Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2382 K.2025/606
7. Hukuk Dairesi 2024/2382 E. , 2025/606 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1450 E., 2023/2107 K.
DAVA TARİHİ : 08.06.2018
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/466 E., 2021/103 K.
Taraflar arasındaki gayrimenkul satış vaadine konu edimlerin eksik/ayıplı ifa edildiği iddiasına dayalı tazminat ve taşınmazın gerçek değeri ile satış değeri arasındaki farka ilişkin alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalılar tarafından tanıtım ve satışı yapılan “Başakşehir Ticaret ve Eğitim Portalı” isimli projeden 900 ada 3 parsel C-3 Blok 1 No.lu bağımsız bölümü ihale yoluyla ve 1.280,00 TL bedelle yatırım amacıyla satın aldığını, ihale sonrası ... 33. Noterliğinin 16.04.2014 tarihli ve 21113 yevmiye No.lu satış vaadi sözleşmesinin akdedildiğini, ancak ihalede fiyat yükseltmek için satıcı tarafından gerçek dışı kişilerce pey sürülmesinin sağlandığını, müvekkilinin aldatıldığını, söz konusu taşınmazın kalitesinin ve vasfının tanıtım ve reklamı yapılan taşınmaz ile ilgisi bulunmadığını, taşınmazın gerçek değerinin satış yapılan bedelden çok düşük olması nedeniyle bedelde indirim gerektiğini, başvuruları üzerine taşınmazın kullanımına engel teşkil eden eksiklik ve ayıpların Küçükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/3 D. İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini ileri sürerek, sözleşmeden kaynaklanan maddi zararına karşılık şimdilik 1.000,00 TL, taşınmazın projeye aykırılığı nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL, taşınmazdaki ayıplı ve eksik iş nedeniyle şimdilik 2.000,00 TL maddi tazminatın, müvekkilinin elem ve ızdıraplarına karşılık 50.000,00 TL manevi tazminatın, ayrıca taşınmazın gerçek değeri ile müvekkilinin ödediği ihale bedeli arasındaki farka ilişkin şimdilik 1.000,00 TL alacağın müteselsilen ve müştereken davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili; Tüzel Kişiliğe sahip iki şirketin ortak olarak yapmış olduğu proje kapsamında kurduğu tüzel kişiliği olmayan bir adi ortaklık olması nedeniyle davada taraf ehliyeti bulunmadığını, maddi tazminat kalemlerinin neler olduğu, iddia edilen ayıp/eksik işlerin, projeye aykırılıkların, sözleşmeden kaynaklı maddi zararın neler olduğunun somut olarak ortaya konulmadığını, davacının elde etmeyi amaçladığı maddi menfaatlere kısa vadede kavuşamadığından dava açtığını, tarafların imzaladıkları sözleşme ve ekleri ile bağlı olup bunun dışında umduklarını elde edememelerini karşı tarafa yükleyemeyeceklerini, davacının taşınmazı açık arttırma suretiyle bedelini kendisi belirleyerek aldığını, davalının edimini eksiksiz olarak yerine getirmesinden sonra davacının fiyat açısından veya umdukları kârı elde edememeleri açısından hukuken bir talepte bulunamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... AŞ. vekili; davacı ile imzalanan sözleşmeden diğer davalı yüklenici sorumlu olduğundan müvekkili yönünden husumet bulunmadığını, diğer davalılar ile Kadıköy 29. Noterliğinin 04.05.2012 tarih ve 10186 yevmiye No.lu İstanbul Başakşehir, ... 2. etap arsa satışı karşılığı gelir paylaşımı sözleşmesi yapıldığını, 08.06.2012 tarihli ek protokol ile ... Yapı Endüstri ve Tic. AŞ. hissesini ... Yapı İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti'ye devrettiğini, ... İnşaat Ltd.Şti’nin de nevi değiştirerek ... İnşaat Ticaret AŞ. ünvanını aldığını, 13.04.2015 tarihli ...