Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2947 K.2025/921
7. Hukuk Dairesi 2024/2947 E. , 2025/921 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/577 E., 2024/941 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 4184 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki bağımsız bölümü 15.01.2021 tarihinde ... İnş. San. ve Tic. A.Ş.'den 1.000.000,00 TL bedel karşılığında satın aldığını, davacının satın aldığı taşınmazda davalının herhangi bir kira sözleşmesi olmadan bedel ödemeden geçerli hiçbir hukuki sebep bulunmadan ikâmet ettiğini, satış yapılırken taşınmazda davalının kiracı olarak bulunduğunun ifade edildiğini davacının taşınmazı kendisi ve ailesinin ihtiyacı için kullanmak istediğini, bu nedenle ... 10. Noterliğinin 19.01.2021 tarih ve 1113 yevmiye No.lu ihtarname ile davalıdan taşınmazın tahliyesini talep ettiğini, davalının ... 23. Noterliğinin 04.02.2021 tarihli ihtarname cevabında, tapu kaydı kendisine ait olmamasına rağmen taşınmazın şahsına ait olduğunu, taşınmaz bedelini ödemesine rağmen resmî tapu satışının eski malik ... A.Ş. tarafından yapılmadığını, ... A.Ş. ile aralarında herhangi bir kira sözleşmesi bulunmadığını, ... A.Ş.'nin eski ortağı olduğunu, hisse payı ve diğer alacaklarını alamadığını bildirdiğini, bunun üzerine davacının eski malik ... Şirketine satın alınan taşınmazda kiracı olduğu bildirilen ... ile olan kira sözleşmesinin gönderilmesini, gönderilmemesi hâlinde satım sözleşmesinin iptali talepli dava açılacağına dair ihtarname gönderdiğini, ayrıca davalının ihtarname cevabına karşı olarak davacının; ilgili taşınmazın üzerindeki ipotek ve rehinlerin bedelini bizzat USD doları olarak ilgili bankalara ödendiğini, rehin ve ipotek dışında başkaca şerh bulunmadığını, taşınmazın bedeli karşılığında satın alındığını, gerek davalı gerekse ... A.Ş. hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulacağını, davalının edinim tarihi itibarıyla haksız işgalci konumunda olduğu ve ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 20 gün içinde taşınmazı tahliye etmesi, aksi hâlde hakkında ecrimisil ve müdahalenin men'i talepli dava açılacağının ihtar edildiğini ileri sürerek davalının haksız işgalci konumunda olduğu davacıya ait dava konusu taşınmaza müdahalesinin men'ine ve taşınmazın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili süresinde cevap dilekçesi vermemiş; beyan dilekçesinde; dava konusu taşınmazın eski maliki Şirkette ortak olduğunu, Şirketten alacağına karşılık taşınmazın kendisine ait olduğunu, Şirket üzerinden kredi çekildiği için Şirket adına tescil edildiğini, Şirket adına hareket eden vekil ...'ın taşınmazı muvazaalı bir şekilde kardeşi olan davacıya devrettiğini, davacının eve gelip taşınmazı satın alacağına ilişkin herhangi bir girişimde bulunmadığını, muvazaaya dayalı tapu iptali ve tescil davası açılacağını, bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça tasarrufun iptali davası açıldığı ve bekletici mesele yapılması talep edilmiş ise de, iptal davaları ayni hakka değil kişisel hakka dayanan davalardan olup tasarrufa konu şey üzerinde alacak hakkı sağladığı gibi her dava açıldığı tarihteki koşullara tâbi olup dava konusu taşınmaz davacı adına kayıtlı olduğu, tapu kayıtlarının iptaline kadar geçerli olması nedeniyle davacının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 683. maddesinden kaynaklanan mülkiyet hakkına üstünlük tanınması gerektiği, bekletici mesele yapılma talebinin reddine karar verilmiş; davacının taşınmazın maliki olduğu, davalının dava konusu taşınmazı davacının rızası olmaksızın kullandığı, davalının taşınmazı kullanımının haksız işgal mahiyetinde olduğu, davacının bu haksız işgalin sonlandırılmasını mülkiyet hakkına dayalı olarak talep hak ve yetkisi mevcut olduğu, davalının taşınmazı kullanmasının davacının mülkiyet hakkından daha üstün bir hakka dayandığına dair bir iddianın dosya kapsamında ispat edilemediği ve dava konusu taşınmazın kullanımına yönelik kabul edilebilir herhangi bir dayanağı da olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile taşınmaza müdahalenin men'ine, davalının taşınmazdan tahliyesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu taşınmazda kayıt maliki olduğu, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklı bir hakkının bulunmadığı, kayden davacıya ait konut vasıflı taşınmazın davalı tarafından haklı ve geçerli bir neden olmaksızın kullanıldığı, dava tarihi itibarıyla aralarında hukuken korunması gereken akdi bir ilişkinin bulunmadığı gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; süresi içinde cevap dilekçesi vermediği gerekçesiyle beyanlarına itibar edilmediğini, müvekkilinin hukuki dinlenilme hakkının kısıtlandığını, taşınmazın müvekkiline ait olduğunu, taşınmaza ilişkin abonelik kayıtlarının müvekkili adına olduğunu, müvekkilinin taşınmaz üzerindeki kullanımının haksız ve kötüniyetli olmadığını, taşınmaza ilişkin müvekkili tarafından muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescil davası açıldığını, bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, yasal süresinde cevap dilekçesi verilmediği kabul edilecekse davayı inkar ettiğinin kabul edilmesi gerektiğini, kira sözleşmesinin varlığını ispatın davacıya ait olduğunu, görevli mahkemenin de sulh hukuk mahkemesi olacağını beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.