Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/5078 K.2025/931
7. Hukuk Dairesi 2024/5078 E. , 2025/931 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
TASHİH KARAR TARİHİ : 29.11.2024
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/412 E., 2023/41 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... ve ... vekili ve katılma yolu ile davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce onanmasına karar verilmiştir.
Davacılar vekilince kararın tashihinin istenmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen tashih kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin dava konusu 29328 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki ... ...’e ait payı 20.04.2018 tarihinde satın aldıklarını; ancak davalıların bu taşınmazı haksız şekilde işgal ettiklerini ileri sürerek, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuş, yargılama sırasında ecrimisil istemi hakkında tefrik kararı verilmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılardan ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; ... adına yapılan tescilin yolsuz olduğunu, davalı ...’in inançlı temlik işlemiyle payını devrettiğini, dava dışı ... ...’e taşınmazın teminat olarak verildiğini, Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/246 Esas sayılı dava dosyasına konu arabuluculuk sözleşmesinin geçerli olmadığını, davacının tüm bunları bildiğini, taşınmazdaki diğer pay Hazineye ait olup Hazineye karşı ecrimisil bedelinin ödenmekte olduğunu, davalılardan ... ve ...’ın niza konusu taşınmazı kullanmadıklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalılardan Şirket yetkilisi cevap dilekçesinde özetle; davalı Şirketin dava konusu olmayan 2 parsel sayılı taşınmaz üzerine kurulduğunu, malik ... ile sözleşme yapıldığını, işletme için hayvanları temin edilememesi nedeniyle taşınmazın hiç kullanılmadığını ve Şirketin adresten taşındığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davalı ...’ın savunmalarının yerinde olmadığı, dava konusu taşınmaza el atmasının hiçbir hakka dayanmadığı, davalı ...’in davacının aboneliğinden sonra 12.04.2019 tarihinde tekrar kayıt açtırdığı ve bu davalının da taşınmaza el attığı" gerekçesiyle, davalılardan ... ve ...’a yönelik davanın kabulüne, dava konusu taşınmaza el atmalarının önlenmesine, diğer davalılar ... ve ... Entegre Hayvancılık ve Tarım Yatırımları İnşaat Ltd. Şti. yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "keşif mahallinde dinlenen tanık beyanlarından ve abonelik sözleşmelerinden davacıların maliki olduğu 29328 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalılar ... ve ... tarafından kullanıldığı, davalı ...'ın memuriyete geçerek dava tarihinden önce taşınmaz ile ilgisini kestiği, diğer davalı şirketin taşınmazı kullanmadığı, ... ve ... tarafından mülkiyet hakkına veya şahsi hakka dayalı üstün hakkın varlığının kanıtlanmadığı, İlk Derece Mahkemesi tarafından yazılı şekilde mülkiyet hakkına üstünlük tanınmak suretiyle davalılar ... ve ... yönünden el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne ve diğer davalılar hakkında davanın reddine karar verilmesi doğru olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 125 inci maddesinin ikinci fıkrasında "...Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder. Bu takdirde dava davacı aleyhine sonuçlanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur....” hükmüne yer verildiği, davalı ... yönünden davanın reddine karar verildiğinden dava konusunu temlik eden ...'in vekalet ücretinden temlik alan davacılar ile birlikte sorumlu tutulması gerektiği" gerekçesiyle, davacılar vekili ve davalılar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 hükmü uyarınca anılan Mahkeme kararının vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek yeniden hüküm tesisine, davalılardan ... ve ...’a yönelik davanın kabulüne, dava konusu taşınmaza el atmalarının önlenmesine, diğer davalılar ... ve ... Entegre Hayvancılık ve Tarım Yatırımları İnşaat Ltd. Şti. yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili ve (katılma yolu ile) davacılar vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine, Dairemizin 17.09.2024 tarih ve 2024/3888 Karar sayılı kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesine kararın tashihi için 26.11.2024 tarihli dilekçe ile başvuran davacılar vekilinin talebinin kabulüne, 30.05.2023 tarih ve 2023/701 Esas, 2023/1040 Karar sayılı Bölge Adliye Mahkemesi kararının A ile gösterilen hüküm fıkrasının; 5. bendinde "112.600 TL vekalet ücretinin davalı ... ve ...’dan alınarak davacılara verilmesine," şeklinde kurulan hükmün "112.600 TL vekâlet ücretinin davalı ... ve ...’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine," şeklinde düzeltilmesine 29.11.2024 tarihinde karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen tashih kararına karşı temyiz yolunun açık olduğunu, tashih kararının usulüne uygun bir şekilde verilmediğini, (HMK m.304/1) ve hukuka açıkça aykırı olduğunu, taraflar dinlenmeden tashih kararı verilemeyeceğini, tashih kararıyla müvekkillerine yüklenen sorumlulukların genişletildiğini, bu sebeple yapılan değişikliğin tashih kararı ile yapılmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın davalı müvekkillere ilişkin sorumluluk yönünden istinaf ve temyiz yasa yoluna başvuru sırasında talepte bulunmadığını, davalıların arasında müşterek ve müteselsil sorumluluğun bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tashih istemine ilişkindir.
Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davalılar ... ve ... vekili ve (katılma yolu ile) davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 17.09.2024 tarih ve 2024/3888 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiğinden taraflar yararına usuli kazanılmış haklar doğmuştur. Usuli kazanılmış hakka aykırı şekilde kesinleşen hükümde Bölge Adliye Mahkemesince davalılara yüklenen borçların tashih yolu ile genişletilmesi sonucunu doğuran aleyhlerine hükmedilen vekâlet ücretinden müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına karar verilmesinin aynı zamanda 6100 sayılı Kanun'un 305/2 hükmüne de aykırı olduğu anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesince verilen 29.11.2024 tarihli "tashih şerhi" kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
29.11.2024 tarihli "tashih şerhi" kararının BOZULMASINA,
Peşin yatırılan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.