-... ortak girişim sözleşmesine ilişkin 2 No.lu ek protokol ile de ... Yapı İnşaat Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti’nin nevi değiştirerek ... İnşaat Taah. San. ve Tic. AŞ. ünvanını aldığı, bu sözleşme gereğince müvekkili şirkete ait arsa üzerinde her türlü masrafı yüklenici ortak girişime ait olmak üzere konut ve işyerleri inşaat edilerek, bu taşınmazların satışlarından elde edilen hasılat da payları oranında taraflar arasında paylaşılacağını, sözleşmenin 13/3. maddesinde“alıcının iş bu gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi nedeniyle doğacak tüm tazminat ve talep haklarının muhattabı olarak yükleniciyi kabul edeceği ve her türlü ayıp, kusur ve eksik imalatlar ile gecikmeden doğabilecek muhtemel zararlardan yüklenicinin sorumlu olduğunu peşinen kabul etmesi esasına dayanmaktadır...” 13/14 maddesinde; “...Bağımsız bölümlerin alıcılarına teslim edilememesinden, geç teslim edilmesinden veya şartnameler sözleşme ve ekleri ile diğer belgelere uygun yapılmamış olmasında ve kabul sonrası gizli ayıplardan dolayı gelecek her türlü hukuki ve cezai yaptırımdan yüklenici sorumludur. Bu hususlarda şirketin sorumluluğu yoktur.” denildiğini, sözleşme kapsamında inşaa edilen bölümlerin yüklenici ortak girişim tarafından pazarlanıp satıldığını, davacının sözleşmeyi imzalayarak tüm taleplerden yüklenicinin sorumlu olduğunu bilip kabul ettiğini, öncelikle müvekkili yönünden pasif husumet bulunmadığını, davacı tarafın süresi içinde ayıp ihbarında bulunmadığını, müvekkili Şirketin taahhüdünü yerine getirdiğini, davacının iddialarının ihalenin iptali davasına ilişkin olduğunu, iddialarını iyiniyet kurallarına aykırı bir şekilde ileri sürdüğünü, davacı taleplerinin birbiri ile çelişir nitelikte olduğunu, maddi ve manevi tazminat dayanaklarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... 33. Noterliğinin 16.04.2014 tarihli ve 22113 yevmiye numaralı taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin 14/4. maddesinde; sözleşme dışındaki satış ile ilgili diğer evrak, broşür ilan veya reklamların alıcıya talep hakkı vermeyeceğinin, 14/6. maddesinde satıcı tarafından afiş, broşür, el ilanı ve bunun gibi kullanılan ifadelerin tanıtım ve bilgi mahiyetinde olup, taahhüt niteliğinde olmadığının belirtildiği, davacının iddiasına konu şehir hastanesi ve kuzey marmara bağlantı yolunun açılışının gecikmesi durumunda davalılara uygulanabilecek herhangi bir sözleşme hükmü bulunmadığı, taşınmazın yazılı teslim tutanağı ile eksiksiz bir şekilde 04.11.2016 tarihinde davacıya teslim edildiği, taşınmazın cadde kenarında olup caddeden rahatlıkla giriş yapılabildiği, taşınmazın satıcının taahhütlerine uygun ve kullanılabilir durumda olduğu, davacının taşınmazı satın aldığı dükkan sebebi ile reklam ve broşürlere dayalı olarak aldatıldığını ileri sürmesinin, ihalede teklif verdiği fiyat üzerinden aldıktan, sözleşmeyi imzaladıktan ve tapu devri sağlandıktan sonra TMK'nın 2. maddesi kapsamında dinlenemeyeceği, davalıların sözleşme kapsamında yükümlülüklerini yerine getirdiği, dükkanın önündeki cadde ile herhangi bir kot farkının olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ek rapor istemi Mahkemece reddedilmiş ve rapora itirazlar gerekçede karşılanmış olduğundan, davacı yanın ek rapor alınması gerektiğine yönelik istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, mahkemece ispatlanamayan davanın tüm talepler yönünden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, eksik araştırma ve inceleme ile yetinilerek karar verildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, gayrimenkul satış vaadinde belirlenen edimlerin eksik/ayıplı ifa edildiği iddiasına dayalı tazminat ve taşınmazın gerçek değeri ile satış değeri arasındaki farka ilişkin alacak istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.