Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2246 K.2025/609

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2246 📋 K. 2025/609 📅 10.02.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/2246 E.  ,  2025/609 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/231 E., 2024/263 K.
DAVA TARİHİ : 23.10.2019
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 20. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/281 E., 2020/197 K.
Taraflar arasındaki tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, muris ...'nin İzmir 22. Noterliğinin 25.09.2017 tarihli ve 13460 yevmiye No.lu vasiyetnamesi ile dava konusu taşınmazı müvekkilinin saklı payının kendisine verilmesi koşulu ile davalı derneğe verilmesini vasiyet ettiğini, müvekkilinin bu durumu vasiyetnamenin açılması ile öğrendiğini, her ne kadar vasiyetnamede saklı payının hariç tutulduğu belirtilmiş ise de, diğer taşınmazlar yönünden saklı payının ihlal edildiğini, 1993 tarihinde ölen babasının taşınmazın devri esnasında satım bedeli ödediğini, bu şekilde de saklı payının ihlal edilmiş olduğunu ileri sürerek, vasiyetnameye konu malın davacıya ait saklı pay çıkarıldıktan sonra geriye kalan ve davalıya vasiyet edilen kısım üzerinden, müvekkili davacıya babasından intikal eden saklı payın tenkisine ve davalı payından tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının murisin yasal mirasçısı olduğunu, muris tarafından yapılan vasiyetname gereğince saklı pay miktarının tenkisinden sonra kalan kısım üzerinden davacı yönünden herhangi bir itirazları bulunmadığını, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, murisin vasiyetnamesinde davacının saklı payını mahfuz tutmuş bulunup vasiyete konu taşınmazın halihazırda intikalen davacı adına kayıtlı bulunduğu, davacının mirasbırakan annesine verdiği vekâletle annesi tarafından 1993 yılında ölen babasından kalan mallarla ilgili vekâleti kötüye kullanmak suretiyle tasarrufta bulunduğu iddiasının kabul edilmesi hâlinde dahi, babası tarafından sağlığında yapılan bir tasarruf olmaması nedeniyle tenkise konu edilemeyeceği, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı belirtilerek, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, bu dava ile müvekkiline babasının terekesinden intikal etmesi gereken malvarlığı üzerinden, muris annesinin intikal ettirdiği ve ettirmediği malvarlığının tespit edilmesini ve murisin tasarruf ettiği davacıya ait saklı payın tenkisini istediğini, bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğunu, müvekkilinin babasının terekesinde bulunan malların bu davayla tespitinin mümkün olduğunu, müvekkilinin muris annesine babasının mallarının intikali için vekaletname verdiğini, annesi ...’nin tasarruf ettiği ve davacıya ait olan kısmın tespiti için ...’nin aktif ve pasif tüm tapu kayıtlarının getirtilmesinin dahi yeterli olacağını, muris babasından annesi ...’ye intikal eden ancak müvekkiline intikal etmesi gereken saklı payının belirlenmesi gerektiğini, bu hususun davaya konu vasiyetnamenin tasarruf edilebilir kısmını da etkileyeceğini, mahkemece eksik inceleme yapıldığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tenkis istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.