Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/1112 K.2025/2192

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1112 📋 K. 2025/2192 📅 22.04.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/1112 E.  ,  2025/2192 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2820 E., 2025/41 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Turgutlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/285 E., 2021/199 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; muris ...'in 14.12.2010 tarihinde öldüğünü, mirasçılardan ...'in muris adına kayıtlı motor ile kaza yaparak vefat ettiğini, ...'in sebep olduğu kaza nedeniyle ... tarafından üçüncü kişilere yapılan tazminat ödemesi nedeniyle haklarında icra takibi başlatıldığını, murislerinin güvence hesabına yüklü miktarda borcu olduğunu, ancak borçlarını karşılayabilecek değerde mal varlıkları olmadığını belirterek ... ve ...’in terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep etmiş; mahkemece tefrik kararı verilerek temyize konu dosyada muris ... yönünden davaya devam edilmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili; terekenin borca batık olduğu iddiasının gerçekleri yansıtmadığını, 3 aylık yasal sürede dava açılmadığını, davacıların icra takibini semeresiz bırakma niyetinde olduklarını belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Dahili davalı SGK vekili; terekenin araştırılması gerektiğini, davacının murisin ölümünden önceki 5 yıl içinde almış olduğu malvarlığı değerleri ile mirasın kabulü anlamına gelen davranışların araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
3. Dahili davalı ... vekili; icra takibine konu kaza ve borçla hukuki veya fiili bir irtibatlarının bulunmadığını, davanın alacaklılara karşı açılması gerektiğini, icra takibinde herhangi bir sıfatları olmadığı gibi, davada taraf sıfatlarını gerektirecek herhangi bir hukuki durumlarının da bulunmadığını ayrıca ölüm tarihi itibarıyla terekenin ve mirası kabul anlamına gelecek eylem ve işlemlerin araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.06.2021 tarihli ve 2020/285 Esas, 2021/199 Karar sayılı kararıyla davanın kabulü ile muris ...'in terekesinin borca batık olduğunun tespitine ve davacılar yönünden mirasın hükmen reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 04.06.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili, dahili davalılar Manisa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 29.04.2022 tarihli kararı ile davanın muris ...'in ölüm tarihinde terekesinde bulunan ve murisin babasından intikal eden 552 parsel sayılı taşınmazdaki miras hissesini kendi adlarına intikal ettirdikten sonra bu payı satan davacılar ..., ......ve .......'ın murisin terekesini kabul etmiş sayıldıklarını, bu davacılar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, öte yandan tapu kaydında diğer davacılar ......., ... ve ... adına yapılmış herhangi bir intikal bulunmadığından mirası kabullenmeye yönelik herhangi bir eylemlerinin olmadığını, araştırmalar sonucunda terekenin pasifinin aktifinden fazla olduğunun belirlendiğini ve bu nedenle terekenin borca batık olduğunu belirterek davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davacılar ..., ... ve ... tarafından açılan davanın reddine, davacılar ......., ... ve ... tarafından açılan davanın kabulü ile muris ...'in terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile davacılar yönünden mirasın hükmen reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.04.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı ... vd. vekili, dahili davalılar Sosyal Güvenlik Kurumu vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, somut olayda, tarafların kabulünde olduğu gibi muris ...’in 14.12.2010 tarihinde ölümünden sonra onun adına kayıtlı motosiklet ile mirasçılarından kardeşi ...’in 12.08.2011 tarihinde kaza yaparak öldüğü, aynı zamanda 3. kişinin yaralanmasına neden olduğu, davalı ... tarafından 3. kişiye yapılan ödemenin rücuen tahsili maksatlı araç sahibi sıfatıyla muris ... mirasçılarına icra takibi başlatıldığı, ne var ki bu tutar, murisin ölüm tarihi itibariyle mevcut bir borç olmayıp, ölümünden sonra terekede bulunan motosikletin mirasçılardan ...’in kullanımı nedeniyle doğduğu, ...’in, terekede bulunan motosikletin kullanımı ve aynı zamanda murise ait 552 parsel sayılı taşınmazdaki hisseyi diğer mirasçılar olan davacılarla birlikte intikal ve ardından satış suretiyle devrettiğinden terekeyi benimsediği, bu durumda davanın davacıların tümü yönünden reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Müvekkilinin babası vefat ettiği tarihte 10 yaşında olduğunu, o tarihte reddi miras yapabilmesi ve ilgili kazanın sonucunda babasının sonradan borca batık duruma geleceğini bilebilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca baba ...'in vefat eden kardeşinin motorunu kullanarak kaza yapması sonucunda mirası zımnen kabul etmiş sayılması durumunda dahi bu durumun doğal bir sonucu olarak ...'in babasının mirasını kabul ettiği anlamına gelmeyeceğini, müvekkilinin mirası kabul ettiğine veya bir tasarrufta bulunduğuna dair en ufak bir emare bulunmadığını, kazada karşı taraf olan Sercan Gülsolan'a sürekli iş görmezlik tazminatı nedeni ile ödeme yapıldığını ancak 2013 yılında yani babanın vefatından yaklaşık 2 sene sonra ailesi aracılığıyla haberdar olduğunu,
b.Vefat tarihleri itibariyle müvekkilinin mütevaffa ...’ın mirasçısı değil sadece babası ...'in mirasçısı konumunda olduğunu, baba ...'in kök ailesi veya kardeşlerinden kalan mirası açık veya zımnen kabul etmesinin müvekkili açısından hukuki bir sonuç doğurmaması gerektiğini, istinaf kararından da anlaşılacağı üzere müvekkilinin babasının kök ailesi ve kardeşlerinden gelen mirası zımnen kabul etmesinin müvekkili yönünden de bağlayıcı kabul edilerek hükmen ret şartlarının oluşmadığı yönünde karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, TMK'nin 605/2. maddesinde yer alan mirasın hükmen reddi (terekenin borca batık olduğunun tespiti) istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Temyiz karar harcı tam alındığından harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.