Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/580 K.2025/845
7. Hukuk Dairesi 2024/580 E. , 2025/845 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3953 E., 2023/1252 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Dörtyol 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/307 E., 2022/148 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Hatay ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 2376 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, müvekkilinin taşınmazının sınırdaşı olan 2377 parsel sayılı taşınmazda davalının pay satın aldığını, müvekkilinin 5403 sayılı Yasa uyarınca ön alım hakkının bulunduğunu ileri sürerek 2377 parsel sayılı taşınmazdaki davalının payının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın fiili olarak paylaşılması nedeniyle ön alım davasının dürüstlük kuralına aykırı bulunduğunu, taşınmazda pay satışının bulunduğunu, davacının 5403 sayılı Yasa'ya göre dava açabilmesi için sınırdaş taşınmazın tamamen satılmasının gerektiğini, taşınmazın bakanlar kurulu kararı ile koruma alanı olarak ilan edildiğini, ön alım hakkının kullanılmasının yasanın amacına uygun düşmeyeceğini davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2376 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğu, davalının dava konusu sınırdaş taşınmaz olan 2377 parsel sayılı taşınmazda pay satın aldığını, dava konusu taşınmazın bir bütün halinde davalıya satılmadığı, 5403 sayılı Kanun'un 8/i maddesinde TMK'dan farklı olarak pay satışı değil, arazinin tamamının satılması halinde ön alım hakkının kullanılabileceği, dava konusu satışların pay satışı ile olması nedeniyle komşu parsel malikinin ön alım hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili duruşma istemli temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya ilişkin tüm şartların eksiksiz ve tam olarak bulunduğunu, her davanın somut nedenleriyle ele alınması gerektiğini, müşterek malik konumunda bulunmayan sınırdaş tarımsal arazi malikinin de ön alım hakkının bulunduğunu, paylı mülkiyete tabi taşınmazın satışında da 5403 sayılı Yasa'ya göre ön alım hakkının kullanılabileceğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 5403 sayılı Yasa'ya göre sınırdaş tarım arazisi maliki tarafından açılan ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.