Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/385 K.2025/1498

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/385 📋 K. 2025/1498 📅 17.03.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/385 E.  ,  2025/1498 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/56 E., 2024/300 K.
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVADA DAVACI : ... vekilleri Avukat ... vd.
ASIL DAVADA DAVALI : ... vekili Avukat ...
ASIL DAVADA DAHİLİ DAVALILAR
VE BİRLEŞEN DAVADA
DAVALILAR :... vd.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; asıl davada dahili davalılar-birleştirilen davada davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davaya konu 11074 parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu, yapılan aplikasyon ve sınır tespiti çalışması sonucunda 7913 parselin duvar ve müştemilatının müvekkilin parseline tecavüz ettiğinin ortaya çıktığını belirterek müvekkilinin 11074 parselde malik olduğu 02.08.2013 tarihinden itibaren dava tarihine kadar dönemsel faizleriyle birlikte şimdilik 1.000,00 TL ecrimisil ile el atmanın önlenmesini ve tecavüzlü kısımların yıkılarak eski hale getirilmesini talep etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; asıl davaya benzer gerekçeler ile el atmanın önlenmesi, tecavüzlü kısımların yıkılarak eski hâle getirilmesi, yıkım masrafları ve ecrimisil talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı şirket yetkili temsilcisi cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tamamında malik olmadıklarını, tapudaki payları oranında davada sorumluluklarının bulunduğunu, bilirkişiler tarafından (A) harfi ile gösterilen kısmın kendilerine ait olduğunu, bu kısım dışındaki tecavüzlü kısımlardan sorumlulukları bulunmadığını ileri sürmüştür.
2. Asıl davada dahili davalılar-birleştirilen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından vekil edenleri aleyhine daha önce Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/422 Esası üzerinden el atmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil davası açıldığını, asiller arasında sulh yapıldığını, davalılar tarafından tecavüzün sonlandırıldığını, tekrar dava açılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, ilgili dosyanın celbi gerektiğini, hali hazırda hukuka aykırı bir fiilin devam etmediğini, müvekkillerinin 31.10.2014 tarihinde malik olmasına rağmen davacının 02.08.2013 tarihinden itibaren ecrimisil talebinde bulunduğunu, dava konusu taşınmazın 1978 senesinde inşaatı bitirilerek kullanıma başlandığını, istinat duvarının (eski plana göre) tapu ve çapına uygun inşa edildiğini, belediye tarafından yapılan plan değişikleri nedeniyle kaymaların meydana geldiğini ve davacının dürüstlük kuralına aykırı davrandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.02.2019 tarihli karar ile; davanın kısmen kabulüne, “...7913 parsel sayılı taşınmazın aynı yer 11074 parsel sayılı taşınmaza müdahalesinin önlenmesine, fen bilirkişisi Nasuhi Köklü'ye ait 25.12.2015 tarihli raporda A ve B harfi ile gösterilen toplam 130,65 m2'lik tecavüzlü kısmın yıkılarak eski haline getirilmesine, yıkım masrafları 5.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin ve sair taleplerinin reddine...” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 12.02.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı yetkili temsilcisi tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.10.2029 tarihli kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun ile değişik 341/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı miktar itibarıyla kesin olduğundan davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin reddine, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 24.10.2019 tarihli kararının süresi içinde davalı yetkili temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, dava değerinin yasal kesinlik sınırı altında kaldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu ve davacı yönünden istinaf itirazları incelenerek bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.06.2022 tarihli karar ile; davanın kabulüne, davalının dava konusu taşınmaza el atmasının önlenmesine, tecavüzlü kısmın yıkılarak eski haline getirilmesine, 5.000,00 TL yıkım masrafı ile 2.092,39 TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.06.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı yetkili temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, “... Mahkemece davalının savunması yönünde el atmanın önlenmesi ve kal talep edilen yapıların kime ait olduğu, kat mülkiyeti kurulu taşınmazda ortak alanda kalıp kalmadığı tespit edilerek, ortak alanda kaldığının tespiti halinde diğer kat maliklerinin tamamının davada yer alması gerekliliği de gözetilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir....” Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmiştir
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; davalıların dava konusu taşınmaza duvar yapmak suretiyle tecavüz ettiği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların kabulü, davalıların dava konusu taşınmaza el atmasının önlenmesine, tecavüzlü kısmın yıkılarak eski haline getirilmesine, 5.000,00 TL yıkım masrafı ile 2.092,39 TL ecrimisil bedelinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
Asıl davada dahili davalılar-karşı davada davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidildiğini, davacı tarafından vekil edenleri aleyhine daha önce Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/422 Esası üzerinden el atmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil davası açıldığını, asiller arasında sulh yapıldığını, davalılar tarafından tecavüzün sonlandırıldığını, ilgili dosyanın celp edilmediğini, tekrar dava açılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, İlk Derece Mahkemesince bu hususların göz ardı edildiğini, huzurlarında keşif yapılmadığı gibi keşif taleplerinin de değerlendirilmediğini, hali hazırda hukuka aykırı bir fiilin devam etmediğini, müvekkillerinin 31.10.2014 tarihinde malik olmasına rağmen 02.08.2013 tarihinden itibaren ecrimisilin hesaplandığını, dava konusu taşınmazın 1978 senesinde inşaatı bitirilerek kullanıma başlandığını, istinat duvarının (eski plana göre) tapu ve çapına uygun inşa edildiğini, belediye tarafından yapılan plan değişikleri nedeniyle kaymaların meydana geldiğini, beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, el atmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl davada dahili davalılar- birleştirilen davada davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Asıl davada dahili davalılar- birleştirilen davada davalılar vekilinin yıkım masrafına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; somut olayda, İlk Derece Mahkemesince her ne kadar “...Yıkım masraflarına yönelik davanın kabulü ile 5.000,00 TL yıkım masrafının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine,...” şeklinde karar verilmiş ise de infaz aşamasında belirlenerek gözetilmesi gereken yıkım masrafının davalılardan alınarak davacıya verilmesi şeklinde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Asıl davada dahili davalılar-birleştirilen davada davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Asıl davada dahili davalılar-birleştirilen davada davalılar vekilinin yıkım masraflarına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının “...Yıkım masraflarına yönelik davanın kabulü ile, 5.000,00 TL yıkım masrafının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine,...” şeklindeki (2) numaralı bendinin hüküm fıkrasından tamamen çıkarılmasına, (2) numaralı bentten sonra gelen (3), (4), (5), (6) ve (7) nolu bent başlık numaralarının silsile yoluyla sırasıyla (2), (3), (4), (5) ve (6) şeklinde düzelmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve DEĞİŞTİRİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA,
Peşin yatırılan harcın temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
17.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.