusu taşınmazların paylaşımı hususunda protokol yapıldığı... tanık ...'un bu sözleşmeyi satıştan sonra imzaladığını beyan etmiş ise de kendi hissesini aleyhine konulan hacizlerin kaldırılması karşılığında davacıya devrettiği ve tanık ... ile davacı taraf arasında vekil-müvekkil ilişkisi olması nedeniyle beyanlarına itibar edilmediği..." gerekçesiyle "...davanın reddine... " karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 25.04.2024 tarihli ve 2021/2559 Esas, 2024/754 Karar sayılı kararı ile "...önalım davasına konu taşınmazların arsa niteliği ile davacı, davalı ve dava dışı kişiler adına tapuda kayıtlı bulunduğu...davacı ve davalıya hisse satışı yapan eski paydaşlar ... ve ... arasında düzenlenmiş 30.03.2016 tarihli fiili taksim sözleşmesi, davacı ve davalı tanıklarının beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, taşınmazların davacı ve davalıya hisse satışı yapan önceki paydaşlar ... ve ... arasında fiili taksim sözleşmesinde yazılı olduğu şekilde fiilen taksim edildiği, davacı ve davalıya hisse satışı yapan ... ve ...'un taşınmazlarda kullandığı yerlerin ayrı ayrı ve zeminde belirli olduğunun sabit olduğu, bu şekilde dava konusu taşınmazlarda fiili taksim olgusunun gerçekleştiği, satıştan önce taşınmazın kullanıma her hangi bir itirazın bulunmadığı..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun "...esastan reddine...." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1.Dosyadaki delillerin Mahkemece doğru değerlendirilmediğini, bilirkişi raporu ve tanık beyanları dikkate alındığında taşınmazlarda fiili taksimin bulunmadığının anlaşılması gerektiğini,
2.Yargıtay kararları gereği fiili taksim olgusunun kabul edilebilmesi için her bir paydaşın belirli bir kısmı kullanıyor olmasının gerektiğini,
3.Kağıt üzerinde yapılan fiili taksimin, taraflarına özgülenmiş belirli bir alan olmaması nedeniyle geçerli olmadığını belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, önalım hakkkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.