Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/984 K.2025/1691
7. Hukuk Dairesi 2025/984 E. , 2025/1691 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2100 E., 2024/2045 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/177 E., 2023/29 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Antalya ili, ... ilçesi,... Mahallesi, 1634 ada 7 parsel, 1729 ada 2 parsel, 1679 ada 6 parsel, 1648 ada 1 parsel, aynı yer ... Mahallesi, 232 ada 1 parsel, 233 ada 1 parsel sayılı taşınmazlarda hissedar olduğunu, dava dışı ...ın dava konusu taşınmazlardaki hisselerini 30.05.2019 tarihinde toplam 59.000,00 TL bedel karşılığında davalıya sattığını, bu satışların pay sahiplerine bildirilmediğini, taşınmazlarda fiili taksim yapılmadığını ileri sürerek, müvekkilinin yasal ön alım hakkı gereğince davalı üzerindeki taşınmaz hissesinin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin satın almış olduğu pay sahibinin davacının annesi olduğunu, bu nedenle satıştan davacının haberdar olduğunu, taşınmazda fiili taksimin bulunduğunu, taşınmazların gerçek satış bedelinin toplam 600.000,00 TL olduğunu, gerçek satış değeri üzerinden satış bedellleri ve tapu masraflarının depo edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "kişinin kendi muvazaasına dayanamayacağı, resmi satış akdinde belirtilmiş değerin aynı nispette başka bir delil ile ispat edilemediği anlaşıldığından resmi satış bedeli ve tapu harcı üzerinden depo kararı verilerek, yapılan keşif esnasındaki gözlemde, dinlenen tanık beyanlarında, bilirkişi raporunda ve dosya içerisindeki diğer delillerde fiili taksimin gerçekleştiğine yönelik delil bulunmaması nedeniyle fiili taksimin olmadığı, şufa davasının yasal şartlarının da oluştuğu kabul edilerek resmi satış bedeli üzerinden davanın kabulüne" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkeme hükmünde usul ve yasaya aykırılık belirlenmediğinden davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının kardeşi ve annesinin anlatımlarından da anlaşılacağı üzere söz konusu satışlardan davacının haberdar olduğunu ve ilgili satışa rıza gösterdiğini, buna rağmen dava açmasının dürüstlük kuralına açıkça aykırılık teşkil ettiğini, davanın gerçek satış bedeli üzerinden karara bağlanması gerektiğini, davalının dava konusu taşınmazları satın aldığı tarih olan 30.05.2019 tarihinden bu yana uzunca bir süre geçtiği için güncel değerlerinin tespit edilmesi ve tespit edilecek değer üzerinden depo kararı verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda, davaya konu taşınmazların fiyatının belirlenmesinde dikkate alınan taşınmazların imar durumu hakkında herhangi bir bilgiye yer verilmemesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalının aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Resmî satış sözleşmesindeki ön alım bedelinin makul süre içerisinde depo edilmemesi ve vadeli bir mevduat hesabında değerlendirilmemesi nedeniyle pay satın alan davalıyı fakirleştirecek, ön alım hakkını kullanan davacıyı amaç dışında zenginleştirecek yorum ve sonuçlardan kaçınılmalıdır. Hakkın kullanılması hiçbir zaman davalının zararına olmamalıdır. Dava konusu paya yönelik ön alım davasının açıldığı tarih ile ön alım bedelinin depo edildiği tarih arasında uzunca bir zamanın geçtiği; davacının amacı dışında zenginleştirildiği, nemalandırılmayan satış tarihindeki miktarın depo edilmesi nedeniyle enflasyon oranında veya faiz getirisinden mahrum kalınması oranında davalının da fakirleştiği, bir tarafın diğer taraf zararına azımsanamayacak derecede oransız bir çıkar sağladığı, bu durumun 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olacağı açıktır. Mahkemelerce, ön inceleme tarihi itibarıyla resmî senetteki bedelin, satış masraflarıyla birlikte, vadeli bir mevduat hesabında depo edilmesine karar verilerek yargılama sürecinin uzaması nedeniyle ön alım bedelinde meydana gelecek değer kaybının önüne geçilmesi sağlanmış olacaktır.
Somut olayda; 29.11.2022 tarihli oturumda alınan ara kararla davalı tarafın taşınmaz satış bedeli ile masraflar toplamı olan 60.940,00 TL ön alım bedelinin Mahkeme veznesine yatırılması için iki haftalık kesin sürenin verildiği, paranın önce Mahkeme veznesine depo edildiği, daha sonra 02.01.2023 tarihinde vadeli hesaba yatırıldığı görülmektedir.
Ne varki, Mahkemece yapılması gereken iş, konusunda uzman bilirkişiden denetime elverişli şekilde rapor alınarak; resmî senette yazılı satış bedeli ile tapu masrafı toplamı olan 60.940,00 TL'nin ön inceleme duruşmasının yapıldığı tarih olan 28.12.2021 tarihinden itibaren depo edildiği 02.01.2023 tarihine kadar geçen sürede vadeli bir mevduat hesabına yatırılması hâlinde getireceği nemanın bilirkişiye hesaplattırılarak tespit edilecek bedel depo edildikten sonra işin esası hakkında bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, açıklanan nedenlerle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.