Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/3585 K.2025/1705

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3585 📋 K. 2025/1705 📅 27.03.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/3585 E.  ,  2025/1705 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3410 E., 2024/683 K.
DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ... vd.
DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... vd.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/115 E., 2022/304 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA ve BİRLEŞTİRİLEN DAVA
1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; muris ...'ın 19.08.2013 tarihinde öldüğünü, murisin Konya 2. Noterliğinin 06.12.1996 günlü ve 33931 yevmiye sayılı vasiyetnameyi düzenlediğini, vasiyetnamenin açılıp okunduğunu, murisin dava konusu vasiyetname ile 2 adet bağımsız bölümü davalı ... Vakfına vasiyet ettiğini, murisin işlem sırasında fiil ehliyetinin bulunmadığını iddia ederek vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; asıl davanın konusu olan vasiyetnamenin düzenlendiği sırada müvekkillerinin murisi ...'ın fiil ehliyetinin bulunmadığını, vasiyetnamenin şekle uygun düzenlenmediğini, vasiyetnamedeki tarihin bilgisayar yazıcısından alınan metinde yer almış olmasının vasiyetnamenin önceden hazırlandığını gösterdiğini, imzaların sonradan atıldığını, işlem tarihinin vasiyet eden ve Noterin imzasından önce atılması durumunun işlemi geçersiz hale getireceğini iddia etmiş, 26.05.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile dava konusu vasiyetnamede işlem birliğinin bulunmadığını, ölüme bağlı işlemin tanıklarının murisi tanımadığını, vasiyetnamenin tanıklarca usulen imzalandığını belirterek vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili asıl ve birleştirilen davada cevap dilekçelerinde özetle; vasiyetnamenin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.09.2022 günlü ve 2022/115 Esas, 2022/304 sayılı kararı ile; murisin işlem sırasında fiil ehliyetinin bulunduğunun ATK raporu ile sabit olduğu, vasiyetnamenin şekle uygun olduğu gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Hükmün davacılar vekili ve birleştirilen davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
A.1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1.İstinaf incelemesinde şekle ilişkin itiraz nedenlerinin incelenmediğini,
2.Kararın gerekçesinin yetersiz olduğunu,
3. ATK raporunda murisin demans hastalığının ne zaman ortaya çıkmış olduğunun bilinmediğine dair bilimsel bilgiye rağmen murisin işlem tarihinde akıl hastalığının bulunmadığına dair tespitin hatalı olduğunu,
4.Rapora itirazının dikkate alınmadığını,
5.Murisin ruh ve sinir hastalıkları hastanesine yatışında düzenlenen raporda demans ve alzheimer teşhisi konulduğunu, murisin hastalıklarının geçmişe yönelik ne kadar etkisinin olacağının ATK raporunda tartışılmadığını belirtmiştir.
A.2.Birleştirilen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1.Temyize konu kararda vasiyetnamenin şekle aykırılığının incelenmediğini,
2. İşlem tarihinin murisin imzalamasından sonra yazılmış olmasının imkansız olduğunu, zira tarihi de kapsayan tüm metnin önceden yazıcıdan çıkarıldığını, yasanın aradığı işlem silsilesinin takip edilmediğini, işlem sırasının değiştirilmiş olduğunu,
3.İşlemde birlik prensibinin uygulanmadığını,
4.Kararın gerekçesinin yetersiz olduğunu,
5.Eksik inceleme ile karar verildiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl ve birleştirilen dava, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Yapılan inceleme sonucunda temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.