Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2351 K.2025/419
7. Hukuk Dairesi 2024/2351 E. , 2025/419 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/29 E., 2024/410 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/126 E., 2023/372 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ... adına kayıtlı olan 593 ada 3 parsel sayılı taşınmaza gittiklerinde bu arsa üzerine davalı tarafça ev yapıldığını gördüklerini, davalıya taşınmazın teslimi için ... Noterliğinden 27.03.2019 tarihli ve 2432 yevmiye numarası ile ihtarname gönderildiğini ancak davalının ihtar gereğini yerine getirmediğini, arsa üzerindeki evin değerinin arsa bedelinden düşük olduğunu ileri sürerek, el atmanın önlenmesini, muhdesatın kâlini, ecrimisil ödenmesini, muhdesatın değerinin arsa değerinden yüksek olması halinde davalı tarafın davacılara arsa bedelini ödemesine karar verilmesini talep etmiş, sonrasında kâl talebinden feragat ederek arsa değerinin yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın tarafların ortak murisi ...'dan geldiğini, murisin 1975 yılında vefatı üzerine, mirasçıların o tarihte 150 ada 29 parsel sayılı 6,726 m² tarla vasıflı olan taşınmazın ... Noterliğinin 09998 yevmiye No.lu ve 14.09.1987 tarihli miras taksim sözleşmesi ile taksim ettiklerini, sözleşmede 6 pay olarak belirlenen taşınmazın sırasıyla ... , ..., ..., ..., ..., ... ... ve davalı arasında taksim edildiğini, 2 özel parsel No.lu arsanın davalıya isabet ettiğini, davalının kendi payına düşen yer üzerine 1987 yılında ev yaptığını, 2003 yılında ... Belediyesi tarafından İmar Kanun'un 18. maddesi çerçevesinde arazi ve arsa düzenlemesi yapıldığını, bu uygulama neticesinde davalının evinin bulunduğu arsanın 593 ada 3 parsel sayısı ile davacıların murisi ... adına tapulandığını, davalıya da 593 ada 1 parsel ve 2 parselden hissesi oranında paylar verildiğini, imar uygulamasından sonra askı süresi içerisinde davacıların itiraz haklarını kullanmadıklarını ve mevcut durumu bu haliyle kabul ettiklerini, davalının taksime göre payına düşen parsele inşaat yaparken iyi niyetli olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmaz üzerindeki evin imar uygulaması ile taşkın hâle geldiği, kaim bedel depo edilmediği sürece el atmanın önlenmesi ve yıkım kararı verilmesi mümkün olmadığı gibi benzer şekilde bina bedeli ödenmedikçe, yapı sahibinin kullanımı haksız sayılamayacağından ecrimisil istenemeyeceği, yapının bulunduğu zeminin bedelinin yapı sahibinden isteme olanağının da bulunmadığı gerekçesiyle, kâl talebinin feragat nedeniyle reddine, ecrimisil tazminatı ve arsa bedeli tazminatı taleplerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın yıkım ve el atma talebinden vazgeçtiğini, mahkemece açıklama yapılması istenilmesi üzerine yıkım talebinden feragat ettiğini beyan ettiğini, davacı tarafın el atmanın önlenmesi talebi bulunmadığını, davacıların murisinin malik olduğu taşınmazın arsa değerinin davalı taraftan talep edilmesinin yerinde olmadığı, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin doğru olduğu belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kâl talebinden vazgeçtiğini, arsa bedeline ilişkin talebin reddedilmesinin yerinde olmadığını, ayrıca mahkemenin muhdesat bedelinin ödenmesi karşılığında el atmanın önlenmesi yönünde bir karar verebileceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ecrimisil ve arsa bedeline ilişkin alacak istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.