Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/1178 K.2025/2221

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1178 📋 K. 2025/2221 📅 24.04.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/1178 E.  ,  2025/2221 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2543 E., 2025/122 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/494 E., 2024/409 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 519 ada 16 parsel sayılı taşınmazda 1/2 oranında, 210 parsel sayılı taşınmazda ise 1/8 oranında paydaş olduğunu, davalı ...'ın davacının teyzesi olduğunu ve dava konusu taşınmazlarda pay sahibi olduğunu, davalı ... Şirketinin 519 ada 16 parsel sayılı taşınmazın üzerindeki kumu almak üzere davalı ... ile anlaştığını ve 18.04.2018 tarihli "Kum Tarlası Satış Sözleşmesi"ne dayanarak kum aldığını, 519 ada 210 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili toprağın satılması hakkında davalılar arasında herhangi bir görüşme veya anlaşma olmadığı hâlde kum alındığını, taşınmazın yaklaşık 1/4'lük kısmının 3-4 metre derinliğinde kumunun alındığını ve davalı Şirket tarafından satıldığını, taşınmazların üst kısmındaki tarım yapmaya elverişli toprak tabakasının da alındığını, bu nedenle dava konusu taşınmazlarda kum alımı nedeniyle oluşan çukurların doldurularak eski hâline getirilmesini, tarla niteliğinde olan taşınmazların ziraat bitkileri yetişebilecek duruma getirilebilmesi için toprak dolgu yapılmasını, taşınmazın eski hâline getirilememesi hâlinde eski hâle getirme bedeli olarak şimdilik 5.000,00 TL'nin yasal faizi ile davalılardan müştereken alınarak davacıya ödenmesini, davalıların taşınmazları haksız işgali nedeniyle davacının taşınmazı kullanamadığı döneme ilişkin 5.000,00 TL ecrimisil bedelinin yasal faizi ile davalılardan müştereken tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; davalı Şirketin tuğla sektöründe faaliyet gösterdiğini, faaliyet gösterdiği sektör gereğince toprağa ihtiyaç duyduğunu, davalının bu ihtiyacını bilen davacının annesi ve diğer hissedarların davalı Şirkete gelerek dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunan kumu davalı Şirkete satmak istediklerini, davalı Şirketin de kuma ihtiyaç duyduğu için bu teklifi kabul edip bedelini ödeyerek taşınmazlar üzerinde bulunan kumu satın aldığını, davacının başından itibaren bu alım-satım işinden haberdar olduğunu, davalı Şirketin sözleşmeden dolayı üzerine düşen tüm edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazlarda ½ oranında paydaş olduğunu, davacının annesi olan ....... ile birlikte davalı Şirkete sözleşme karşılığı kum sattıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davalı ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, davalı ... Kil Şirketi yönünden davacının ecrimisil isteminin kısmen kabulü ile 519 ada 16 parsel ve 519 ada 210 parsel sayılı taşınmazlarda davacı adına kayıtlı hisselere davalı ... Şirketinin haksız müdahalesinden kaynaklanan 18.04.2018 - 10.01.2020 tarihleri arasında doğmuş 651,10 TL ecrimisil bedelinin davalı ... Şirketinden dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine, fazlaya yönelik istemin reddine, davalı ... Şirketi yönünden davacının eski hâle getirme bedelinin tazmini isteminin kabulüne, 1.294.676,62 TL eski hâle getirme bedelinin davalı ... Şirketinden dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine, 519 ada 16 parsel ve 519 ada 210 parsel sayılı taşınmazlarda davacı adına kayıtlı hisselerin tapu kayıtlarının iptali ile davalı ... Şirketi adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Şirket tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı Şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davalı ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, 519 ada 16 parsel ve 519 ada 210 parsel sayılı taşınmazların 03.11.2021 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda 16/A harfi ile gösterilen 7222,83 m² ve 210/A harfi ile gösterilen 2014,98 m² bölümlerinde toprak alınmak suretiyle oluşan çukurların davalı ... Şirketi tarafından toprak dolgu yapılması suretiyle eski hâle getirilmesine, davacının 651,10 TL ecrimisil alacağının davalı ... Şirketinden dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine, fazlaya yönelik istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf itirazlarının reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
b. Bölge Adliye Mahkemesinin verdiği ilk kaldırma kararına uygun gerekçeler ile dava kabul edilmişken, Bölge Adliye Mahkemesinin bu defa farklı gerekçe ile yeniden hüküm tesisinin kendi içinde çelişkili olduğunu,
