Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/5136 K.2025/861
7. Hukuk Dairesi 2024/5136 E. , 2025/861 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/168 E., 2024/337 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki bulunduğu 4 parselin bitişiğinde bulunan 3 parsel sayılı taşınmazın davalının mülkiyetinde bulunduğunu, davalının taşınmazında kaçak bina ve eklentilerinin bulunduğunu ve bahçe çekme mesafesini ihlâl edecek şekilde yapısını genişlettiğini, bina ve eklentilerinin imara aykırı olarak kaçak yapıldığı gibi davacının manzarasını engellediğini ve özel hayatını ihlâl ettiğini, davacı tarafından imara aykırı olarak yapılan binanın belediyeye şikayet edildiğini, Milas Belediyesinin 23.08.2007 tarih ve 2007/1469 sayılı Encümen Kararı ile yapının yıkımına karar verildiği ve binanın mühürlendiğini, ancak davalı tarafından mührün bozulduğunu ve kaçak binaya kiracı yerleştirildiğini, imara ve komşuluk hukukuna aykırı olarak inşa edilen davalıya ait kaçak bina ve eklentiler için el atmanın önlenmesini ve yıkım kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; bina ve eklentilerinin davacının manzarasını engellemediğini, özel hayatını ihlâl etmediğini, salt imara aykırı olarak inşa edilen bina ve eklentilerinin başlı başına müdahale sayılamayacağını, Mahkemece yıkım kararı verilebilmesi için yapıların komşuluğun olağan hoşgörü sınırlarını aşan bir taşkınlığın varlığının kanıtlanması gerektiğini, aksi hâlde salt imara aykırılık iddiasının çözüm mercinin idari yargı olduğundan bahisle davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 15.10.2015 tarihli kararıyla özetle; davalıya ait 111 ada 3 parsele ilişkin alınan Milas Belediyesi Encümeninin 23.08.2007 tarih ve 2007/1469 sayılı ve 08.07.2010 tarih ve 2010/723 sayılı kararlarının Milas Belediyesi tarafından idari süreç doğrultusunda uygulanması gerektiği, davalıya ait yapının yıkılmasına ilişkin alınan Encümen kararlarının davacı tarafından uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 15.10.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 12.11.2018 tarihli ve 2016/3417 Esas, 2018/7625 Karar sayılı ilâmıyla; "...davacı komşu 111 ada 3 parsel sayılı taşınmaz maliki davalının bina ve eklentilerinin imar mevzuatına ve komşuluk hukukuna aykırı olarak inşa edildiğini, davacının özel hayatını ihlal ettiğini ve manzarasını engellediğini belirterek, kaçak bina ve eklentilerinin yıkılması suretiyle el atmasının önlenmesini istemiştir. Davalı ise salt imara aykırılığın komşuluk hukukuna aykırılık teşkil etmeyeceğini savunmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı ve davalıya ait yapıların imara aykırı olarak inşa edildiğini ve davacının imar affı başvurusunun bulunduğunu, davalının yapısı için yapılan cins değişikliğinin de mevzuata aykırı olduğunu, davalıya ait 111 ada 3 parselin imar affı başvurusunun olmadığı, ayrıca yürürlükte herhangi bir imar planı bulunmadığından yasallaştırılamayacağı, bu bakımdan davalıya ait yapının yüksekliği, çekme mesafesine tecavüzü ve davacının yapısının manzarasına yapılan müdahalesi konusunda bir değerlendirme yapılamayacağı, her halde yapı bütünü ile ruhsatsız ve mevzuata aykırı olduğundan bu aykırılıkların da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini beyan ederek davalının yapısı tarafından davacının taşınmazına yapılan zararın ne olduğu açıklanmamıştır. Bu şekilde komşuluk hukukuna aykırılığa ilişkin değerlendirme içermeyen bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru değildir. Mahkemece yapılması gereken iş, yukarıdaki ilkeler ışığında yeniden keşif yapılmak suretiyle davalı yapısının, davacının katlanılabilme sınırlarını aşan bir taşkın kullanımının olup olmadığının, bu nedenle zarar oluşup oluşmadığının belirlenerek TMK 737'ye göre bir değerlendirme yapılması gerekir.
