Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4967 K.2025/1085

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4967 📋 K. 2025/1085 📅 26.02.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/4967 E.  ,  2025/1085 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/116 E., 2024/115 K.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalıların müvekkiline ait taşınmaza tecavüzde bulunduklarını ileri sürerek; el atmasının önlenmesine, muhdesatın kal'ine, taşınmazın eski hale getirilmesine, dava tarihinden itibaren geriye dönük 5 yıl için 6.500,00 TL ecrimisilin işgal tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; dava konusu alanda yapılan imar uygulaması sonucunda davacının taşınmazda malik olduğunu, imar düzenlenmesinin Adana 1. İdare Mahkemesinin 2007/2180 Esas ve 2008/644 Karar sayılı ilamı ile iptal edildiğini, imar düzenlenmesinin iptal edilmesiyle davacının taşınmazda malik sıfatının belirsiz hale geldiğini, davalılardan ...'ın dava konusu taşınmazda herhangi bir kullanımının olmadığını belirterek; yeni yapılacak imar düzenlemesi ile tarafların hukuksal durumlarının değişebileceğinden öncelikle yapılmakta olan bu düzenleme sonucunun beklenmesini, tarafların hukuki durumlarının bu düzenleme sonucunda belirlenerek dosya hakkında karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, “davanın reddine” karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince: “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olduğunu söyleyebilme imkanı olmadığı, taşınmazın bulunduğu bölgede yapılan imar uygulamasının iptali için dava açıldığı, bu davanın akıbetinin bilinmediği, öncelikle söz konusu davanın geldiği aşamanın belirlenmesi, yerel ve uzman bilirkişiler aracılığıyla taşınmazın bulunduğu yerde keşif yapılmak suretiyle davaya konu muhdesatın yapıldığı tarihin belirlenmesi, işgal durumunun 3194 sayılı Yasa'nın 18. maddesinden kaynaklanan imar uygulaması nedeniyle oluşup oluşmadığının duraksamaya yer vermeksizin belirlenmesi, bu doğrultuda imar uygulamasından önceki ve sonraki tüm tapu kayıtlarının kapsadığı alanın teknik bilirkişi aracılığıyla tespit edilmesi gerekirken eksik soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; “13/04/2023 tarihli keşif mahallinde imza altına altına alınan beyanında davacının; ‘benim dava konusu ettiğim ve yıkılmasını talep ettiğim alan ve yapı 7 No.lu parsel içerisinde kalmaktadır.... ... aile kasabı isimli yapının kal’ini dava dilekçesinde istemiştim.’ şeklinde beyanda bulunduğu, dava konusu taşınmazın 10519 ada, 7 parsel olduğu, 7 parsel sayılı taşınmazda davacının payına karşılık kullanabileceği C, D harfleri ile belirtilen alanlar ile dava konusu alanda kullanılmayan 196,00 m² alan olmak üzere 326,00 m² alan bulunduğu, davalının ise dava konusu alanda hissesine karşılık gelen 136,00 m²'ye denk gelmesine rağmen 150,00 m² alan kullandığı, dava konusu taşınmazda davacının payına karşılık çekişmesiz olarak kullanabileceği alan mevcut olduğu; davalının dava konusu taşınmazdaki hissesinin imar düzenlemesi ile 10519 ada 7 parsele aktarılmış olması nedeniyle dava konusu taşınmazda hissesine karşılık gelen A harfi ile gösterilen 150,00 m² alanlı yapının taşınmazın ortasında kalması sebebinin imar düzenlemesinden kaynaklandığı, davacının ortaklığın giderilmesi yoluyla davaya konu uyuşmazlığı çözüme kavuşturması gerektiğine” değinilerek davacı tarafından açılan el atmanın önlenmesi, eski hale getirilme, ecrimisil ve yıkım talepli davasının dinlenme olanağı bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalıların taşınmazda paydaş olmadığı dönemde muhdesatların yapıldığını, bilirkişi raporlarının kendilerini doğruladığını, bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediğini, yapılan imar uygulamalarının iptal edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, el atmanın önlenmesi, kâl, eski hale getirme ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.