Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/1952 K.2025/808

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1952 📋 K. 2025/808 📅 17.02.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/1952 E.  ,  2025/808 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1880 E., 2024/352 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; davalının dava konusu taşınmazı satarken 4 ay içinde boşaltacağını beyan ettiğini, ancak satıştan sonra evi boşaltmadığını, kullanımı karşılığında herhangi bir ödeme yapmadığını ileri sürerek, el atmanın önlenmesini ve ecrimisil ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; davacının ikamet ettiği evi üzerindeki hacizlerle birlikte kardeşlerine ait Baysal Ltd. Şti’den satın aldığını, ancak şirketin mali sıkıntıyı aşamadığını ve davacının satın aldığı daireyi hacizleri kaldırarak davacıya devredemediğini, davacının kendisini güvende hissetmesi için kendisine ait olan ve maddi değeri 3 kat daha fazla olan dava konusu daireyi teminat olarak davacıya devrettiğini, tüm bu işlemlerden davacının oğlunun da haberdar olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının dava konusu taşınmazı boşalttığı, dava el atmanın önlenmesi yönü ile konusuz kalmış olsa da davalı tarafın davanın açılmasına sebebiyet vermediği, davalının taşınmazı kullanmasına davacı tarafça rıza gösterildiği ve davanın açılması ile rızanın geri alındığı açıklanarak, el atmanın önlenmesi yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen sözleşme, dinlenen tanık beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalının dava konusu taşınmazda taraflar arasındaki anlaşma uyarınca oturduğu, dava konusu taşınmazın davacıya teminat olarak devredildiği, davalının kötü niyetli zilyet olduğunun ispatlanamadığı, dava konusu taşınmazın dava devam ederken davalı tarafından boşaltılmış olduğu, davanın açılmasına davacının sebebiyet vermiş olması nedeniyle istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, dava konusu taşınmazın teminat olarak verilmediğini, davacı ile davalının 2 No.lu bağımsız bölümün satışı hususunda anlaştıklarını, ancak bu taşınmazın devrinin verilememesi sebebiyle ek ödeme yapılarak 6 No.lu bağımsız bölümün satın alındığını, davalının sözleşmede belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu nedenle davacının el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemekte haklı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; taraflarca imzalanan 17.12.2015 tarihli anlaşma ile dava konusu 6 numaralı bağımsız bölümün davacıya devrinin yapılacağı, 4 ay içinde davacıya 2 numaralı bağımsız bölümün tapuda devri ve 200.000,00 TL ödenmesi ile 6 numaralı bağımsız bölümün davalıya geri verileceğinin kararlaştırıldığı, 6 numaralı bağımsız bölümün 24.12.2015 tarihinde davalı tarafından davacıya tapuda satılarak devredildiği, ancak dava tarihine dek halen anlaşma koşullarının yerine getirilmediği, dava tarihi itibariyle de dava konusu 6 numaralı bağımsız bölümün davacı adına kayıtlı olup davalı tarafından kullanılmakta olduğu, böylelikle el atmanın önlenmesi davasının açılmasına davalının sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır. Bu hâlde, yargılama gideri ve dava değerine göre hesaplanan nispi vekalet ücretinin HMK'nın 331/1. maddesi gereğince davalı tarafa yükletilmesi gerekirken davacıya yükletilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davacı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 2 ve 4 numaralı bentlerinin hükümden çıkartılarak yerine "2. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 29.20 TL başvurma harcı ile 29,20 TL peşin harcın mahsubu ile davacıdan alınan 2.305,74 TL harcın davacıya iadesine,
4. Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL başvurma harcı, 29,20 TL peşin harç olmak üzere toplam 58.40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. Göre hesaplanan 82.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7. Davacı tarafından yapılan toplam 538,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," bentlerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.