Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2862 K.2025/1515

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2862 📋 K. 2025/1515 📅 18.03.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/2862 E.  ,  2025/1515 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/533 E., 2024/663 K.
DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ...
DAVALILAR : ... vd. vekilleri Avukat ... vd.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/88 E., 2021/223 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerinin murisi...in 14.08.2016 tarihinde vefat ettiğini, vefatından önce vasiyetname düzenlediğini, söz konusu vasiyetnamenin ölüme bağlı tasarrufta bulunma şartlarına uygun olarak düzenlenmediğini, hukuka aykırı olduğunu, murisin vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte 72 yaşında olduğunu, murisin şeker hastalığı ve kalp hastalığının bulunduğunu, murisin vefatından kısa süre öncesinde acile kaldırıldığını, taburcu edildikten sonra 10.05.2016 tarihinde ... Toplum Sağlığı Merkezi Aile Hekimliğinden alınan sağlık raporuyla ... Noterliğinden 10.06.2016 tarihinde 432 yevmiye numarasıyla resmi şekilde vasiyetname düzenlenmiş olduğunu, akabinde 14.08.2016 tarihinde vefat ettiğini, lehine vasiyet yapılanların miras bırakan üzerinde manevi korku yarattıklarını belirterek; vasiyetnamenin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davacılar vekili 08.10.2021 tarihinde kısmı ıslah ile terditli olarak tenkis talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili Avukat ... cevap dilekçesinde özetle; muris...in vasiyetnameyi kendi iradesi ile yaptığını, hiçbir baskı altında bulunmadığını, akıl sağlığının yerinde olduğunu, murisin 12 çocuğu arasında mirasının eşit şekilde bölündüğünü, murisin vasiyet yapmadan önce doktorlardan rapor aldığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vasiyetnamenin iptali talebi yönünden davanın esastan reddine, tenkis talebi yönünden ise hakdüşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; vasiyetnamenin iptali şartlarının oluşmadığını, tenkis talebi açısından hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflarınca kısmi ıslah talebinde bulundukları halde yerel mahkemenin resmi vasiyetnamenin iptali talebi tenkis talebinin hakdüşürücü süre geçmiş olduğu gerekçesiyle reddine dair verdiği kararın hukuka ve kanuna aykırı olarak verildiğini, resmi şekilde düzenlenen vasiyetname gerek içerik açısından detaylı olmadığı, gerekse de tarihsel boyutta dikkate alındığında sağlık durumunun kötüye gittiği bir dönemde hazırlanmasının iptalini gerektirmekte olduğunu, Adli Tıp Raporuna karşı yapılan itirazın değerlendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını dava ve talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali, olmazsa tenkis istemlerine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.