Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2200 K.2025/857

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2200 📋 K. 2025/857 📅 18.02.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/2200 E.  ,  2025/857 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/490 E., 2024/594 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/488 E., 2023/671 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
l.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile ... ve ... ... arasında 07.05.2015 tarihli satış sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında davalıların dava konusu 46 ada 7 ve 1083 ada 7 parsel sayılı taşınmazlardaki murislerinden kalan bütün hisselerini (m2’si 1.000,00 TL üzerinden) davacı Şirketi temsilen ...’ya sattığını ve satış bedeli olarak 86.500,00 TL ödeme yapılmasına rağmen devrin gerçekleştirilmediğini belirterek dava konusu taşınmazlardaki davalıların murislerinden gelen ve gelecek bütün hisselerin iptali ile davacı Şirket adına tesciline karar verilmesini, tapu iptali ve tescil taleplerinin kabul görmemesi hâlinde öncelikle dava konusu hisselerin rayiç bedelleri tespit edilerek davalılardan tahsilini aksi hâlde satış bedelinin güncellenmiş değerinin davalılardan hisseleri oranında alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; yapılan sözleşmenin geçersiz olduğunu ve ödenen 86.500,00 TL’nin iadesine hazır olduklarını belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; taşınmaz mülkiyetinin devrine ilişkin sözleşmelerin resmi şekilde yapılmasının geçerlilik şartı olup adi yazılı senede dayanılarak tapu iptali ve tescil isteminde bulunulamayacağı, geçersiz sözleşme nedeniyle tarafların verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebileceği ve denkleştirici adalet ilkesi kapsamında 86.500,00 TL’nin ulaşacağı değerin (denetime elverişli bilirkişi raporu ile) 534.052,26TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine, terditli alacak isteminin ise kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf taleplerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-(b-1) hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1. Kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
2. Davanın inanç sözleşmesine dayalı olarak açıldığını,
3. İnançlı işlemin yazılı deliller ile kanıtlanmasının yeterli olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince satış sözleşmesinin resmi şekilde yapılmadığından bahisle tapu iptali ve tescil taleplerinin reddine karar verildiğini,
4. Davalıların sözleşmeyi ve yapılan ödemeleri inkar etmediklerini,
5. Müvekkil Şirket tarafından aynı taleple açılan benzer bir davanın inançlı işlem olarak değerlendirilerek lehe hüküm tesis edildiğini,
6. Bölge Adliye Mahkemesince emsal niteliğindeki kararlar dikkate alınmadan sonuca gidildiğini,
7. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını ve tazminat bedelinin düşük hesaplandığını,
8. Davalıların annesi Nene’nin dava konusu taşınmazlardaki payından davacıya düşen m2’nin bilirkişi tarafından hesaplamaya dahil edilmediğini, beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, harici satın almaya dayalı tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.