Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2419 K.2025/638
7. Hukuk Dairesi 2024/2419 E. , 2025/638 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2007 E., 2023/2756 K.
DAVA TARİHİ : 04.06.2018
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/269 E., 2021/34 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... İlçesi, ... Mahallesi, 887 ada 11 parseldeki taşınmazın 24.01.1986 tarih ve 329 yevmiye numarası ile tapu tahsis belgesini aldığını, kanun gereği bedelini ilgili bankaya ödediğini, geçen süre içerisinde tapu kayıtlarında değişikliklerin olduğunu, tapunun verilmesi için İBB’ye yazılı ve sözlü olarak başvuru yaptıklarını ancak sonuç alamadıklarını, söz konusu parselin beyanlar hanesinde şahsına yönelik 392 m2 tapu tahsis beyanı bulunduğunu, İBB’nin 818 ada 4 parsel 282/367 hissesinin mülkiyeti üzerinde olduğunu iddia ettiğini, İBB tarafından kendisine ait olan parsel ile ilgili kamulaştırma kararı alındığını, aleyhine İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/16 Esas sayılı dosyası ile bedel tespiti ve tescil davasının açıldığını, tüm bu nedenlerden dolayı davanın kabulü ile parselin tapu tahsisli kısmını kayıtsız şartsız hak sahibi olması sebebiyle üzerine yapılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının geçerli bir tapu tahsis belgesine sahip olmadığını ve tescil şartlarının da oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...İstanbul 10. İdare Mahkemesinin 2008/1637 Esas ve 2011/375 Karar sayılı kesinleşmiş kararı gereği davacı asil adına düzenlenen tapu tahsis belgesinin hukuken geçersiz olduğu,hukuken geçerliliğini korumayan tapu tahsis belgesine dayanılarak tapu iptal ve tescil davasının açılamayacağı, tahsise konu yerin kamu hizmetine ayrılmış ve imar planına göre konut alanında kalmamış olduğu..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asil tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... dava konusu taşınmazın kamulaştırıldığı ve tescil yönünden kamulaştırma kararının kesin olduğu , tescil yönünden kesin olan kamulaştırma kararının tapuya işlendiği ve taşınmazın kamulaştırma nedeniyle davalı ... adına tapuya tescil edildiği, ayrıca tahsise konu taşınmazın yolda kaldığı, tahsise konu yerin kamu hizmetine ayrılmamış ve imar planına göre konut alınında kalmış olması şartlarının somut olayda gerçekleşmediği, taşınmazın davacı adına tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil koşulların oluşmadığı anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararı ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olduğu..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı asil temyiz başvuru dilekçesinde özetle; tahsise konu olan yerin bedelinin ödendiğini, taşınmaz için 30 yıl emlak vergisi ödediğini, tahsise konu yerin ticari konut alanında kaldığını, İdare Mahkemesi ve İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin bilirkişi incelemesi yaptırmadığını, DOP kesilip kesilmediğinin saptanmadığını, tapu tahsis belgesinin geçerli olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı asil tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.