Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4053 K.2025/2404

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4053 📋 K. 2025/2404 📅 05.05.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/4053 E.  ,  2025/2404 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1069 E., 2024/1226 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/286 E., 2023/380 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ilçesi, ... Mahallesi, 104 ada 28 parsel, 117 ada 95 parsel, 124 ada 42 parsel, 125 ada 142 parsel, 133 ada 73 ve 74 parsel, 134 ada 2 parsel, 137 ada 50, 53, 76 ve 80 parsel sayılı taşınmazların davacının babası ...'a ait olduğunu, ...'ın 08.09.1990 tarihinde öldüğü, ölümünden sonra gayrimenkul satış ve zilyetliğin devri senedi ile 11.11.1997 tarihinde davacının kız kardeşleri ... ile ...'dan babaları ...'dan kalan bu gayrimenkullerdeki hisselerini satın aldığını, daha sonra tapu kayıtlarının devrini istemesine rağmen bugüne kadar bu tapu kayıtlarının devrini yapmadıklarını, ortaklığın giderilmesi davası açtıklarını ileri sürerek dava konusu taşınmazlardaki davalılar adına olan hisselerin tapu kaydının veraset ilâmındaki hisseleri oranında iptal edilerek davacı adına tapuya tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinden özetle; senet içeriğini kabul etmediğini, davalının taşınmazlardaki hisselerini davacıya satmak iradesi ile bir senet imzalamadığını ve karşılığında para almadığını, davalının okuma - yazması olmadığını, taşınmazların hissedarı olan kardeşi ...'nın ... Mahallesi 137/80 ve 137/76 sayılı bahçe olarak tanımladıkları iki adet taşınmazdaki hissesini davacıya satması sebebiyle kendisinin de imza atması gerektiği zannıyla ve davacının yönlendirmesi ile bir senede imza attığını hatırladığını, dava konusu taşınmazların kadastro tespitinin 18.09.1984 tarihinde kesinleştiğini, tapulu taşınmazların devri kural olarak tapuda yapıldığından, bunun dışındaki tüm devir sözleşmeleri geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...tapulu taşınmazlarda harici satış sözleşmesinin hukuken geçerli bir sonuç doğurmayacağı ve satın alana herhangi bir hak bahşetmeyeceği, HMK'nın 26. maddesinde hâkimin, tarafların talepleriyle bağlı olduğu, talepten fazlasına veya talepten başka bir şeye karar veremeyeceği hususunun düzenlendiği dolayısıyla işbu dava açısından 10.07.1940 tarih ve 1939/2 E.,1940/77 K. Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama alanı bulmayacağı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı..." gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, "...dava değeri üzerinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır...." gerekçesi ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; davacının hukuki yararı olduğunu, davalıların haksız menfaat elde etmeye çalıştığını, taşınmazları davacının kullandığını, bu konuda davalılar ile anlaşmazlık yaşanmadığını, davalıların taşınmazlarda hakkı olmadığını, köy senedine dayalı olarak tapu iptali ve tescil kararı verilmesi gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararının eksik olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.