Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2362 K.2025/946
7. Hukuk Dairesi 2024/2362 E. , 2025/946 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/584 E., 2024/503 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/87 E., 2023/8 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı ... vekili ile asıl davada davalı ... ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ASIL DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların ortak miras bırakanı ...'nın 07.10.2017 tarihinde öldüğünü, taraflar dışında başkaca mirasçısının bulunmadığını, muris ...'e davacı oğlu ...'in ölene kadar baktığını, onun her türlü ihtiyacının ... tarafından sağlığında karşılandığını, bu doğrultuda muris ... tarafından davaya konu ... ilçesi, ... Köyü 803 ada 6 numaralı parsel hakkında ... 4. Noterliği kanalı ile 14.09.2017 tarihli ve 8508 yevmiye numaralı davacı oğlu ... lehine ölünceye kadar bakma akdi düzenlendiğini, bu doğrultuda ölünceye kadar bakım akdine konu olan bu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin muris babası ... tarafından mirasçılarından mal kaçırma amacı ile muvazaalı olarak davaya konu taşınmazın davacı ... lehine ölünceye kadar bakım akdine konu edildiğini, muris ...'in bakıma muhtaç olmadığını, anılan ölünceye kadar bakım akdinin muris ...'in ölümünden çok kısa bir süre önce düzenlendiğini, bunun da muvazaayı teyit ettiğini, temlik dışı taşınmazların değerinin ölünceye kadar bakım akdine konu taşınmazın değerine oranla çok az olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
2. Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin muris babası ... tarafından mirasçılarından mal kaçırma amacı ile muvazaalı olarak davaya konu taşınmazın davacı ... lehine ölünceye kadar bakım akdine konu edildiğini, anılan ölünceye kadar bakım akdinin muris ...'in ölümünden çok kısa bir süre önce düzenlendiğini, bunun da muvazaayı teyit ettiğini, murisin ölünceye kadar bakım akdi ile aynı gün yine ... 4. Noterliğinde 8507 yevmiye numaralı vasiyetname ile davacı ...'in eşine bazı taşınmazlar vasiyet ettiğini, buna ilişkin ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/193 Esas sayılı dava dosyasında tenkis davası açılıp derdest olduğunu, davacının ölünceye kadar bakım sözleşmesi gereği bakım borçlusu olarak bakım yükümlülüğünü yerine getirmediğini, murisin temlik dışı taşınmazlarının bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. BİRLEŞTİRİLEN DAVA
Birleştirilen dava davacısı ... vekili dava dilekçesinde; davalı ile murisi arasında ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapıldığını, sözleşme ile ... Mahallesi 803 ada 6 parselde bulunan taşınmazın davalıya bırakıldığını, bu sözleşmenin yapılması sırasında murisin ehliyetsiz olduğunu, sözleşmenin mirasçılardan mal kaçırma amacı ile yapıldığını, davalının ahlaki borcu yerine getirmesi sebebi ile kazanım elde etmesinin mümkün olmadığını, davalıya bırakılan taşınmazın murisin terekesinin önemli bir bölümünü teşkil ettiğini belirterek ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali, bu mümkün değilse saklı payı oranında tenkis talep etmiş, birleştirilen davada davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
IV. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile asıl davanın kabulü ile 803 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davalı ... ... adına olan 1/3 hissesi ile davalı ... adına olan 1/3 hissesine yönelik tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
V. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleştirilen davada davacı ... vekili ile davalı ... ... vekili tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 03.04.2024 tarihli kararı ile asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı ... vekili ile asıl davada davalı ... ... vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı ... vekili ile asıl davada davalı ... ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz isteminde bulunulmuştur.
1. Asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde;
a. İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu, delillerin yeterince incelenmediğini, delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğünü,
b. Muris ...'in son yıllarını hep hasta olarak geçirdiğini, kızı ...'ün bu süreçlerde babası ile yakından ilgilendiğini, ölümünden 23 gün önce ölünceye kadar bakım sözleşmesi yaptığı nazara alındığında muvazaa ve mal kaçırma iddialarının teyit olunduğunu,
c. Murisin gerçek iradesinin ölünceye kadar bakım akdi olmadığını, murisin akit tarihinde okuma yazması olduğu halde parmak basarak resmi sözleşmenin tanzim edilmesinin sözleşmeyi geçersiz hale getirdiğini, çünkü murisin parmak bastığının dahi bilincinde olmadığını, tanık beyanları dikkate alındığında ve diğer tüm deliller birlikte incelendiğinde asıl davanın reddinin, birleştirilen davanın kabulünün gerektiğini,
d. Sözleşmeye konu edilen taşınmaz ile temlik dışı taşınmazların değerinin makullük sınırı araştırılmadan karar verildiğini, yine birleştirilen davadaki kademeli talepleri olan tenkis talepleri yönünden taleplerinin değerlendirilmediğini, bunun da hatalı olduğunu, ölünceye kadar bakma sözleşmesine konu olan taşınmazın çok büyük bir parsel olduğunu, temlik dışı taşınmazlar toplamından çok daha büyük olduğunu ileri sürmektedir.
2. Asıl davada davalı ... ... vekili temyiz dilekçesinde;
a. Asıl dava yönünden davanın kabulüne yönelik verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, ölünceye kadar bakım sözleşmesinin murisin vefatından 23 gün önce yapıldığını, yine ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile aynı tarihte muris tarafından ... 4. Noterliğinde 8507 yevmiye numaralı işlem ile yani aynı gün ...'in eşi ... lehine muris tarafından 4 adet parsel yönünden vasiyetname düzenlendiğini, bu şekilde murisin aynı gün vasiyetname ile birlikte ölünceye kadar bakım sözleşmesi yapması dikkate alındığında tüm bunların mal kaçırmaya dönük ve muvazaalı olduğu hususunun anlaşıldığını, zira terekenin büyük bir kısmını 14.09.2017 tarihli bu resmi işlemlerin oluşturduğunu,
b. ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/188 Esas, 2019/126 Karar sayılı kararında ...'in oğlu olan ... yönünden muvazaalı devredilen taşınmazlar yönünden kabul kararı verilen ve kesinleşen karar bulunduğunu,
c. İlk Derece Mahkemesince temlik edilen ve temlik dışı olan taşınmazlar yönünden makullük sınırının araştırılmadığını, bu şekilde eksik inceleme ile karar verildiğini, muris tarafından ... ve ...'e daha önce vasiyet edilen yerlerin toplamının ...'ya vasiyet edilen sadece 3 adet şeklinde Mahkemece gerekçeli kararda değinilen yerlerin değerinden daha az olduğunu, ölünceye kadar bakım sözleşmesine konu yerin 180 dekar olduğunu, temlik dışı yerlerin ise toplam 80 dekar olduğunu, dolayısı ile makullük ölçütünün belirlenmesi için keşif yapılması gerektiğini,
d. Murisin iradesinin tam olarak araştırılması gerektiğini, murisin davacı ile ölünceye kadar bakma sözleşmesi imzalama niyetinde olmadığını ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl dava, ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, birleştirilen dava ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali, terditli olarak tenkis istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı ... vekili ile asıl davada davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.