Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2904 K.2025/1100
7. Hukuk Dairesi 2024/2904 E. , 2025/1100 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2070 E., 2024/968 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/6 E., 2023/207 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...'nın Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi 156 ada 1106 parsel numaralı taşınmazda paydaş olduğunu, davalı ... Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin taşınmazda hissedar bulunan ... ...'in 2523/7568 hissesini ve ... ...'in 1261/7568 hissesini 28.06.2021 tarihinde 3.405.700,00 TL bedel ile satın aldığını, davalı ... Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin Ankara 5. Noterliğinin 03.08.2021 tarih 8927 yevmiye No.lu ihtarnamesi ile davacı müvekkiline 05.08.2021 tarihinde bildirdiklerini, satış bedeli olan 3.405.700,00 TL’yi ve alıcıya düşen tapu harç ve giderlerini Mahkemece belirlenen yere depo etmeye hazır olduklarını belirterek 156 ada 1106 parsel sayılı taşınmazda davalıya ait 3784/7568 (1/2) payının tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili, davacının Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi 156 ada 1106 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, dava dışı ... ... ve ... ...'in hisselerini 3.405.700,00 TL bedelle devrettiklerini öğrendiklerini, önalım hakkının kullanılmasını engellemek için satış bedelinin yüksek gösterildiğini belirterek davaya konu davalıya ait payın tapu kaydının iptali ile davacı Şirket adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili, dava konusu taşınmazın alım-satım bedelleri ile tapu harç ve masraflarının, içerisinde bulundukları ekonomik koşullar nedeniyle Türk lirasının her geçen gün değer kaybetmesi ve satın alma gücünün kaybı nedeniyle dava süreci de gözetilerek davalının mağduriyetine sebebiyet vermemesi için en kısa sürede Mahkemece belirlenecek yere depo edilmesi şartıyla davayı kabul ettiklerini savunmuştur.
2.Birleşen davada davalı vekili, davacı tarafın bedelde muvazaa iddiasının doğru olmadığını, muvazaa iddiasını kabul etmemekle birlikte resmî akit tablosundaki satış bedelinin nemalandırılmak suretiyle davacı tarafa depo ettirilmesinin gerektiğini, müvekkilinin satışı davacıya bildirdiğini ve iyiniyetle yasaya uygun biçimde hareket ettiğini, müvekkilinin davanın açılmasına kendi hâl ve davranışlarıyla sebebiyet vermediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleştirilen dosya davacısının taşınmazdaki payının davacı tarafından satın alındığı, taşınmazın güncel tapu kaydına göre 14126375/706357388 payın mülkiyetinin davacıya, 1/2 hissenin ise davalıya ait olduğu, satın alınan hisselerin toplam bedelinin 3.405.700,00 TL ve davalının yaptığı resmî satış masraflarının da 68.114,00 TL olduğu, davalının da satış bedeli ve satış masrafının kendisine ödenmesi hâlinde davayı kabul etmiş olduğu da nazara alınarak davacı vekilince belirtilen önalım bedeli depo edildiğinden davanın kabulüne ve yine Milas 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/450 Esas 2023/131 Karar sayılı birleştirilen davada, birleştirilen dosyanın davacısının hissesini asıl dava davacısı ...'ya devretmiş olması nedeniyle birleştirilen davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili ile asıl ve birleştirilen davada davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleştirilen dosya davacısı Sinpaş Şirketinin taşınmazdaki 125/1892 oranındaki hissesinin tamamını asıl dosya davacısı ...'ya satarak devrettiği ve artık malik sıfatı kalmaması sebebiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi ve yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiği, asıl dosya yönünden dava konusu payın satış bedeli ile ödenmesi zorunlu harç ve masrafların toplamından ibaret olan önalım bedelinin makul süre içerisinde depo edilerek vadeli bir mevduat hesabında değerlendirildiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, ancak asıl dosyada davalının kabulü bulunduğundan dava değeri olan 3.473.814,00 TL üzerinden hesaplanan 255.214,42 TL vekâlet ücretinin 1/2 oranında olmak üzere davacı lehine 127.607,21 TL vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiği ve ayrıca önalım hakkı dava yoluyla kullanılabileceğinden davalı davayı kabul etse bile yargılama giderlerinden sorumlu olacağı gerekçesiyle asıl davada davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl davada davacı ... vekili ve birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekâletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi, davalının bunlardan sorumlu tutulmaması gerektiğini, dava dışı irade açıklamasının önalım hakkının kullanılması açısından mümkün olmadığını, davalının davaya konu hisseleri satın alma keyfiyetini Ankara 5.Noterliğinin 03.08.2021 tarih ve 8927 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı tarafa bildirdiğini, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışlarıyla sebebiyet vermemiş olduğunu ve cevap dilekçesi ile de davayı kabul ettiğinin göz önüne alınarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 312/2 hükmü gereğince yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini,
2. Alım satım ve tapu harç ve masrafları için ödenen bedelin, denkleştirici adalet ilkesi gereğince günümüz ekonomik koşullarına göre yeniden uyarlanarak güncel değerinin belirlenmesi ve aradaki farkın da tazminat olarak tarafına ödenmesine karar verilmesi gerektiğini,
3. Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçe içermediğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.