Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/950 K.2025/2227
7. Hukuk Dairesi 2025/950 E. , 2025/2227 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/169 E., 2024/100 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl dava davacısı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl dava davacısı vekili dava dilekçesinde; davacının babası ...'in 18.06.2009'da öldüğünü, murisin davacıyı miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla gerçekte bağışlamak istediği hâlde esas amacını gizleyerek bir kısım taşınmazlarını satış göstererek davalıya devrettiğini, bir kısım taşınmazların ise parasını ödeyerek davalı adına satın aldığını ileri sürerek öncelikle dava konusu taşınmazların muris muvazaası nedeni ile tapusunun iptali ile müvekkili adına tescilini aksi hâlde tenkisini istemiştir.
2.Birleştirilen dava davacısı cevap dilekçesinde; asıl davadaki iddiaları ileri sürerek dava konusu taşınmazların muris muvazaası nedeni ile tapusunun iptali ile adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen dava davalısı vekili cevap dilekçesinde müvekkilinin bedeli mukabilinde satın aldığını, murisin kızlarına yaptığı kazandırmaların da tenkise tâbi olması gerektiğini, mirasçılardan mal kaçırma kastının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 02.03.2022 tarihli ve 2019/116 Esas, 2022/302 Karar sayılı kararıyla; asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Mahkemenin 02.03.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 22.11.2022 tarihli ve 2022/5282 Esas, 2022/7689 Karar sayılı kararıyla; muvazaanın ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davadaki tapu iptali ve tescil talebinin reddinin isabetli olduğu ancak gizli bağış iddiasına dayalı tenkis isteği yönünden eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle asıl davada verilen kararın bozulmasına, birleştirilen davada verilen kararın onanmasına karar verilmiştir.
2. Mahkemenin bozmaya uyularak verilen yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl davadaki tapu iptali ve tescil talebinin Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma kapsamının dışında kaldığı, gizli bağış iddiasının ise ispatlanamadığı gerekçeleriyle reddine, birleştirilen davada ise Yargıtay 1. Hukuk Dairesince onandığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl dava davacısı vekili, işi ve kendi geliri olmayan çocuk yaştaki davalının bu denli kıymetli mal varlığını kendi parasıyla edindiğinin hayatın olağan akışına aykırı olduğundan kabul edilemeyeceğini, dolayısıyla gizli bağışın ispatlandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil terditli tenkis, birleştirilen davada muris muvazaası nedeni ile tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kununu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Temyiz karar harcı asıl davada davacı taraftan tam alındığından harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.