Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2186 K.2025/858

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2186 📋 K. 2025/858 📅 18.02.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/2186 E.  ,  2025/858 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2346 E., 2024/3 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/348 E., 2023/127 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 103 ada 74 parsel sayılı taşınmaz hakkında devam eden ortaklığın giderilmesi davası bulunduğunu, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın vekil edeni tarafından meydana getirildiğini belirterek muhdesat iddialarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Bir Kısım davalılar ... ve arkadaşları vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
2. Dahili davalılar ... ve ... 08.12.2022 tarihli dilekçe ile, açılan davayı kabul ettiklerini bildirmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; davacının dava konusu 103 ada 74 parsel sayılı taşınmazda payının bulunmadığı ve ortaklığın giderilmesi davasında da taraf olmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf taleplerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,
b. Davacının diğer davalılar ile birlikte muris ...’nin mirasçıları arasında yer aldığını,
c. Muhdesatın meydana getirildiği tarihte malik sıfatına haiz bulunduğunu,
d. Bir kısım davalılar tarafından açılan tapu iptali ve tescil davasının kesinleşmiş olup davacının da aynı hakka sahip olduğunu,
e. Davalının ortaklığın giderilmesi davasında davalı olarak gösterildiğini,
f. Dava konusu muhdesatın müvekkili tarafından meydana getirildiğini, beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Bilindiği üzere ve kural olarak tespit davalarında; tespit davası açanın hukuki yararının varlığı gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 106 ncı maddesinin 2 nci fıkrasında “...tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır....” denilmektedir.
6100 sayılı Kanun'un 114. maddesinin (h) bendine göre, davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115. maddesi uyarınca mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır ve dava şartı noksanlığının tespiti hâlinde davanın usulden reddine karar verir.
Bir taşınmaz üzerindeki muhdesatın kimin tarafından meydana getirildiğinin mahkemece hüküm altına alınması istemine ilişkin dava, bir tespit davasıdır.
Bölge Adliye Mahkemesince “... yazılı şekilde davanın reddine verilmesinde hukuka aykırı yön görülmemiştir...” gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı, dava konusu 103 ada 74 parsel sayılı taşınmazın paydaşı veya elbirliği maliki konumunda olmadığına göre muhdesatın tespiti davası açmakta güncel hukuki yararı mevcut değildir.
Bu durumda, davanın dava koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile ret kararı verilmesi doğru görülmediğinden bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibarıyla doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması, HMK'nın 370/4 üncü hükmü gereğidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmeye yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile sonucu itibarıyla doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin DEĞİŞTİRİLEREK VE DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.