Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/1277 K.2025/2222
7. Hukuk Dairesi 2025/1277 E. , 2025/2222 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/23 E., 2024/255 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ölen babası ...nun 373 parselde 3/52 hissesinin olduğunu, bu parselin hissedarlarından dava dışı satıcı...nun parseldeki 34/52 oranındaki hissesinin tamamını 19.08.2011 tarihinde 13.000,00 TL bedelle davalı ...'a sattığını, satışın hissedarlara noter kanalı ile haber verilmediğini belirterek, 373 parselde davalı adına kayıtlı olan 34/52 oranındaki hissenin ön alım hakkına dayalı olarak tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 29.06.2012 havale tarihli dilekçesi ile; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 125. maddesi uyarınca dava sırasında 21.12.2011 tarihli satışla dava konusu payı devralan ...'e karşı davaya devam edeceklerini, davalılar tarafından tapuda, önalım hakkının kullanılmasını engellemek için gerçek değerin çok üzerinde anlaşmalı olarak yüksek bedel gösterildiğini, ilk devir bedeli olan 13.000,00 TL üzerinden davanın kabulü gerektiğini ayrıca dahili davalının dava konusu taşınmazın hemen yan tarafında kendi tarlası olduğu gibi çok yakın komşu köyden olduğu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili; davalının davadan haberdar olmadan önce, üçüncü bir şahsa dava konusu payı tapudan devrettiğini, dolayısıyla müvekkilinin davada husumet ehliyeti olmadığını, davacının satıcı ... ile amca-yeğen olmaları hasebiyle tüm gelişmeleri bildiğini, taşınmazda paydaşların aralarında fiili taksim olduğunu, satıcı...nun ipotek ve hacizlerden doğan borçları ile yükümlü olarak taşınmazı satın aldığını ve diğer davalıya 21.12.2011 tarihli resmi senet ile 150.000,00 TL bedel ile tapudan iyiniyetle sattığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı ... vekili, dava konusu taşınmazı 21.12.2011 tarihinde 150.000,00 TL bedelle davalı ...'dan satın aldığını, çiftçilikle geçimini sağladığını, dava konusu taşınmaz hissesini iyiniyetli bir şekilde iktisap ettiğini, öncelikle davanın reddine, olmadığı takdirde payın ederinin keşfen 169.814,59 TL olduğunun tespit edildiğini, taşınmazın 21.12.2011 tarihli resmi senet içeriğinde belirtilen satış bedeli 150.000,00 TL ve harç giderleri üzerinden ön alım hakkının kullanılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen 20.03.2014 tarihli kararın dahili davalı ... vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 2014/11735 Esas-14795 Karar sayılı 23.12.2014 tarihli ilamı ile "davanın tereke adına açıldığının kabulü ile tüm mirasçıların katılımı yahut miras şirketine temsilcisi tayini ile davaya devam edilmesi gerektiği" belirtilerek bozulmuştur.
2. Mahkemece, birinci bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılamada dahili davalı ...'e yönelik davanın kabulü ile davaya konu 373 parsel sayılı taşınmazın 34/52 hissesine malik olan davalının tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, depo edilen ilk satış bedeli ve tapu masrafları olmak üzere toplam 14.201,20 TL bedelin dahili davalı ...'e karar kesinleştiğinde ödenmesine karar verilmiştir. Hükmün, dahili davalı ... vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 10.04.2018 tarihli 2018/1393 Esas - 2018/2847 Karar sayılı ilamı ile ikinci satımın tarafı olan ...'in kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığı, davacıya 21.12.2011 tarih, 12407 yevmiye nolu resmi senetteki ikinci satım bedelini ve alıcının ödediği harç ve masrafları depo etmesi için yeterli süre verilerek bu bedelin yatırılması halinde davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Mahkemece ikinci bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 05.03.2020 tarihli karar ile; dahili davalı ...'e yönelik davanın kabulü ile davaya konu 373 parsel sayılı taşınmazın 34/52 hissesine malik olan davalının tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hükmün, dahili davalı ... vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.11.2022 tarihli 2022/55543 Esas - 2022/7081 Karar sayılı ilamı ile; bölgede yapılan toplulaştırma çalışmaları sonucu dava konusu taşınmaz kaydının pasif duruma düştüğü anlaşıldığından, Mahkemece güncel tapu kaydı üzerinden hüküm kurulması gerektiği, davacı lehine harçlandırılan değer üzerinden vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığı, ayrıca ön inceleme duruşması ile önalım bedelinin depo edildiği tarih arasında uzunca bir süre geçtiğinden önalım bedeli olan 155.066,00 TL’nin ön inceleme tarihi olan 21.06.2012 tarihinden bilirkişi incelemesi yapılan tarihe kadar nemalandırılması halinde ulaşacağı değer belirlenerek, belirlenen bu miktardan depo edilen miktar ile nemalandırılmış ise nema miktarı çıkarıldıktan sonra aradaki farkın da depo edilen önalım bedeline ilavesi suretiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. Mahkemece üçüncü bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, dahili davalı ...'e yönelik davanın kabulü ile davaya konu 103 ada 3 parsel sayılı taşınmazda davalı ... adına kayıtlı 27071/50517 hissenin tapu kaydının iptali ile davacı ... adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
a. Mahkemece verilen usul ve yasaya aykırı olduğunu,
b. Dahili davalının payı satın aldığı tarihten bu yana 13 yılı aşkın zamanın geçtiğini, payın güncel değerinin 8 milyon TL civarında olduğunu,
c. Bu karar ile dahili davalının oldukça mağdur olduğunu, verilen karar ile davacının sebepsiz zenginleşeceğini,
d. Depo bedeli kararının, dava konusu payın güncel rayiç bedeli üzerinden veya resmi senette yer alan bedelin altın ve dövize endekslenerek bulunacak güncel değeri üzerinden verilmesi gerektiğini ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 732. ve devamı maddelerine dayalı ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; dahili davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Dahili davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.