Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2401 K.2025/853
7. Hukuk Dairesi 2024/2401 E. , 2025/853 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1902 E., 2024/840 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/160 E., 2022/208 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin eşinin 09.01.2015 tarihinde vefat ettiğini, eşinin vefatından sonra ... 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/65 Esas ve 2016/84 Karar sayılı dosyası ile mirastan feragat sözleşmesi düzenlendiğini öğrendiğini, bu tarihe kadar sözleşmeden haberi olmadığını, eşinin kendisiyle resmi olarak evlenmeden uzun yıllar önce hayatına girdiğini, evlenme konusunda kendisini oyaladığını, nihayet sonunda da mal varlığı sözleşmesi akdetme şartı ile nikah yaptığını, mal ayrılığı sözleşmesini baskı ve zorlama ile irade fesatlığı içinde ve nikah akdinin ön şartı olarak imza etmek zorunda kaldığını, ancak hiçbir şekilde mirastan feragat sözleşmesi akdetmediğini, ... 5. Noterliğinin 09.02.2009 tarihli ve 2051 yevmiye No.lu mirastan feragat sözleşmesinde bulunan imzaların müvekkiline ait olmadığını belirterek mirastan feragat sözleşmesinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; miras sözleşmesinin Devletin yetkili noteri ve iki şahit huzurunda, davacının “okudum” beyanı ve imzası ile tanzim edildiğini, bu gerçeğe rağmen davacının böyle bir sözleşme imzalamadığını, sözleşmeyi düzenleyen noterin sahte işlem ve belge düzenlemesi iddiasını taşıdığını, bu iddiasının samimi ise ilgililer hakkında suç duyusunda bulunması gerektiğini, davacının asıl amacının yasal mirasçıları tedirgin etmek ve hakkı olmayan menfaatler elde etmek olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının mal ayrılığı sözleşmesini imzaladıktan sonra düzenlenen mirastan feragat sözleşmesi altındaki imzasının kendisine ait olduğu, davacının tanıklar huzurunda imzalanan sözleşmenin içeriğini bildiği, mirastan feragat sözleşmesinin iptalini gerektirecek herhangi bir husus olmadığı, davacının mirastan feragat sözleşmesi imzaladıktan sonra muris tarafından mirastan feragat karşılığı kendisine ev ve iki dükkan verildiği, davacının mirastan feragat sözleşmesi imzalarken bu taşınmazların kendisine taahhüt edildiği, davacının da bunun üzerine sözleşmeyi imzaladığı, murisin sağlığında murisle beraber oturdukları ve davacıya verilen bu evin murisin ölümünden sonra satılarak üç adet dairenin davacı tarafından alındığı, davacının okuma yazma bilmediği konusundaki iddialarının da doğru olmadığı, murise ait iş yerinde çalışırken telefonlara bakıp notlar da alabildiği, bu hali ile davacının davasında haksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1. Murisin, çocuklarını müvekkili ile evliliğe razı etme amacı olduğunu, çocukların da bunun için mirastan feragat sözleşmesini şart koştuklarını, müvekkilini mirastan mahrum etme iradesinin muriste değil, murisin çocuklarında olduğunu, murisin, çocuklarının manevi cebir ve baskısı altında kaldığını, iradesinin sakatlandığını,
2.Müvekkilinin okuma yazma bilmemesi, cahilliğinden ve eşi murise güvendiğinden sözleşmeyi bilmeden yanılarak imzaladığını, tanıkların aynı anda notere gitmediklerini, tanıkların huzurunda açıklanan bir sözleşme olmadığını, müvekkilinin sözleşmenin konusu niteliğini feragat ettiği bedelin ne olduğunu bilmediğini,
3.Hukukumuzda eşit kimseler bakımından sözleşme serbestisinin kabul edildiğini, maddi manevi üstün durumda olan davalıların sözleşme koşullarını tek taraflı olarak murise dikte ettiklerini, sözleşme serbestisinden bahsedilemeyeceğini, irade yoksunluğu nedeniyle sözleşmenin baştan itibaren geçersiz olduğunu, iptalinin gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mirastan feragat sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.