Mahkemece, davalı yapısının mevzuata aykırı olması nedeniyle yıkım kararlarının idari süreçte değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir...." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 14.01.2022 tarihli kararıyla özetle; davanın kabulüne; davacının müdahalenin men'i ve yıkım kararı yönünden davasının kabulü ile davalının yapısının, davacının taşınmazına mahremiyet açısından ihlâl edecek derecede yakın olduğundan taşkın kullanım nedeni ile davalı yapısının davacı tarafına bakan pencerelerinin kapatılmasına, 06.10.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda "D" harfi ile gösterilen 6,34 m²'lik teras kattaki merdiven kulesi davacının manzarasını engellediğinden yıkımına karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 14.01.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Dairemizin 24.10.2022 tarihli ve 2022/2959 Esas, 2022/6156 Karar sayılı ilâmıyla;
“. .. mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde, bozma ilamının gerekleri yerine getirilmemiştir.
1) Davacı vekilin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; davalı tarafından yapılıp kullanılan binanın bulunduğu yerde imar mevzuatına göre yapıların durumunun tespiti gerekmektedir. Bölgedeki imar uygulamasının yüksek kata izin vermesi halinde davalının taşınmazı üzerinde imar mevzuatına uygun yapı inşa etmesinde bir hukuka aykırılık bulunmayacağının kabulü gerekir.
Yapı kullanma izni; taşınmazın yıkılana kadar kullanımına imkan vermekteyse de; bu husus komşuluk hukukuna aykırı bir durumu yasal hale getiremez.
Mahkemece; gerektiğinde mahalli bilirkişiler de dinlenmek suretiyle yeniden keşif icra edilerek, davalının binasında bulunan son katın hangi tarihte inşa edildiği, imar mevzuatına uygun, ruhsata bağlı inşa edilip edilmediğinin ve manzarayı ne şekilde kapattığının tespiti ile yıkım yapılarak komşuluk hukukuna aykırılığın giderilip giderilemeyeceği hususunda bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Komşuluk hukukuna aykırılığın tespiti halinde, yıkımına karar verilecek yerin değerinin taraflar için büyük oranda zarar oluşturması, zararın giderilmesini engellememelidir. Bu nedenle mahkemece, davalıya ait binanın son katının yıkımının davalı açısından fahiş zarar oluşturacağı gerekçesi de doğru değildir.
Tüm bunların yanında; manzaranın kapatılması iddiasıyla açılan davada, davacının yapısının bütününün dikkate alınması gerekirken, bilirkişilerce davacıya ait binanın çatısı (damı) esas alınmak suretiyle davacının manzarasının kapanıp kapanmadığının belirlenmesi de somut duruma ve davacı kullanımına uygun düşmediğinden hükmün bu yönleriyle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
Mahkemece, davalı yapısının davacı tarafına bakan pencerelerinin kapatılmasına dair hüküm kurulmuş ise de; pencerelerin hoşgörü sınırlarını aşacak şekilde davacıya verdiği zararın açık ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Kaldı ki; kapatılması gereken pencerelerin yerinin bilirkişi raporunda işaretlenmek ve numaralandırmak suretiyle belli edilmemesi de hükmün infazında karışıklığa yol açacağından; mahkemece, pencerelerin kapatılmasına yönelik olarak şüpheye yer bırakmayacak şekilde ve infaza elverişli bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiş; tüm bu nedenlerle eksik araştırmaya dayalı hükmün bozulması gerekmiştir...." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; davacı taşınmazında bulunan yapının, davalı taşınmazında bulunan yapıdan sonra inşa edildiği hususu dikkate alındığında buradaki el atmanın objektif ölçütlere göre hoşgörü ve tahammül sınırları içerisinde kaldığı, bir zararın oluştuğu kanaatine varılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1. Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
