Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/879 K.2025/1493

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/879 📋 K. 2025/1493 📅 17.03.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/879 E.  ,  2025/1493 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/157 E., 2024/627 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 129 ada 25 parsel ve 403 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, davalının taşınmazlara haksız el attığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazlara el atmanın önlenmesine, 1998 – 2002 dönemine yönelik olarak 129 ada 25 parsel sayılı taşınmaz için 5.562,00 TL, 403 parsel sayılı taşınmaz için 5.958,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili yargılama aşamasındaki beyanlarında davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyarak yaptığı yargılama sonucu 19.01.2023 tarihli, 2019/89 Esas, 2023/26 Karar sayılı kararı ile; "....davalının paydaş olduğu 403 (112 ada 1) parsel sayılı taşınmaz yönünden intifadan men koşulunun ispat edilemediği..." gerekçesiyle "...davalının davacıya ait 129 ada 25 parsel sayılı taşınmazın tamamına, 403 (yeni 112 ada 1) parsel sayılı taşınmazda davacıya ait 115/240 paya vaki el atmasının önlenmesine, 129 ada 25 parsel sayılı taşınmaz yönünden; toplam 5.015,40 TL ecrimisil bedelinin 01.10.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir...." karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Mahkemenin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 18.09.2023 tarihli, 2023/3241 Esas, 2023/3882 Karar sayılı kararı ile; "...davacının dava konusu taşınmazlardan 129 ada 25 parsel sayılı taşınmazın tamamını mahkeme kararının verilmesinden önce 11.10.2016 tarihinde dava dışı ...'a satış işlemi ile devrettiği, ...'ın da taşınmazı 26.09.2017 tarihinde dava dışı ...'a sattığı, taşınmazın tapuda halen dava dışı ... adına kayıtlı bulunduğu, mahkemece HMK'nın 125/2. maddesine göre davanın kayıt malikine ihbarı ile davayı takip edip etmediği sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle "... kararının bozulmasına..." karar verilmiştir
2.Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 12.12.2024 tarihli ve 2024/157 Esas, 2024/627 Karar sayılı karar ile; "...129 ada 25 parsel sayılı taşınmaz yönünden son kayıt maliki ...'ın yargılamaya davet edildiği ve davalıya karşı açılmış davayı takip etmeyeceğini beyan ettiği, bu taşınmaz yönünden dosyanın tefrikine karar verilerek 403 parsel sayılı taşınmaz yönünden davaya devam edildiği... 403 parsel sayılı taşınmazda davalı ...'ın payının bulunduğu, keşifte ve duruşmadaki beyanlarında davalının 403 parsel sayılı taşınmazı kullandığını ikrar ettiği ancak tamamını kullanmadığını, yalnızca kendi hissesine isabet eden kısmı kullandığının belirttiği, paydaşlar arasında fiili paylaşımın bulunmadığı, taşınmazın hangi kısmının davacı payına tekabül edeceği belli olmadığından, davalının kendi hisssesi dışında kalan fazla kullanım alanının davacının hissesine isabet eden 4.908,88 m2 lik kısım olduğu..." gerekçesiyle "...davanın kısmen kabulü ile dava konusu 403 parsel sayılı taşınmazda davalı tarafından davacı hissesine yapılan müdahalenin men'ine, ecrimisil talebinin reddine..." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Mahkemenin yukarıda (IV.2.) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a.Mahkemece verilen tefrik kararının usul ekonomisine uygun olmadığını, her iki parsel yönünden el atmanın önlenmesine karar verilmesi gerektiğini,
b.Kararın gerekçesinde gösterilen tecavüzlü alanın hükümde belirtilmediğini,
c.Taşınmazların toplam değeri üzerinden vekalet ücretinin takdir edilmesi gerektiğini,
d.Ecrimisil talebinin reddinin hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a.Eski parsel numarası üzerinden hüküm kurulduğunu,
b.Davacının davasını ispatlayamadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde olmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Onama harcları peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.