Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/1210 K.2025/2195
7. Hukuk Dairesi 2025/1210 E. , 2025/2195 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/1241 E., 2023/119 K.
Mahkeme kararı yargılamanın iadesini talep edenler vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Yargılamanın iadesini talep edenler vekili; dava konusu taşınmazlarla ilgili olarak davalı ... tarafından açılan ortaklığın giderilmesi davasında, paydaşlardan ...'ın dava açıldığı tarihte ölü olduğu halde ilanen tebligat yapılarak davanın sonuçlandırıldığını, karşı tarafın kötüniyetli olduğunu belirterek Malatya 1 Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/386 Esas, 2010/925 Karar sayılı dosyasında yargılamanın iadesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Karşı taraf vekili; davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 06.06.2012 tarihli ve 2012/355 Esas, 2012/707 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 06.06.2012 tarihli kararına karşı süresi içinde yargılamanın iadesini talep edenler vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 03.06.2013 tarihli ve 2012/17748 Esas, 2013/9713 Karar sayılı kararıyla ...'ın 03.02.1990 tarihinde ortaklığın giderilmesi davası açılmadan önce öldüğü, yargılamanın iadesi istenilen davanın ortaklığın giderilmesi davası olduğu ve davacının davasında tebligat hilesine dayandığı, her ne kadar ölü kişi aleyhine dava açılamaz ise de, ortaklığın giderilmesi davalarının özelliği itibariyle paydaşlardan birinin dava açılmadan önce öldüğünün anlaşılması halinde, dava ret edilmeyeceği, mirasçılarının davaya dahil edilmek suretiyle davanın yürütülmesi gerektiği, somut olayda, davacıların murisi ...'ın dava dilekçesinde adresinin belli olmadığı, Mahkemece yapılan araştırmada bilen ve tanıyan olmadığından bahisle ilanen tebligat yapılarak yargılamaya devam edilip karar verildiği ve hükmün ilanen tebliğ edilerek kararın kesinleştirildiği, ... dava açılmadan önce öldüğünden taraf teşkilinin sağlandığı ve kararın kesinleştiğinin kabul edilemeyeceği, bu nedenle ölü paydaş ...'ın dosyada bulunan mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya dahil edilip bu dahili davalılara dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilip, taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelemesi gerektiği, bu nedenle yargılamanın iadesi talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmı doğrultusunda yargılamanın iadesi talebinin kabulüne karar verilerek yargılama devam edildiği, davaya konu taşınmazlar dava devam ederken toplulaştırma işlemi sonucunda dosya taraflarından ... adına tescil edildiği, toplulaştırma işlemine karşı açılmış bir dava ya da itiraz da olmadığı gerekçesiyle yargılamanın iadesini talep eden tarafların taşınmazda artık bir hisseleri bulunmadığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Yargılamanın iadesini talep edenler vekili temyiz dilekçesinde özetle; karar başlığında müvekkillerinden Mesude mirasçılarının davalı olarak gösterildiğini, 3083 sayılı Yasanın 13. maddesinin son fıkrası yürürlükten kaldırıldığından toplulaştırma kapsamında olan taşınmazlar hakkında ortaklığın giderilmesine karar verilebileceğini, Mahkemece verilen kararın mülkiyet hakkını ihlal niteliğinde olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yargılamanın iadesi istemine ilişkindir.
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yargılamanın iadesini talep edenler vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.