Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2243 K.2025/632

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2243 📋 K. 2025/632 📅 10.02.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/2243 E.  ,  2025/632 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3146 E., 2024/342 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/164 E., 2021/1359 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin, muris ...'in mirasçısı olduklarını, murisin başka da mirasçısı olmadığını, murisin sağlığında ... Noterliğinde 27.01.2012 tarih ve 00170 yevmiye No.lu vasiyetname düzenlediğini, bu vasiyetname ile Aydın ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... Mevkii, 101 ada 141 parsel ve 101 ada 145 parsel, ... Mevkii 101 ada 207 parsel ve ... Mevkii, 101 ada 208 parsel numaralı 4 adet taşınmazı davalı ...'e bırakmayı vasiyet ettiğini, murisin 10.07.2014 yılında vefat ettiğini, murisin bu işlemleri yaparken ehliyetsiz ve iradesiz olduğunu belirterek, ... Noterliğinin 27.01.2012 tarih ve 00170 yevmiye No.lu vasiyetnamenin iptalini, bu talepleri kabul edilmez ise mirasın denkleştirilmesini, bu talepte kabul edilmez ise mahfuz hisseyi aşan kısmın tenkisini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, vasiyetnamenin Nazilli 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/519 Esas ve 2014/823 Karar sayılı dosyasında 18.07.2014 tarihinde açıldığını, bu karar ile davacıların bu vasiyetnameden haberdar olduklarını, vasiyetname ve vasiyetnamenin açılmasından haberdar olmalarına rağmen davacıların 1 yıllık itiraz süresi içerisinde itirazlarını sunmadıklarını belirterek, davacının iptal ve tenkise yönelik haksız davasının öncelikle 1 yıllık hak düşürücü süre nedeniyle açılmamış sayılmasına, Mahkemece esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; murisin 10.07.2014 tarihinde ölümü ile davacıların mirasçı sıfatını kazandığı, Nazilli 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/519 Esas sayılı dosyasında, miras bırakana ait ... Noterliğinin 27.01.2012 tarih ve 170 yevmiye numaralı vasiyetname örneğinin davacı ...'e 24.10.2014 tarihinde tebliğ edildiği, yine davacı ...'a 15.09.2014 tarihinde tebliğ edildiği, Vasiyetnamenin açılması dosyası kapsamında davacı ...'in 24.10.2014 tarihinde talimat mahkemesindeki duruşmaya gelerek beyanda bulunduğu, ...'ın 30.10.2014 tarihinde duruşmaya gelerek beyanda bulunduğu, dolayısıyla davacıların vasiyetnameyi, iptal sebeplerini ve saklı payının zedelendiğini tebliğ tarihleri itibariyle öğrendikleri, bu tarihler ile işbu davayı açtıkları 27.03.2021 tarihi arasında TMK’nın 559. maddesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş olduğu, hal böyle olunca iptal ve tenkis davalarının 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı anlaşıldığından bu taleplerin reddine, davacıların denkleştirme talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; ... ilçesi, 101 ada 141 parsel, 101 ada 145 parsel, 101 ada 207 parsel ve 101 ada 208 parsel numaralı dört adet taşınmaza ilişkin murisin kayıtsız ve şartsız olarak hissesini bağışladığı ve bu kazandırmanın miras payına mahsuben yapıldığına dair açık bir ifade yer almadığı, mirasta iade müessesinin ancak, murisin yasal mirasçısı yararına yaptığı sağlararası tasarrufları hakkında uygulanacağı; ölüme bağlı tasarrufları hakkında mirasta iade hükümlerinin uygulanamayacağı, bu nedenle dava konusu dört adet taşınmazın denkleştirmeye tabi olmadığı gerekçesiyle denkleştirme talebi yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeni hüküm kurularak, davanın vasiyetnamenin iptali ve tenkis talebi yönünden usulden reddine, denkleştirme talebi yönünden esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Müvekkillerinin okuma yazma bilmediğini, birinin epilepsi hastası olduğunu, kendisine vasiyetname ile ilgili herhangi bir tebligat yapıldığını bilmediğini, bu nedenle hak düşürücü sürenin geçmediğini,
b. Vasiyetnamede, murisin hür ve gerçek iradesinin olmadığını, murisin akli meleke ve yetisinin bu vasiyeti yapmaya yeterli olmadığını, çeşitli hastalıkları bulunduğunu, birçok ilaçları kullandığını ve bu nedenle vasiyetnamenin iptali gerektiğini,
c. Devlet hastanesinden ve Adli Tıp Kurumundan murise kurul raporu alınmadığını, vasiyetnamenin gerek şekil şartlarına uyulmaması sebebiyle, gerekse murisin iradesi ve ehliyeti olmaması sebebiyle iptali gerektiğini,
d. Yerel Mahkemenin bilirkişi raporu almadan, murisin terekesini hesaplamadan, murisin ehliyetsiz olduğunu değerlendirmeden eksik inceleme ile karar verdiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; vasiyetnamenin iptali, mirasta denkleştirme ve tenkis istemlerine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.