Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2510 K.2025/1804

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2510 📋 K. 2025/1804 📅 09.04.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/2510 E.  ,  2025/1804 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2446 E., 2024/318 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 16. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/406 E., 2022/121 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu 9 No.lu dairenin 26.09.1990 tarihinde önceki malikinden satın almak suretiyle maliki olduğunu; davalının satış tarihinden bu yana taşınmazı işgal ettiğini, davalıya 06.07.2020 tarihli ve 02732 yevmiye numaralı ............ Noterliğinden ihtarname gönderildiğini ileri sürerek; el atmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının, davacının rızası ile taşınmazda oturduğunu belirterek; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davacının dava konusu taşınmazın kayıt maliki olduğu, davalının kayda ve mülkiyete dayalı bir hakkının bulunmadığı, dava açılmakla muvafakatin geri alındığı” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davacının üçüncü kişiden satın almak suretiyle maliki olduğu dava konusu taşınmazda davalının kayda ve mülkiyete dayalı bir hakkının bulunmadığı, taşınmazda davacının rızası ile oturduğu, dava açılmakla muvafakatin geri alındığı kabul edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı; davalı vekilinin tavzih kararına karşı istinaf talebine gelince; Mahkemece 06/07/2022 Tarihli tavzih kararıyla ‘müdahalenin önlenmesine,’ ifadesine devam olarak ‘ve davalının tahliyesine,’ ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün 2. fıkrasının, ‘...müdahalenin önlenmesine ve davalının tahliyesine,’ şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş olmasının hükmün değiştirilmesi niteliğinde olduğu, davacı, dava dilekçesinde davalının fuzuli şagil olduğunu ileri sürerek el atmanın önlenmesini istediğinde bulunduğuna, Mahkemece de el atmanın önlenmesine karar verildiğine göre bu durumda kararın kesinleşmesi halinde infaz edilmesi sonucu taşınmazın boşaltılması temin edileceğinden ayrıca tahliye yönünden bir hüküm kurulmamış olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gibi taşınmazın tahliye edilmesi hususu infaz aşamasını ilgilendirdiği halde bu doğrultuda tavzih kararı verilmesinin usul ve yasaya uygun görülmediği” gerekçesiyle usul ve yasaya aykırı bulunduğundan tavzih kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1).b.1 hükmü gereğince incelenen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının, davalının annesi olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, tavzih kararının kaldırılmasının hatalı olduğunu, el atmanın yanında davalının tahliyesine de karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, rızaya dayalı bir kullanım olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.