Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2122 K.2025/440

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2122 📋 K. 2025/440 📅 03.02.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/2122 E.  ,  2025/440 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/504 E., 2024/415 K.
DAVA TARİHİ : 06.10.2021
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/492 E., 2023/49 K.
Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu ... ilçesi ... Mahallesi 530 ada 13 numaralı parselde bulunan mesken nitelikli 5 numaralı bağımsız bölümü davacının, davalının eşi olan ...'dan 03.06.2021 tarihinde satın aldığını, davalı ve eşinin satıştan sonra evi boşaltacaklarını şifahen söylemelerine rağmen davalının evi boşaltmaması üzerine ... 1. Noterliği'nin 06.07.2021 tarihli 13127 yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya gönderildiğini ve tebliğ edildiğini, ancak davalının halen evi boşaltmadığını, davalının kötü niyetli olduğunu, bu nedenle davalının dava konusu taşınmaza vaki elatmasının önlenmesine, ihtarname tarihi olan 06.07.2021 tarihinden itibaren şimdilik 1.000,00 TL ecrimisil bedelinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, ... ile davalı müvekkili arasında 12.04.2021 tarihinde açılan derdest boşanma davası olduğunu, dava konusu bağımsız bölümün mahkemece 07.05.2021 tarihinde tedbiren davalıya tahsis edildiğini, bu nedenle müvekkilinin taşınmazda ikamet ettiğini, bu konutun aile konutu olduğunu, anılan tahsis kararından sonra ... tarafından davacıya tapuda devir yapıldığını, davacının bu konutun aile konutu olduğunu bildiğini, yine davacının ... ile davalı arasında boşanma davası olduğunu bildiğini, zira ... ile davacının arkadaş olduğunu, aralarındaki devrin muvazaalı olduğunu, bu nedenlerle açılan davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davalının dava konusu bağımsız bölümde özellikle davacı taraf tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere Kocaeli 2. Aile Mahkemesi'nin 2021/509 Esas, 2022/875 Karar sayılı dosyasında boşanma aşamasında olduğu, henüz kesinleşmeyen dava ve nüfus kayıt örneğine göre dava dışı eşi ...'un adına kayıtlı konutta aile konutu olarak ikamet ettikleri, Türk Medeni Kanununun "Aile Konutu” başlıklı 194/1 maddesinde; “eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz” hükmü gereğince mahkememizce yapılan araştırma sonucunda taşınmazın temlikinde ya da daha sonraki bir tarihte diğer eşin aile konutunun devrine yönelik davalının açık rızasının bulunmadığı, boşanma hükmü kesinleşmediğine göre de davalının kullanımının haksız olmasından bahsedilemeyeceğinden el atmanın önlenmesi ve ecrimisil tazminatı şartları oluşmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davalı ... ile dava dışı eşi ... karı koca olup halen boşanma gerçekleşmemiştir. Türk Medeni Kanununun 194/1 maddesi gereğince eşlerden birinin açık rızası bulunmadıkça aile konutu devredilemez. Somut olayda, her ne kadar tapuda aile konutu şerhi bulunmasa da gerek davalı anlatımından gerekse davacının kendi tanıkları anlatımlarından dava konusu taşınmazın aile konutu niteliğinde olduğu hususu anlaşılmaktadır. ... tarafından davacıya yapılan temlikte veya daha sonraki bir tarihte davalının aile konutunun devrine yönelik açık rızasının bulunduğuna yönelik dosyada bir delil bulunmamaktadır. Nitekim davalı da bu devrin muvazaalı yapıldığını savunmuştur. Dolayısı ile davalı kullanımının haksız olduğuna ilişkin bir ispat bulunmadığından anılan gerekçelerle mahkemece davanın reddine yönelik verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; kararın gerekçesiz olduğunu, davacının taşınmazı satın aldığı tarihte tapu kaydında taşınmazın aile konutu olduğuna dair şerh olmadığını, davacının iyi niyetli olduğunu, davalının ihtarnameye cevap vermediğini, nüfus kayıtlarının sorgulanmadığını, mahkemenin taşınmazın aile konutu olduğunu nasıl belirlediğinin anlaşılamadığını, davacının taşınmazın tüm aboneliklerini kapattırdığını, buna rağmen kaçak olarak dava dışı ... ve davalının kullandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
1.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 683 üncü maddesinde; "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir"
2.“Aile Konutu” kenar başlığını taşıyan TMK’nın 194 üncü maddesi şu şekilde düzenlenmiştir: “Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz."
3.Dava açıldığı tarihte, davaya konu 5 numaralı bağımsız bölümün aile konutu olarak davalıya özgülendiği ve tanık beyanlarının da bu doğrultuda olduğu belli ise de davalının güncel nüfus kaydında dava dışı eşinden boşandığı, boşanma ile taşınmazın aile konutu vasfının sona erdiği gözetilmek suretiyle elatma hususunda bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.