Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/3169 K.2025/1499
7. Hukuk Dairesi 2024/3169 E. , 2025/1499 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1701 E., 2024/517 K.
DAVA TARİHİ : 15.03.2022
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/90 E., 2023/112 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, sunulan satış sözleşmesi ile satıcı ......'den zilyetliğin devri suretiyle İstanbul ili,... ilçesi, Battalgazi Mahallesinde kain 362 ada meydan içerisinde bulunan özel parselasyona göre 14-15 parsel olarak belirtilen taşınmazları 1996 yılında satın aldığını ve zilyetliğin devri suretiyle satın almasının akabinde ilgili belediyeye sunulan emlak vergisi beyannamesinden de anlaşılacağı üzere bildirimde bulunduğunu, davacının imkan bulduğu ölçüde belirtilen taşınmazlardaki zilyetliğini uzun yıllar sürdürmeye çaba gösterdiğini, kadastro çalışmaları kapsamında kullanıcı tespit işlemlerine en önemli dayanaklardan biri olan ilgili Belediye kayıtları göz ardı edilerek fiili kullanıcı tespiti yapılmayarak dava konusu taşınmazların Hazineye bırakılması ile davacı müvekkilinin mülkiyet haklarının kazanımının engellenmesinin hem yerleşik Yargıtay İçtihatları hem de ilgili mevzuat kapsamında hukuka aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek davalarının kabulü ile İstanbul ili,... ilçesi, Battalgazi Mahallesinde kain 362 ada meydan içerisinde bulunan özel parselasyona göre 14-15 parsel olarak belirtilen taşınmazlar ile ilgili olarak yapılan kadastro tespitinin düzeltilmesine, tapu kaydının iptaline ve davacı adına tesciline, tescilinin mümkün olmaması halinde şimdilik 1.000,00 TL zararlarının tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili beyan dilekçesinde özetle; deliller toplanıncaya kadar cevap haklarını saklı tuttuklarını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... dava konusu edilen taşınmazın, eski Paşaköy 668 parsel içerisinde kaldığı, bu 668 parselin 766 sayılı Kanun uyarınca işlem gördüğü ve 18/04/1968 tarihinde itirazsız kesinleşen kadastro tutanağı uyarınca Hazine adına tescil edildiği, bu parsele ilişkin... Belediyesi tarafından 2012 yılında imar uygulaması yapıldığı ve dava konusu alanın park (meydan) alanı olarak bırakıldığı ve bu alana ayrı bir parsel numarası verilmediği, dava konusu alanın kurban kesin alanı olarak kullanıldığı, üzerinde zilyetliğe işaret eder bir yapı veya tarımsal faaliyet bulunmadığı, davacının dayandığı satış sözleşmesi tarihinde dava konusu taşınmazın tapulu olduğu, incelenen tapu kayıtları ve dağıtım cetvellerinde davacının ve zilyetliği devraldığını iddia ettiği ...... adına rastlanmadığı, açılanan sebeplerle dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanma koşullarına tabi olmadığı ve zilyetlikle kazanım koşulları oluşmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davacı vekilinin istinaf sebepleri değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazın ... ilçesi,...'nde 766 sayılı Tapulama Kanununa göre yapıları tapulamada senetsizden tahdit ve tesbit görüp 18.04.1968 tarihinde Maliye Hazinesi adına tescil edildiği, 01/11/2005 tarihinde yapılan imar uygulaması sonucu parka (meydan) terk edilen alanda kaldığı, her ne kadar davacı tarafından taşınmazın 1996 yılında üçüncü kişiden satın alındığından bahisle işbu dava açılmış ise de taşınmazın niteliği itibarıyla zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı anlaşılmakla yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı vekilinin istinaf talebi değerlendirildiğinde, dava açılırken dava değerinin 1.000,00 TL olarak bildirildiği ve bu miktar üzerinden davanın harçlandırıldığı, harçlandırılan değer üzerinden vekalet ücretine hükmedildiği anlaşıldığından davalı vekilinin buna ilişkin istinaf nedenleri de yerinde değildir..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece Tapu Müdürlüğü ve... Belediyesine müzekkere yazılmadığını, gerekli araştırmanın yapılmadığını, davacının taşınmazı satın aldığı tarihte taşınmazın park (meydan) olarak terk edilen alanda kalmadığını, davacının kamu kurumlarına güvenerek işlem yaptığını, davacının haklarının zarar gördüğünü belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.