Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/3353 K.2025/1666

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3353 📋 K. 2025/1666 📅 26.03.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/3353 E.  ,  2025/1666 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/270 E., 2024/601 K.
DAVALILAR : 1. ... vekili Avukat ...,
2. Hazine vekilleri Avukat ... vd.
3. ... vekili Avukat ...
4. ...Belediye Başkanlığı vekili Avukat ...
İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya (Kapatılan) 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/33 E., 2023/121 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; İl Mera Komisyonunun 21.10.2020 tarihli kararı ile Hazineye ait olan taşınmazın meraya dönüştürüldüğünü, davaya konu Malatya ili, ...ilçesi,...Mahallesi,...mevkii 193 ada 1 parselde bulunan taşınmazın davacı tarafından meyve bahçesi olarak kullanıldığını, tarıma uygun hâle getirildiğini, 300 ağacın olduğu yerin meraya uygun olmadığının açık olduğunu, yeterli araştırma yapılmadan taşınmazın meraya dönüştürüldüğünü ileri sürerek İl Mera Komisyonunun 21.10.2020 tarihli kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... İl Tarım ve Orman Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; davacının davayı açmakta aktif husumet ehliyetinin olmadığını, alınan kararın doğru olduğunu, tahsis işlemlerinin devam ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davanın idare mahkemesinde açılması gerektiğini, kanunda yer alan sürelerde açılmadığını, uygulamaların kanuna uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın 30 günlük sürede açılmadığını, davada husumetinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
4. Davalı ...Belediyesi Başkanlığı vekili; yasal hasım olduğundan yargılama gideri ve vekâlet ücretine mahkum edilmemelerini gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Hazineye ait taşınmazların mera kaynakları kapsamına alınmasına ilişkin karara karşı dava açma yetkisinin mülkiyet hakkı sahibi Hazineye ait olduğu, kira ilişkisi veya benzeri bir nedene dayanılarak mülkiyet hakkı sahibi Hazinenin kullanmadığı dava açma yetkisinin davacı tarafından kullanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının Hazinenin mülkiyetinde olan taşınmaz ile ilgili Komisyon tarafından alınan kararın iptalini isteme konusunda davacının aktif husumetinin bulunmadığı, dolayısıyla davacının davasının aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddedilmesinin yerinde olduğu, davacı tarafından tapu iptali ve tescil isteminde bulunulmadığı da dikkate alınarak davacının davayı açmakta hukuki yararlarının da mevcut olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; deprem sonrasında mera vasfındaki arazilerin tekrardan Hazine adına tescil edilerek ardından TOKİ'ye devredildiğini, davanın konusuz kaldığını ve dava açma sırasında haklı olduğunu, yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu olmadığını, davanın kadastro mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davacı tarafından taşınmazın kullanıldığını, ecrimisil bedellerinin ödendiğini, mera kanununda kimlerin dava açabileceğinin düzenlenmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, İl Mera Komisyon kararının iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.