2. Bozma ilâmına uyulmasına rağmen gereklerinin yerine getirilmediğini,
3. Davacıya ait yapının davalıya ait binadan daha önce inşa edildiğini,
4. Davalıya ait binanın 1980 yılından önce yapıldığı tespitinin hatalı olup hükme esas alınan mahalli bilirkişi beyanlarının gerçeği yansıtmadığını ve bu durumun da dosya kapsamı ile uyuşmadığını,
5. Davalının 111 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 1987, 2007 ve 2010 yıllarında kaçak olarak birden fazla inşaat yaptığını ve Milas Belediyesi tarafından kaçak yapı için durdurma ve mühürleme kararları verildiğini,
6. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, müdahalenin boyutlarını eksik ve hatalı belirlediği gibi bozma ilâmındaki gereklerin sağlanmadığını,
7. Davalıya ait yapının davacıya ait binanın tüm boğaz manzarasını ve rüzgarını kapattığını,
8. Davalının kendi yapısını peyder pey inşa ettiğini ve binanın tek seferde meydana getirildiği tespitinin isabetli bulunmadığını,
9. Davacının kendi binasını 1980 yılından önce inşa ettiğini,
10. Davalının kaçak ve komşuluk hukukuna aykırı inşa ettiği binanın müvekkil binasına bakan tüm katlarının, kabul anlamına gelmemekle birlikte özellikle son katının tamamen yıkılması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin sair temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
Somut olayda, 13.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda;
"..b- Davalının yapılarının 4 nolu parselin güneydoğu yönündeki parsel sınırına (3 nolu parsele komşu olan sınıra) yapısını dayanmış olduğu bilirkişi raporu krokisinde belirtildiği üzere 1 katlı olan yol kıyısında bulunan yapının batı köşesinin 70 cm, doğu köşesinin 90 cm olduğu; 2 katlı olan davacının yapısı ile aynı hizada bulunan yapının ise batı köşesinin 30 cm, doğu köşesinin 45 cm olduğu görülmüş olup bu mesafenin ayrık nizam olarak değerlendirilemeyeceği, dolaysıyla parsele bitişik nizam yapılanma olduğu ve 2 katlı davalının yapısının parsele bitişik cephesinin sağır (tümüyle penceresiz olması) olmaması ve pencerelerin bulunmasının davacı parselde yapı bulunmasa dahi komşuluk hukuku açısından taşkın bir kullanım olduğu kanaati oluşmuştur,
c- Cephe düzeni açısından tuvalet pencerelerinin kapanmasının iç mekan düzeni ve imkanları bilinmediğinden iç havalandırma sorunu yaratabileceğinden, bu kısmını cephe üzerine giydirilecek bir detay ile (yeşil cephe vb.) çözümlenmesinin...., dış cephelerden aynı mekanlarda başka açıklıklar ve havalanma imkanları bulunduğu anlaşıldığından diğer pencerelerin kapatılmasının ....uygun olduğu..” ifade edilmiştir.
Dairemizin önceki bozma ilâmında pencerelerin hoşgörü sınırlarını aşacak şekilde davacıya verdiği zararın açık ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiği belirtilmiş olup (bozma ilâmına uyularak alınan) 13.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu pencerelerin komşuluk hukukuna aykırılığı tespit edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, Mahkemece, pencerelere yönelik aykırılığın giderilmesi hususunda (önceki bozma ilâmı da dikkate alınarak) dosya kapsamına uygun ve infaza elverişli bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Yukarıda (VB 1). bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
2. (V.B.2). bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin pencerelerin kapatılmasına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan hükmün BOZULMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
18.02.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, Mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan ve Mahkeme kararının onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum.