Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2229 K.2025/633

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2229 📋 K. 2025/633 📅 10.02.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/2229 E.  ,  2025/633 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1177 E., 2024/793 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/169 E., 2022/130 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... Mahallesi, ... Mevkii, 2181 ada, 6 parsel sayılı taşınmazın üzerine, davalı Kurumca 1967 senesinde konulmuş bulunan “222 sayılı kanunun 62. maddesi gereğince köy okuluna tahsislidir. 13.04.1967 ... köyü Tüzel Kişiliği hiss.” şerhinin kaldırılmasına, masraf ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iş bu davayı açmak için önce idareye başvuru yapması gerektiğini, bu nedenle öncelikle davanın usulden reddine karar verilmesini, ayrıca ... Mahallesinin, Ankara yolu üzerinde bulunan, ... ilçesine bağlı, yoğun nüfusa sahip ve sürekli olarak göç alan tarım ve sanayi açısından gelişmiş, halen gelişmekte olan mahallerden biri olduğunu, artan nüfusa bağlı olarak da okul, hastane vb. tesislerin yapılabileceği alanlara ihtiyaç olduğunu, söz konusu şerhin kamu yararı gözetilerek konulduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dava konusu taşınmazın paylı mülkiyete sahip olduğu, hissedarların Maliye Hazinesi ve davacı şirket olduğu, taşınmazın sanayi imarlı olduğu, kaldırılması talep edilen şerhin davalı Bakanlık lehine 13.04.1967 tarihinde tapuya şerh edildiği, tüm dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilmesi neticesinde; dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değerinin tespit edilerek eksik harcın davacı tarafça tamamlandığı, keşif tarihine kadar taşınmaz üzerinde herhangi bir yapının bulunmadığı ve bu taşınmaz yönünden kamulaştırma işleminin yapılmamış olduğu, ilgili mevzuat hükmü gereğince, okul yapılması planlanan gerçek ve tüzel kişilere ait taşınmazların maliklerinin rızasının alınamaması halinde kamulaştırma işleminin yapılması gerektiği, kaldı ki halihazırda dava konusu taşınmazın sanayi imarlı oluşu ve mevcut durumu itibari ile okul yapılmasının imkansız olduğu, yaklaşık 50 yıl önce konulan şerhin mevzuatın gerektirdiği şekilde işlemlerin yapılmaması nedeniyle, davacının Anayasa ile güvence altına alınan mülkiyet hakkını kısıtladığı, bu kapsamda mülkiyet hakkını kısıtlayan şerhin yolsuz hale geldiği, davanın sübut bulduğu anlaşılmakla; davanın kabulü ile Manisa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 2181 ada 6 parsel sayılı taşınmazın kaydında bulunan 13.04.1967 tarihli 1116 yevmiye No.lu ''222 sayılı Kanunun 62. Md. gereğince köy okuluna tahsislidir'' şerhinin davacı hissesinden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun kabulüne, hükmün kaldırılmasına, yeni hüküm kurularak davanın kabulüne ve şerhin davacı hissesinden terkinine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Şerhin kaldırılması işleminin idari bir işlem olduğunu, davacının öncelikle Bakanlığa başvuruda bulunması gerektiğini, reddedilmesi halinde İdari yargıda dava açılması gerektiğini, bu nedenle davanın görev yönünden reddine karar verilmesini,
b. Şerhin kamu yararı gereğince konulduğunu, bu nedenle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; tapu kaydındaki şerhin terkini istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.