Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/1883 K.2025/417
7. Hukuk Dairesi 2024/1883 E. , 2025/417 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2396 E., 2024/146 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2012/548 E., 2020/351 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin paydaş olduğu 703 ada 8 parsel sayılı taşınmaz için henüz paydaş değilken davalı ... ile 01.08.1980 yılında kira sözleşmesi yaptığını, kira sözleşmesinde kiralanan şeyin durumunun “Taşınmaz arsa niteliğinde ve gayrımusakkaf" denilerek arsa olarak teslim edildiğini, kontratın 3 No.lu bölümünde üzerinde sadece bir dondurmacı dükkanı olduğunu ve çay bahçesi olarak kullanılacağının, gayrımusakkaf niteliğini bozmadan, kiralayanın da onayını almak suretiyle tadilat yapılacağının belirtildiğini, müvekkilinin yapacağı tadilatlarla ilgili izin alındığını, söz konusu yerlerdeki son durumun tespiti için Sarıyer l. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/28 D.İş. sayılı dosyası ile dava açıldığını, mevcut durumunun ve değerlerinin saptandığını ileri sürerek taşınmazın üzerindeki inşaatların müvekkili tarafından yapıldığının tespitini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, Vedat Ardahan Vakfının kuruluş malvarlığı olan dava konusu yer ile ilgili olarak davacı taraf ile yaklaşık 30 yıldan beri kira ilişkilerinin bulunduğunu, davacının dava konusu yerdeki 1/4 oranındaki hissesini 1992 yılında vakfın kurucusu Vedat Ardahan’ın evlatlığı ve mirasçısı ... Yüksel Bozer'den satın aldığını, davacı ile kira ilişkilerinin 2000 yılına kadar devam ettiğini, davacı ile kira ilişkisinin hep sorunlu olduğunu, davacının hem kira bedelini ödememek için türlü zorluklar çıkardığını, hem de yetkisi olmamasına rağmen alt kiralama yaptığını, taşınmaz üzerinde 11 adet işgalci tespit edilerek tahliye ve ecrimisil davaları açıldığını, dava konusu taşınmazın vasfının "Bahçeli Kargir Kahvehane" olduğunu, üzerinde kadimden beri bir bina bulunduğunu, davacıya sadece bir kez tadilat izni verildiğini, bu husustaki taahhüdünü yerine getirmediğinden iznin geri alındığını, binada yapılan bütün tadilat, tamirat ve ilavelerin davacı tarafından değil kiracılar tarafından yapıldığını, taşınmazda bulunan kiracıların vakıf hissesi oranında müvekkili vakfa kira ödediklerini, kiracıların yaptırdıkları muhdesatları kendi hesaplarına yaptırdıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazdaki kargir yapının en başından beri mevcut olduğunun tutanaklar ile belirli olduğu, davacının bu yapıya eklemeler yaptığı, zaman içerisinde dava konusu taşınmaz üzerinde yer alan yapıların yıkıldığı ve tekrar gerek alt kiracılar, gerek davacı tarafından bir takım tadilatlar yapılarak bugünkü hâlini aldığı, davacı tarafından muhdesatın tarafına ait olduğu iddia edilmiş ise de; elde edilen delillerden davacı tarafın kendi nam ve hesabına kendisi tarafından dava konusu muhdesatları yaptığı hususunun ispatlanamadığı, Mahkemece delillerin değerlendirilmesi ve takdirinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, dava tarihi itibariyle taşınmaz üzerinde bulunan üç katlı, çelik, betonarme karkas yapı niteliğindeki muhtesatın davacı tarafından inşa edildiğini, mahkemece delillerin yanlış değerlendirdiğini, raporların çelişkili olduğunu, eksik araştırma yapıldığını, yapıların kaçak olmasının davanın reddini gerektirmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.