Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/1921 K.2025/621

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1921 📋 K. 2025/621 📅 10.02.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/1921 E.  ,  2025/621 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/534 E., 2024/414 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının kardeş olduğunu, yaklaşık kırk yıl kadar önce ...Köyü, ... Mahallesinde yaşayan 7 hanenin birlik olarak ormandan doğal şekilde çıkan kaynak suyu bulduklarını, bu suyun önünü orman içine depo yapmak sureti ile kestiklerini, 7 haneden birinin taraflar ile birlikte dava dışı kardeşleri olan ... ve ...'e ait hane olduğunu, köy içinde bulunan depoda her bir hane için ayrı göz inşâ edildiğini ve borular vasıtası ile bu suyun kendi evine ve bahçesine alarak kullanıldığını, tarafların dava dışı kardeşi ... tarafından su üzerindeki 1/4 hakkını dava dışı diğer kardeşi olan ...'e devrettiğini, ...'in de kendi payı ile birlikte devraldığı bu payı davacı müvekkiline devrettiğini, böylelikle müvekkilinin bu sudaki hakkının 1/7'nin 3/4'ü olduğunu, davalının müvekkilinin taşınmasını fırsat bilerek evinin karşısına depo yaptırdığını, müvekkilinin rızası ve bilgisi olmaksızın müvekkili payına isabet eden suyu kullanmaya başladığını ileri sürerek davalı tarafından müvekkiline ait suya el atmanın önlenmesine, dava konusu suyun davacı tarafından deponun hemen karşısına inşâ edilen dört gözlü su tevzi deposuna aktarılmasına ve buradan da üç gözde toplanan suyun davacı tarafından, bir gözde toplanan suyun davalı tarafından kullanılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu suyun genel su niteliğinde olduğunu, genel sulardan kadim ve öncelik hakkı nazara alınmak koşulu ile herkesin faydalı ihtiyacı oranında yararlanabileceğini, müvekkilinin hiçbir şekilde davacı tarafın bu suyu kullanmasını engellemediğini, gerek davacının gerek davalının su üzerinde kadim kullanım hakkının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.01.2023 tarihli ve 2020/176 Esas, 2023/31 Karar sayılı kararı ile "...dava konusu gözelerden çıkan kaynak suyundan kendiliğinden kaynadığı arazinin hudutlarını aşacak nitelikte genel su niteliğinde olduğu ve kadim niteliğini taşımadığı... Dava konusu suyun içme su ihtiyacını karşılamk için dahi yetersiz olduğunun bilirkişi raporunda tespit edilmiş olduğu, davacıya ait taşınmazın bulunduğu alan ve tüm köy için ...Köyü, ... Mahallesine su sağlayan bir deponun mevcut olduğu, içme suyu şebeke hattından 12 ay boyunca gerekli suyun sağlandığının da ......Kaymakamlığı tarafından yazı ile dosyaya bildirildiği..." gerekçesiyle "...davanın reddine..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 20.03.2024 tarihli ve 2023/534 Esas, 2024/414 Karar sayılı kararı ile "...davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine...." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde dava dilekçesindeki nedenlere dayanarak;
1. Davalının 2 numaralı kaptaj içerisindeki suyun tamamını kullandığını, bu şekilde davacının mülkiyet hakkının ihlal edildiğini,
2. Bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu ve hükme esas alınamayacağını,
3. Müvekkilinin köye bir ev yapmayı düşündüğünü, şu anda müvekkilinin köyde bir evinin bulunmamasının ileride bu suyu ev ihtiyaçları için kullanmayacağı anlamına gelmediğini,
4. Davalının evinde bu sudan başka köy şebeke suyunun da bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, suya el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.