Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2882 K.2025/1510
7. Hukuk Dairesi 2024/2882 E. , 2025/1510 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/815 E., 2024/678 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ferizli Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/288 E., 2024/42 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 10.12.2012 tarihli satış vaadi sözleşmesiyle dava konusu 549 parsel sayılı taşınmazdaki hisselerini müvekkiline satmayı vadettiğini, müvekkilinin satış bedelini ödemesine rağmen davalının sözleşmeye konu hisseyi müvekkiline devre yanaşmadığını belirterek, dava konusu taşınmazda davalı adına kayıtlı payın müvekkili adına tesciline veya bu payların dava tarihindeki rayiç değerinin müvekkiline ödenmesine, olmaması halinde ödenen satış bedelinin ödeme gününden itibaren faiziyle ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, hissesini satmak istemediğini, neye imza attığını bilmediğini, taşınmazı yıllardır davacının kullandığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla verilen kesin süre içerisinde eksik harç ikmal edilerek yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; eksik harcın ikmaline yönelik verilen kesin sürenin usulüne uygun olmadığını ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini beyan ederek ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 90.maddesi gereğince; süreler, kanunda belirtilir veya hakim tarafından tespit edilir. Kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, hakim kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez. Hakim, kendisinin tespit ettiği süreleri, haklı sebeplerle artırabilir veya eksiltebilir; gerekli gördüğü takdirde, bu konudaki kararından önce tarafları da dinler.
6100 sayılı Kanun'un 94. maddesi gereğince; kanunun belirlediği süreler kesindir. Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Aksi halde, belirlenen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir. Bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez. Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar.
Kanun ya da hakim tarafından tayin edilmiş olan kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen işlem bazen davanın kaybedilmesi sonuçlarını da doğurmaktadır. Davaların uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere konan kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır. Bu nedenle de hakim tarafından kesin süre verilirken;
1-Kesin süreye konu işlemin gerekli ve tarafların yerine getirebileceği bir işlem olması,
2-Verilen sürenin işlemin yapılması için yeterli ve makul bir süre olması, duruşma gününe kadar kesin süre nedeniyle yapılacak işlem sonrası başka bir işleme gerek yok ise bu sürenin takip eden duruşma gününe kadar verilmesi,
3-Yapılacak iş veya işlemler birer birer, varsa masraflarının da miktarıyla birlikte açıkça gösterilmesi,
4-Sürenin kesin olduğu ve sonuçlarının tarafa açıklanması zorunludur.
Yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda somut olaya gelince; İlk Derece Mahkemesince, 11.07.2023 tarihli duruşmada, "Davacı vekilince, Harçlar Kanunu gereği dava değeri üzerinden belirlenen ve peşin yatırılan harcın mahsubu ile bakiye kalan 18.337,82 TL eksik harcın ikmali için 2 haftalık süre verilmesine, eksik harcın tamamlanmadığı takdirde dosyanın işlemden kaldırılacağının ihtarına" şeklinde verilen ara karar uyarınca, kesin sürede eksik harcın yatırılmadığı gerekçesiyle 17.10.2023 tarihli duruşmada dosyanın işlemden kaldırılmasına ve 18.02.2024 tarihinde kesin süre içerisinde eksik harç ikmal edilerek yenilenmemiş olması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmişse de; 11.07.2023 tarihli ara karar, dava değeri ile peşin yatırılan harcın miktarı açıkça belirtilmediğinden, eksik harcın nereye yatırılacağı ve kesin süre içerinde yatırılmamasının yasal sonuçları ayrıntılı şekilde gösterilmediğinden usulüne uygun olmayıp, bu ara karara dayalı olarak dosyanın işlemden kaldırılması ve sonrasında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.