c. Davalı ... yönünden davanın reddinin hatalı olduğunu,
d. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yargılama giderleri ve harç hesabı açısından eski hâle getirme bedeli olarak tespit edilen 309.013,10 TL’nin ne şekilde tespit edildiğinin belli olmadığını,
e. Müvekkilinin dava konusu taşınmazda hak sahibi olduğunu, müvekkilinin taraflar arasında yapılan anlaşmadan haberinin olmadığını, bu nedenle dava konusu taşınmazdan toprak alınmasına rıza göstermediğini ve onay vermediğini,
f. Davalının ödeme yaptığı yönündeki iddialarının müvekkilini bağlamadığını, bu durumun davalı Şirket ile ödeme yaptığı kişi arasında olduğunu, davalı Şirketin dava konusu taşınmazlardan kum aldıklarını kabul ettiğini, bu aşamada alınan kumun bedelini müvekkiline ödediklerini ispat edemediklerini, davalı Şirketin müvekkiline ödeme yaptıklarına ilişkin herhangi bir iddialarının da olmadığını, bu nedenle müvekkilinin haklılığının sabit olduğunu, taraflar arasında yapılan sözleşmenin de geçersiz olduğunu, paylı malın tamamı üzerinden tasarruf işlemi yapılmasının aksi kararlaştırılmadıkça bütün paydaşların oy birliği ile kabulüne bağlı olduğunu,
g. Davacının taşınmazı bu hâliyle ekip biçmesinin mümkün olmadığını, sürüm değeri de taşınmazın değerini aştığından, davacı adına kayıtlı payların karar tarihine en yakın değeri olan rakamın davacıya ödenmesi ile payların davalılar adına tesciline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı ... Kil Şirketi vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının ilk ıslah talebi ile eski hâle getirme bedelini 48.059,00 TL olarak talep etmesine rağmen, ikinci defa ıslah talebinde bulunduğunu, davalı tarafından ikinci defa yapılan ıslaha rıza ve muvafakatlerinin bulunmadığını,
b. Davacının gerçek hak sahibi olmadığını, taşınmazları davacının annesi ile teyzesinin fiilen kullandığını, davacının kötüniyetli şekilde dava ikame ettiğini,
c. Sözleşme gereği bedellerin ödendiğini, davalı Şirketin üzerine düşen tüm edimleri eksiksiz yerine getirdiği hâlde aleyhine dava ikamesinin haksız olduğunu, davanın bu nedenle reddi gerektiğini ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, eski hâle getirme ve ecrimisil istemine ilişkindir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 688. maddesinde; "Paylı mülkiyette birden çok kimse, maddî olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktir. Başka türlü belirlenmedikçe, paylar eşit sayılır. Paydaşlardan her biri kendi payı bakımından malik hak ve yükümlülüklerine sahip olur." düzenlemesi mevcuttur.
4721 sayılı Kanun'un 692. maddesinde ise; ‘‘Paylı malın özgülendiği amacın değiştirilmesi, korumanın veya olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesi veya paylı malın tamamı üzerinde tasarruf işlemlerinin yapılması, oybirliğiyle aksi kararlaştırılmış olmadıkça, bütün paydaşların kabulüne bağlıdır. Paylar üzerinde taşınmaz rehni veya taşınmaz yükü kurulmuşsa, paydaşlar malın tamamını benzer haklarla kayıtlayamazlar.’’ düzenlemesi ile paylı mülkiyete tâbi taşınmazlara ilişkin olağanüstü yönetim işlerinin ne şekilde yapılacağı hükme bağlanmıştır.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Şirket vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2. Davacı vekilinin, davalı ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddinin hatalı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarına gelince; davalı ...’ın dava konusu 519 ada 16 parsel ve 519 ada 210 parsel sayılı taşınmazlarda paydaş olduğu ve diğer paydaş konumunda bulunan davacının muvafakatini almadan, davalı Şirket ile 16 parsel sayılı taşınmaza ilişkin "Kum Tarlası Satış Sözleşmesi" imzalamak suretiyle davalı Şirketin adı geçen taşınmaza müdahale etmesine sebebiyet verdiği, bu nedenle davada husumetinin bulunduğu, ancak dosya kapsamında davalı Şirketin 210 parsel sayılı taşınmazdan kum alması yönünde bir dahlinin olmadığı sabittir.
3. Hâl böyle olunca; davalı ... yönünden de özellikle 16 parsel sayılı taşınmaz yönünden eski hâle getirme suretiyle el atmanın önlenmesine ve payı oranında ecrimisile hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davalı ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddine dair karar verilmesi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı Şirket vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı vekilinin bir kısım temyiz itirazlarının kabulü ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/2 hükmü gereğince dosyanın Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE,
24.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.