Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/1983 K.2025/806

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1983 📋 K. 2025/806 📅 17.02.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/1983 E.  ,  2025/806 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/760 E., 2024/440 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/251 E., 2022/461 K.
Taraflar arasındaki harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının başvurusunun esastan reddine, davalının başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ...'ın dava konusu taşınmazı 1993 yılında davalı ...’dan haricen satın aldığını ve bedelini ödediğini, o tarihten beri kullandığını, diğer davalı ...’ın ise davalı ...’ın yeğeni olduğunu ve dava konusu taşınmazın müvekkiline ait olduğunu bilerek satın aldığını, davalı ...’ın jandarma komutanlığına verdiği ifadesi ve muhtar ...’nun jandarma ifadesinden anlaşılacağı üzere dava konusu taşınmazın 27 yıldır müvekkili tarafından kullanıldığını, davalı ...'ın iyiniyetli olmadığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar süresi içerisinde davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapulu taşınmazların satışının resmi şekilde yapılması gerektiği, harici satışın hüküm ifade etmeyeceği, tarafların sadece sebepsiz zenginleşme doğrultusunda verdiklerini geri isteyebilecekleri, tanık beyanlarından davacının taşınmazın bedelini tam olarak davalıya ödemediğinin anlaşıldığı, bununla birlikte davalı ...’nın kötü niyetli olduğunun da ispatlanamadığı, davacı ile davalı ... arasında resmi sözleşmenin yapılmaması hususunun davalının kusurundan kaynaklandığının davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, kendini vekille temsil ettiren davalı ... lehine maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının reddine dair karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak davanın reddine karar verilmesi nedeniyle kendini vekille temsil ettiren davalı ... lehine dava değeri üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtilerek, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine, davalı ... davada kendini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 69.942,70 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...’a verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, müvekkilinin dava konusu taşınmazı önceki malikten haricen satın aldığını, davalı ...’nın bu durumu bilerek gerçekte müvekkiline ait olan payı muvazaalı olarak kötü niyetle devraldığını, bu hususun tanık beyanları ile ispatlandığını, mahkeme kararının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, harici satış iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.