Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/4331 K.2025/1524
7. Hukuk Dairesi 2023/4331 E. , 2025/1524 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/202 E., 2023/222 K.
ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN
DAVADA DAVACI : ... Kaya Mirasçıları ... vd. vekili Av. ...
ASIL
DAVADA DAVALI :1. ... mirasçıları ...vd. vekili Av. ...
2. Hazine vd.
BİRLEŞTİRİLEN
DAVADA DAVALI : ... mirasçıları ...vd. vekili Av. ...
İlk Derece Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davalılar ...vd. vekili tarafından duruşmasız olarak, asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşma talep eden asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... Boyraz, davalı Hazine vekili Av. ..., davalılar ...vd. vekili Av. ...geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacılar vekili asıl davada; davacıların murisi ... Kaya ile davalıların murisi ... arasında akdedilen 01.02.1980 tarihli harici satım sözleşmesi ile İstanbul ili, ...ilçesi, ... Köyü, ...Mevkiinde bulunan 4000 m²'lik 1 numaralı özel parselin satın alındığını, taşınmazın muris ve davacı mirasçılar tarafından kullanıldığını ileri sürerek harici satım sözleşmesi ile satın alınarak kullanılan taşınmazın imar uygulamaları sonucu davalılar adına oluşturulan tapularının (7036 ada 1, 2, 3, 4, 5) iptali ile davacılar adına tesciline, bu mümkün olmazsa taşınmazın değerinin hesaplanarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacılar vekili birleştirilen davada; 01.02.1980 tarihli harici satım sözleşmesine dayanılarak 7036 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6; 7039 ada 3 parsel; 7040 ada 3 parsel; 7042 ada 17 parsel; 7046 ada 5 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline; mümkün olmaması hâlinde rayiç bedellerinin davacılara verilmesini talep etmiştir.
3. Davacılar vekili ıslah dilekçesinde; alacak talebini 5.796.438,86 TL'ye yükseltmiştir.
4. Davacılar vekili; davalılardan Hazine,... ve ... hakkındaki davalarını atiye bıraktığını belirtmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Maliye Hazinesi vekili; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, bu davanın derdest dava olduğunu, taşınmazın imar ve ihyaya dayalı olarak kazanımının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ...; bu davanın derdest dava olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı ... vekili; davaya konu taşınmazı tapuya güvenerek satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
4. Davalılar ... mirasçıları ...ve diğerleri vekili; davacılar tarafından sunulan belgenin satış sözleşmesi olmadığını, taşınmazın bedelinin belirlenmediğini, imzanın murislerine ait olmadığını, belgede özel parsel 1 olarak belirtilen yerin tapuda karşılığının bulunmadığını, çizilen kroki ile fiili kullanımın uyuşmadığını ve zamanaşımı itirazlarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.09.2017 tarihli kararıyla; asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 12.09.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 14.02.2019 tarihli kararıyla; asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin kararının asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 20.04.2021 tarihli ve 2021/3705 Karar sayılı ilâmında; davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek dava konusu 01.02.1980 tarihli belgede, ... mirasçıları olan bir kısım davalıların imza inkarı da gözönünde bulundurularak imza incelemesi yapılması, belgedeki ... adına atılı imzanın bu kişiye ait olduğunun belirlenmesi hâlinde, 01.02.1980 tarihli belgenin, miktar yazılı olmayan harici satış senedi olarak kabul edilmesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 50 ve 51. maddeleri uyarınca satışa konu 3.500 m²’lik alanın satış tarihindeki nitelikleri gözönünde bulundurulup satış bedelinin belirlenmesi, bu bedelin denkleştirici adalet kuralı çerçevesinde dava tarihine kadar ulaştığı değerin bir hukukçu, bir serbest muhasebeci ya da mali müşavir ve bir bankacıdan oluşacak bilirkişi heyeti marifeti ile saptanması, bu miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... mirasçıları olan davalılardan alınmasına karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar vekili tarafından davalı ..., Hazine, Aysel hakkındaki davayı atiye bırakıldığı beyan edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 123. maddesi gereğince bu husus vazgeçme niteliğinde olup karşı tarafın açık rızasının gerektiği, davalılar vekillerinin açıkça rızalarının bulunmadığı anlaşıldığından bu davalılar yönündeki davanın reddine karar verildiği; davacıların ana dosyada ve birleştirilen dosyada ilk talepleri olan tapu iptali ve tescil talebi yönünden yapılan değerlendirmede; tapuya kayıtlı bir taşınmazın harici satım sözleşmesine konu olamayacağından ana dosyada ve birleştirilen dosyada davacıların tapu iptali ve tescil taleplerine yönelik davalarının reddine karar verildiği; davacıların terditli taleplerine yönelik olarak yapılan değerlendirmede ise; imzaya yönelik rapor alındığı, harici satış sözleşmesindeki imzanın muris ...'na ait olduğunun tespit edildiği, bunun üzerine taşınmazın satış tarihindeki değerinin tespit edilerek denkleştirici adalet ilkesi gereğince değerinin belirlenmesi için rapor alındığı, davacılar vekili tarafından ıslah dilekçesi vermek suretiyle talep artırılmış ise de, dilekçenin talep arttırım dilekçesi olduğu, bu nedenle alacağın zamanaşımına uğramadığı, faizin de ilk dava (08.09.2014) tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı gerekçeleriyle davacıların ana dosyada ve birleştirilen dosyada tapu iptali ve tescil talebine yönelik davalarının reddine, davacıların terditli talepleri olan ana dosyada ve birleştirilen dosyada bedele yönelik olarak davalılar ... mirasçıları aleyhinde açmış oldukları davanın talep arttrım dilekçesi doğrultusunda kabulüne; 5.796,438,86 TL' nin davalılar ... mirasçılarından dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacıların terditli talepleri olan ana dosyada bedele yönelik olarak diğer davalılar Hazine, ... ve ... aleyhinde açmış oldukları davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece 24.05.2023 tarihli ek karar ile, gerekçeli kararın hüküm kısmının 2. bendinde 5.796.438,86 TL yazılması gerekirken sehven 5.796,438,86 TL olarak yazıldığı gerekçesiyle bu ifadenin 5.796.438,86 TL şeklinde tashihine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde özetle; alacak taleplerinin sözleşmenin tarafı olan ... mirasçılarından talep edildiğini, bu nedenle diğer davalılar hakkında davanın reddine karar verilip davalılar lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ... mirasçıları dışındaki mirasçılar yönünden davanın ıslah edilmediğini, kaldı ki bu davalılar bakımından davaların atiye bırakıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; belgedeki imzanın murislerine ait olmadığını, mahkemece alınan tek kişilik bilirkişi raporuna itiraz edildiği, Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, tazminat yönünden alınan iki raporun bedel yönünden çelişkili olduğunu, raporlara itiraz edildiğini, çelişkinin giderilmediğini, bedelin ödendiğinin davacılar tarafından ispat edilemediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, harici satım sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescil, terditli alacak istemine ilişkindir.
6100 sayılı Kanun'un "Bilirkişi raporuna itiraz" başlıklı 281. maddesinde; tarafların bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılması; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır. Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup hüküm kurmaya dayanak yapılabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez.
Somut uyuşmazlıkta; imza incelemesi yönünden davacılardan 01.02.1980 tarihli sözleşme aslı temin edilerek çeşitli kuruluşlardan davalıların murisi ...'nun imza örneklerini içerir evrak asıllarının dosya içerisine alındığı, toplanan imza örneklerine göre sözleşme altındaki imzanın davalıların murisinin eli ürünü mahsülü olup olmadığı hususunda grafoloj uzmanı bilirkişiden rapor alındığı, bilirkişi tarafından hazırlanan raporda; sözleşme altındaki imzanın davalıların murisi ...'nun eli mahsulü olduğunun belirtildiği, davalı ... mirasçıları ...ve diğerleri tarafından rapora itiraz ederek Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasının istendiği, mahkemece alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaati ile bu talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemeye sunulan bilirkişi raporuna, davalı ... mirasçıları ...ve diğerleri vekili tarafından süresinde itiraz etmiş olması karşısında Mahkemece, Adli Tıp Kurumundan denetime ve hüküm kurmaya elverişli bir rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, bozma ilâmı uyarınca satış bedelinin belirlenmesi amacıyla Mahkemece iki ayrı bilirkişi kurulundan rapor alındığı, raporlar arasında bedel yönünden açık farklılık bulunduğu, buna rağmen mahkemece bu çelişki giderilmeksizin ve hükme esas alınan rapora neden itibar edildiği açıklanmaksızın hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Hâl böyle olunca, öncelikle 01.02.1980 tarihli harici satım sözleşmesi altındaki imzanın davalıların murisi ...'nun eli ürünü olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden taraf ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınması, imzanın ...'na ait çıkması hâlinde bedel yönünden iki rapor arasındaki çelişki giderilerek üçüncü bilirkişi kurulu oluşturularak bozma kapsamına uygun şekilde hesaplama yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 28.000,00 TL’nin asıl ve birleştirilen davada davacılardan alınarak davalılar ... mirasçıları ...ve diğerlerine verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.